Aybüke, Devlet'i inceledi.
12 Nis 00:02 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Sokrates’in doğruluk ve eğrilik üzerine açtığı bir tartışmadan yola çıkarak her şeyin doğru olduğu bir devlet düzeni kurmaya karar verirler. İçinde bu devlet düzeni dahil birçok konunun tez-anti tez yöntemiyle tartışıldığı kitap, birçok noktaya parmak bastığı gibi filozofların sonsuz fikir yürütme yönlerini de ortaya koyuyor.

Ramazan H. Gulcu, Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens'i inceledi.
09 Nis 16:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dini acídan kesinlikle okunmasi gereken bir kitap. Zira zaten zayif ve tereddütte iseniz ya net karar verir Islamiyetten ayrilirsiniz yada sunulan her teoreme karsi bir anti tez üretir dininize dahada baglanirsiniz.

Allahım ince ince düşünülmüş fazla edebi tozlu sözlerle değerlendirilen kitaplar kitap incelemeleri görüyorum.ciddiye alarak yaşayanlara anti tez olarak varliğimi sürdüyorum ya ne diebilirim ki

Anti-Tez
Atinalı bir bilgin, habire konuşuyor, dünyada hareket diye bir şeyin olmadığını söylüyor, iddiasını kanıtlamak için bin dereden su getiriyormuş.

Arka sıralarda bir yerde oturan Sinoplu Diyojen, yerinden kalkmış ve birkaç adım atıp boş bir koltuğa oturuvermiş.

N., Ben Şems'i inceledi.
09 Oca 08:57 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kitap Yasemin Bülbül’ün Şems ve Mevlana hatta bir de Hacı Bektaşı Veli’nin hayatından kesitleri ortaya koyuyor .. Yazarın açıklamasına göre Şems yazarın idoluymüş .. Ama kitapta bir sürü eksiklikler var .. Sanki diğer kitaplarda tezlere bir anti-tez olmuş gibi .. Bilemiyorum belki de bana bu şekilde geldi Ama bir Allah dostunun nefsine yenik düşüp karısını bile bile sırf halk ayıplamasın diye öldürmesine çok uzağım doğrusu .. Tasavvufta bir insan Allah’a ulaşmaya çalışıyorsa şayet , Amaç zaten dünyalık olan her şeyi ,bakın her şeyi diyorum burada halkın düşünceleri de dahil, terk ederek Sadece Allah’ın sevgisi ile kalbini doldurarak nefs denen p benlik duygusunu kontrol altına almak hatta mümkünse de nefsi yok ederek Allah’ta birlik olmaya çalışmaktır ..
Ama kitapta özellikle idolum dediği Şems benlikten kurtulamamış her gece karısıyla sürekli birlikte olan ki (Şems evlendiğinde nefsine yenik düşmemek için gerçekte karısıyla ilk zamanlarda birlikte bile olmamış bir zat ) , karısını sırf ondan önce başkasına aşık olduğu için halk anlamasın diye onu boşamayan hatta bile bile halka tabiri caizse rezil olmak istemediği için zehirleyen , nefis kurbanı biri gibi gösteriliyor .. Yazarın bahsettiğine göre Şems batıniydi ama bu kavram öyle derin bir kavramdır ki , Batıni olan bir insanın Allah huzurunda Allah’ın her an onunla birlikte olduğunu bilerek böyle zahiri konuları düşünmesi ve onlara göre hareket etmesi bana çok saçma geliyor doğrusu ...
Hatta Mevlana’yı para düşkünü, zengin müptelası , suçluları dergahında saklayan aynı zamanda kin güden bir insan olarak anlatıyor .. Hace Bektaşi Veli ‘nin küçücük bir uyarısına karşı onun dinine laf uzatan bir zat gibi görünüyor . “ Mürşid” kelimesi başlı başına dikkat isteyen bir konudur .. Ben de tasavvufla ilgileniyorum bu yüzden bu şekilde konuşabiliyorum .. Mürşid Allah dostu ve Allah’la bir olmuş bir zattır .. Hiçbir ‘ gerçek’ Mürşid asla para ve zevk düşkünü olamaz , ayrıcada bile bile başka bir mürşide iftira atmaz . Eğer kitabı okumak isterseniz kitap akıcı (okurken acaba başka gereksiz neler çıkacak diye merak ediyorsunuz) , yazarın dediğine göre kurgusal ama yazarın başka bir dediğine göre de gerçeklerden yararlanarak yazılmış bir kurgusallık .. Kaynakların bir kaçı verilmiş o kaynaklarda belli başlı temek kaynaklar oradan yola çıkarak nasıl böyle anti-tez oluşturabilecek konu ele alınmış bilemiyorum .. Bu durumda başlı başına bir çelişki aslında ..

Her metin kendisiyle kendine özgü bir ilişki kurulmasını gerektirir. Bu yüzden örneğin, bir akademik tez, roman okur gibi okunamaz. Bunu gözardı etmek çok özel bir tür cehaleti doğurur, örneğin bir kısım yahudiler bu yüzden vaad edilmiş toprakları devremülk zannetmiştir.

Bu özel cehalet türünün bizdeki radikal izdüşümü selefizmdir. Bunlar Kur'an'a literal düzeyde bakıp, örneğin istiva ayetini “Allah göktedir” şeklinde anlamışlardır.

Selefizmin bu literal metin okuma biçimini paylaşan ama amelde onlardan daha “soft” olan şu bizim popüler anti-tasavvufçu zevat da koca Mesnevî'de içinde eşşeğin çükü geçen bir meseli kafaya takarlar mesela. :) Yahudi, selefi ya da anti-tasavvufçu fark etmiyor, sorun aynı sorun.

daral_1988, Sanayi Toplumu ve Geleceği'yi inceledi.
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sadece Kapital değil aynı zamanda sol ideojilere yönelikte bir anti - tez özelliği var. Anarşizme niye ihtiyaç olduğu, bunun için yol haritası sunan insanlığın kırılma anında neler yapılabileceğine dair eşsiz bir eser. Metini okurken kendinizi yeren bu fikre karşı biraz sabırlı olun ve eleştiriyi göpüsleyerek okumaya devam edin, kesinlikle zelzele etkisi yaratacaktır zihninizde

Gökhan Aktaş, 1844 Elyazmaları'ı inceledi.
 07 Eki 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Marx'ın 1844 El yazmaları, görüşlerine dair ilk taslaklarıdır. Taslaklar şeklinde kendi yaptığı araştırma ve çalışmalardır. İlk derlemenin ardından iki adet Fransızcaya tercüme edilmiş nüshası hazırlanmıştır. Okuduğumuz El Yazmaları bu Fransızca metinden elde edilmiştir. Bildiğim kadarı ile orjinal yazmalar "Marx-Lenin Kurumu'nun " elindedir.

Eseri Birikim Yayınevinin neşrettiği versiyondan okudum. Bu arada sol yayınlarının neşrettiği basımla'da karşılaştırma imkanım oldu. Sol yayınevi, eserin ilk 80 sayfaya yakın kısmında genel olarak Marx ve kuramları hakkında bilgi vermiştir. Orjinal El Yazmaları'nın verilmesinin ardından da son bölümde; , Auguste Coru'nun Ekonomi Politik ve Felsefe Elyazmaları ve Marx ve Engels'in 1848 Devrimine Kadarki İdeolojik Evrimleri'de kitaba eklenmiş, bunun yanısıra Engels'in Ekonomi Politigin Bir Eleştiri Denemesi'de esere eklenmiştir. Bu açıdan içerik olarak Sol Yayınlarının derlediği versiyon daha kapsamlı ve hacimlidir. Sol yayınları adına eserin çevrimi Kenan Somer tarafından yapılırken, Birikim Yayınevi adına çeviriyi Murat Belge üstlenmiştir.

Marx'ın bu eseri; ileride Das Capital'de çok detaylı olarak izah edeceği felsefesinin üzerine incelemelerden oluşur. Yaptığı çalışmaların prototipi de diyebiliriz. Kitapta, Hegel'in kuramlarına itiraz ve anti-tez sunulurken, Ludwig Feuerbach' e ait görüşlere övgüler ve olumlu yorumlarla desteklenmiş tekrarlarla örneklemeler yapılmıştır. Engels ve Epikür'den sonra Marx'ı en çok etkileyebilmiş fiozof sanırım Ludwig Feuerbach'dir. Marx, Ludwig Feuerbach'in yöntemlerinin doğruluğunu -kendi deyimi ile büyük başarısını- eserinde şu üç madde ile açıklar;

1- Felsefenin, düşünceye çevrilmiş ve düşünerek açıklanmış dinden başka bir şey olmadığını ve dolayısıyla insan özünün yabancılaşmasının varoluşunun bir başka şekli ve tarzı olarak mahkum edilmesi gerekliliğini kanıtlaması;
2- "İnsanla insanın" toplumsal ilişkisini, Feuerbach'da kuramının temel ilkesi yaptığına göre, gerçek maddeciliğin ve gerçek bilimin oluşması;
3- Saltık olumlu, kendini destekleyen olumlu, olduğunu ve olumlu şekilde kendinde temellendiğini iddia eden olumsuzlamanın olumsuzlaşmasına karşı çıkması.

Eserde kapital sistemin Proleterya üzerindeki tahakkümü ve işçiler üzerinde uygun olmayan hayat şartları ifade edilirken konuyu fizyolojik olarak detaylı bir şekilde incelemiş olan Bernardino Ramazzini'yede yer verilmesini dilerdim. Bunu da belirtmek isterim.

1844 El Yazmalarına Feuerbach'in eserinin okunması akabinde girmeyi planlamış ve gerçekleştirmiştim, El Yazmaları'nın okunması neticesinde aldığım kararda büyük isabet kaydettiğimi gördüm. İncelemesini yaptığım bu esere aynı yöntemle yani Feuerbach'in okunması neticesinde geçilmesini de diğer okurlar tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.

bir "insan", bir alıntı ekledi.
30 Eyl 2017 · İnceledi

Batı dünyası, yıllarca bir anti-tez olarak gördüğü, iç dayanışma ve dinamizminin temel faktörü durumundaki Sovyet tehdidi, Marksizm ve komünizmin ortadan kalkmasıyla bu kere İslâm dünyasını anti-tez olarak kabul etmek eğilimindedir. Yeni bir “Haçlı ruhu” uyandırılmak istenmektedir. Bu cereyan kuvvet kazandığı takdirde önümüzdeki yıllarda Batı Avrupa ile ilişkilerimizde soğukluk ve sıkıntı baş göstermesi beklenebilir.

Dış Politika, Kamran İnan (Sayfa 125)Dış Politika, Kamran İnan (Sayfa 125)
bir "insan", bir alıntı ekledi.
30 Eyl 2017 · İnceledi

Komünizm, 74 yıl boyunca, Batı için antitez olmuş, dışarıya karşı dayanışma harcı, iç dinamiklerin kaynağı olmuştur. Yeni bir anti-tez arayışı içinde olanlar dini çatışmayı tahrik etmektedir.

Dış Politika, Kamran İnan (Sayfa 74)Dış Politika, Kamran İnan (Sayfa 74)