Apoo

Apoo
Van golü canavarı
yyü
Bursa
van, 23 Ocak 1999
51 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Çocukluk acılanının dokunaklı ayrıntılarını, annesizliğin yürek burkuntularını unutmuştu. Yerleşik bir sızı kalmıştı içinde sonradan. Yalnızca zor durumlarda varlığı sezilen. Bütün yoksunluk ve kırıklıkların bileşiminden süzülüp birikmiş bir ağırlık. Kimi kez en önemli olayların belleğinden silinmiş, buna karşın çok önemsiz bir ayrıntının öylece kalmış olduğunu görüyordu. Unuttuğunu sandığı birçok şey vardı yaşamında, ama unutmak yaşananların yok olmacasına bizden uzaklaşması demek değildi. Unutmak duyulan acıları sindirip kendine katmaktır, diye düşündü, unutmak yeni bir ülkedir.
Bir aşkı öldürmek için o aşkın nesnesini ortadan kaldırmak en iyi çözümdü. Sara baştan beri bunun bilincinde olmuştu. Hiçbir bitiş sürüncemede kalmamalıydı. Kangren olmamalıydı ilişkiler.Bitişler birdenbire, bir vuruşta, acımasız ama kesin olmalıydı. Bir organun kesilip atılması gibi büyük ve geri dönüşsüz. Ancak bundan sonra o eksikle de olsa iyileşmeyi umabilirdi çünkü insan. Bitişleri hep böyle olsun istemişti Sara. Çoğu kez başarmış ve yalnızca bir kez başaramamıştı
O kadar yaralıydı ki kimseyi sevmek, kimse tarafından sevilmek istemiyordu. Gereksindiği tek şey bir insan soluğu, bir gölgenin sıcaklığıydı. Aşırı içkili olduğu bir gece sabaha kadar ağlamıştı Sara'nın koynunda. Karşıtlıktan yaratılmış biriydi sanki. Katılık ve aşırı duyarlıktan, uysallık ve isyandan, güzellik ve güçsüzlükten. Soyluluk ve sıradanlıktan
Aşkları bittiğinde, duyguları diriliğini yitirdiğinde ya da araya bir başkası girdiğinde biri ötekine açıkça söyleyecekti. Biliyorlardı, bir gün bitecekti. Hiçbir şey yüzünden değil, aşkın doğası gereği. Ama insanlar bu sözü verirken, böyle bir durumun kendi başlarına gelmeyeceğinden çok emin oluyorlardı.