• 220 syf.
    ·8 günde·Beğendi·8/10
    “Bu kadar çok petrole sahip olan bir ülke nasıl bu kadar derin bir yoksulluk yaşayabilirdi? Çok büyük bir zenginlikle çok büyük bir yoksulluk nasıl bu kadar birbirine yakın olurdu ve kimse nasıl bunu daha önceden görmemiş olabilirdi?”
    Venezuela’yı uzun bir süredir dünyanın gündemine oturtan halkın yaşamış olduğu sosyoekonomik trajediyi Ece Temelkuran, bu soruları sorarak bir yanıt bulmaya çalışmış kitabında. 1998 yılında Chavez’in iktidara gelmesiyle başlayan devrim hareketlerinin Venezuela halkına etkisini politik, ekonomik, sosyal, hukuki vb açılardan, tüm tanık olduklarını kafa karıştırmayan sade bir dille kaleme almış. Temelkuran oradaki yaşama ışık tutarken; çektiği fotoğraflara kitapta yer vermesiyle, kitabı okurken adeta bir belgesel filmi izler gibi hissettim kendimi. Venezuela’nın sıcak iklimini veya muhteşem plajlarını değil de; halkın toplum bilincini sayfalara yansıtması bile tek başına, bu kitabın neden okunması gerektiğinin bir kanıtı niteliğinde . Kapitalist düzene başkaldıran kadınların, çocukların, işçilerin hikayesi okunmaya değer. Debelendiğimiz ekonomik sistemler içerisinde kendimizi ait dersler çıkarmak açısından da önemli noktalar bulunuyor. Mesele ekonomik sistemlerin hangisinin daha başarılı olduğu değil, toplumun eğer birlik olursa neler başarabileceği...