Merve Tekinarslan, bir alıntı ekledi.
24 May 23:03 · Kitabı okuyor

Allah'ın şükrü de seni nasıl bırakır? Kendi elimizde olmayıp Allah'ın elinde olduğumuza şükretmeliyiz.

Ben Rüzgarım Sen Ateş, Annemarie Schimmel (Sayfa 89)Ben Rüzgarım Sen Ateş, Annemarie Schimmel (Sayfa 89)
ozan erdoğan, İslamın Mistik Boyutları'ı inceledi.
22 May 02:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İslam'ın mistikleri: Tasavvufçular. Ülkemizde hocalık da yapmış olan yazar bu konudaki en büyük uzmanlardan birisidir. ve kitabı da bir çok İslam tarihi kitabının es geçmeye çalıştığı tasavvufçular dahil hemen herkesi kapsıyor. bol keseden atmak yerine en azından özet olarak bu İslam filozofları ne demişler öğrenmek isteyen herkes mutlaka okumalıdır.

selim koç, bir alıntı ekledi.
25 Nis 05:25

Süfilerin tanımlamasıyla "keskin
kılıç" olan vakit, nunc aetemum, yani ne öncenin ne de sonranın olduğu zaman
Öresi zamandır. Vakit (kabaca ortaçağ Alman mistisizminin "das Nu" terimine
karşılık gelmektedir) tecrübesi salikin bilincini köklü bir biçimde değiştirdiği için
süfi eserlerinin merkezinde yer alır. lranlı düşünürler, Tann'nın fiillerini işaret
etmeye yarayan afak, yani ufuklardaki ve enfüs, yani ruhlardaki işaretlere [ayetlere]
dayanarak, Sure 41 :53'ün nefis bir yorumunda, zaman-i afaki ve zaman-i enfüsi terimlerinden
söz etmişlerdir. "Ufuklar"la, yani yaratılmış dünyamızla bağlantılı
olan iifiikf zaman, günlük hayatımızda tecrübe ettiğimiz ve içinde faaliyette bulunduğumuz
düzeydir; fakat vakit talibi kendisinden çekip aldığında ise kişi, normal idrakin
artık hiçbir anlamının kalmadığı enfüsi, ruhsal zamanı tecrübe eder. Bu, süfilerin
şatahlarını söyledikleri zamandışılıktır; çünkü kuşaklar ve devirler arasındaki
ayrım artık yoktur; bu yüzden Hallac pek çok başka süfi gibi şöyle diyebilmektedir:
Annen, babamı doğurmuştur,
Kızlarım da benim kız kardeşlerimdir.

Tanrı'nın Yeryüzündeki İşaretleri, Annemarie SchimmelTanrı'nın Yeryüzündeki İşaretleri, Annemarie Schimmel
JuvenâL Outsmart, bir alıntı ekledi.
22 Nis 16:06

Arabistan
Yaratılıştan sade, günahsız, dürüst ve yumuşak huylu olan Peygamber'in , câhil çöl insanlarına basit ve açık bir biçimde bildirdiği Allah'ın emirlerini gereksiz eklemeler, boş ve rafine mukayeseler, mantıki düzeltmeler ve metafizik önermeler o kadar değiştirmişti ki, bunlarda İslam'ın başlangıcındaki orijinal sadeliği bulmak artık mümkün değildi.

Ondan elli yıl sonra İkbal de benzer sözlerle bu mevzudaki şikayetini ifade etmiştir:

Peygamberimiz tekrar görünüp bu ülkede
İslam'ı öğretmek isterse, burada hüküm süren şartlar
ve âdetler yüzünden bu ahalinin
İslam'ın gerçeğini anlamaktan aciz kalacağından eminim.

Hazreti Muhammed, Annemarie Schimmel (20 Ocak 1925 tarihli mektup)Hazreti Muhammed, Annemarie Schimmel (20 Ocak 1925 tarihli mektup)
selim koç, bir alıntı ekledi.
05 Nis 06:00

Bazı bilginler, fenayı Hinduizm ya da Budacılıktaki nirvana kavramıyla eşanlamlı
görmeye çalışmışlardır; fakat bu doğru değildir. Bu, acılarla dolu varoluş döngüsünden
[samsara] kurtulma deneyimi değildir; çünkü lslamda karma düşüncesi yoktur,
bireysel ruhun olduğuna inanılır. Fena, öncelikle ahlaki bir kavramdır: lnsan fena
olur ve Allah'm sıfatlarını kuşanır; sahih olmayan bir hadiste, tahallaku bi-ahlalıullah,
"Allah'm ahlakıyla ahlaklanın," yani sürekli zihinsel bir çabayla aşağılık niteliklerini
zin yerine Allah'ın Kuran'da Zatını tanımladığı övülesi niteliklerini koyun, denir.
Sonraki aşama, nefsin, Allah'ın ezeli ışığıyla çevrelendiği fena fi'ş-şuhud, Allah'tan
başkasını görmemesidir. Üçüncü ve sonuncu aşaına ise fena fi'l-vücud, varlıkta fani
olmaktır, bu durumda kişi 'vücud'da, 'Allah'm varlığı'nda daha doğrusu Allah'ı 'bulma'da
yok olur. Çünkü genellikle 'varlık' diye çevrilen vücııd sözcüğü aslında 'bulunma,
buluş' anlamına gelir; tasavvufi deneyimlerde yaşanan şey budur. Şu ünlü beyit,
zamanın içinde yaratılan varlığa işaret eder:
Sordum, günahım nedir, diye. Dedi ki:
Varlığın öyle bir gü.nah ki, kıyaslanamaz başka hiçbir günahla!

İslamın Mistik Boyutları, Annemarie Schimmelİslamın Mistik Boyutları, Annemarie Schimmel
selim koç, bir alıntı ekledi.
05 Nis 05:57

Bir gün Hallac’ın huzuruna çıktım ve dedim ki: “Tanrı’yı aramak
istiyorum! O’nu nerede arayabilirim?”
Birden yanakları kızardı ve şöyle dedi: “İlâhî Hakikat yer ve
mekândan münezzehtir, zamandan bağımsızdır; kalpten ve ruh tan
uzak durur, ortaya çıkmaz ve kendini yorumlardan saklı tutar
ve gözle görülemeyecek ve tasavvur edilemeyecek kadar kutsaldır.
Ezeliyetiyle kendini mahlukattan tecrit etmiştir; yaratıklar
da fanilikleri neticesinde O’ndan tecrit olmuşlardır. Düşünsene,
bu tür sıfatlara sahip olan birine giden yol nasıl aranabilir?”
Sonra ağladı ve şöyle dedi:
Ey dostlarım - İşte güneş, demiştim.
Işığı yakın -ama ulaşmak için çok uzak,

Hallac, Annemarie SchimmelHallac, Annemarie Schimmel
JuvenâL Outsmart, bir alıntı ekledi.
23 Mar 23:28

Bir yüzük için taş ne ise, Muhammed de dünya için aynı şeyi ifade eder, çünkü krallar yüzük taşına kazınan mühürle hazine sandığını mühürler.

Hazreti Muhammed, Annemarie SchimmelHazreti Muhammed, Annemarie Schimmel
Furkan Gedik, bir alıntı ekledi.
13 Mar 20:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

. Kendisine dua hakkında soru yönelten birisine Zünnun’un bile şöyle cevap verdiği söylenmiştir: ‘’Ey civanmert! Eğer Cenab-ı Hakk’ın ezeli takdirinde muradın verilmişse senin hakkında yapıldığı halde kabul edilmiş pek çok dua vardır. Yok eğer takdirde muradın verilmemişse; boğulmakta olan bir kişinin su içinde bağırmasının boğazına daha fazla su kaçmasından başka ne faydası olur!’’

İslamın Mistik Boyutları, Annemarie Schimmel (Sayfa 220 - Alfa Yayınları)İslamın Mistik Boyutları, Annemarie Schimmel (Sayfa 220 - Alfa Yayınları)
Furkan Gedik, İslamın Mistik Boyutları'ı inceledi.
 12 Mar 22:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Tasavvuf, ilk zuhur ettiği Hicri 2-3. yüzyıllardan günümüze kadar pek çok tanımla anlatılmaya çalışılmıştır. Ülkemiz müsteşriklerinden, büyük üstat Abdülbaki Gölpınarlı, bu ilginç eğilimi 15 sayfa boyunca anlatmış; yine de tam olarak bir tanım verememiştir. Dünya çapında ise, şüphesiz bu işin pîri telakki edilmesi gereken Schimmel, kendisinin de doğal eğilimleri sonucu bu zorlu dünyayı tasvir ederken okuyucuyu kesinlikle yormaz. Uzun uzun anlattığı bir meseleyi, anlattığı konuya mebni bir beyitle özetler ve konuya vâkıflığını okuyucuya hissettirir. Esasen bir ders kitabı olarak hazırladığı bu çalışma, Schimmel'in en önemli eserleri arasındadır. Eser boyunca okuyucu, bidayeti Hasan-ı Basrî'den nihayeti Ahmed Sindi'ye kadar tasavvufun genel hatlarını hiç hissetmeden kavrayabilir. Üzerine ek olarak; dinler tarihinin büyük üstadı Mircea Eliade, Annemarie'nin bu eserini, tasavvuf üzerine okunabilecek en kapsamlı şaheser olarak nitelendirmiştir.