Çocukluk acılanının dokunaklı ayrıntılarını, annesizliğin yürek burkuntularını unutmuştu. Yerleşik bir sızı kalmıştı içinde sonradan. Yalnızca zor durumlarda varlığı sezilen. Bütün yoksunluk ve kırıklıkların bileşiminden süzülüp birikmiş bir ağırlık. Kimi kez en önemli olayların belleğinden silinmiş, buna karşın çok önemsiz bir ayrıntının öylece kalmış olduğunu görüyordu. Unuttuğunu sandığı birçok şey vardı yaşamında, ama unutmak yaşananların yok olmacasına bizden uzaklaşması demek değildi. Unutmak duyulan acıları sindirip kendine katmaktır, diye düşündü, unutmak yeni bir ülkedir.