Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer. Mutsuz ailelerin her birinin mutsuzlukları da kendine göredir.
Aman Allah'ım, diye bağırdı . Şu dünyada ne manasız şeyler var.
Reklam
Hak ettiğime göre değil, merhametine göre beni bağışla.
Sayfa 87 - YordamKitabı okuyor
Oh!.. Ne güzel bir çağdasınız!.. İsviçre dağlarındaki sisleri andıran bu mavi sisi biliyor ve hatırlıyorum. Bu sis, çocukluğun bitmek üzere olduğu o mutlu çağı örter. Ve bu mutlu, neşeli geniş çevreden, gittikçe darlaşan bir yol meydana gelir. Uzayıp gider bu yol, ışıklı ve çok güzel görünmekle birlikte, buraya girmek hem hoş, hem korkunçtur. Buradan geçmeyen kim var?..
Ben oynak, yavuz atları belirtilerinden, sevdalı gençleri de gözlerinden anlarım.
Reklam
Ben bir zamanlar âşık olmuştum, ama bu o değil!.. Bu benim duygum değil, beni egemenliğine alan dışarıdan bir güçtür bu!.. Zaten bunun olamayacağına, yeryüzünde böyle bir mutluluğun olmasına imkân olmadığına karar verdiğim için buradan gitmiştim.
Kadınların, çoğu zaman, çirkin, basit kişilere âşık olduğunu duymuştu. Ama buna inanmıyordu. Çünkü kendinden pay biçiyordu. Kendisi ancak güzel, esrarlı, birtakım özellikleri olan kadınları sevebilirdi
Çıkmak istediği yükseklikte övünmeden, yapmacıksız tutunabilmenin bütün güçlüklerini anlamıştı.
Reklam
''Hayır, rica ederim, söyleyiniz!.. Varenka: ''Her şeyi mi söyleyeyim?''
Bütün hayal gücüne karşın, artık eski Madam Stahl'i geri getirmek mümkün olmadı.
1035 syf.
10/10 puan verdi
Anna Karenina
2024 yılında okuduğun ikinci Rus klasiği -tam Dostoyevski - Tolstoy’u geçti derken karşıma Anna Karenina çıktı ve son dakika golü oldu. Bu zamana kadar hiçbir kitabın beni böylesine derinden etkilediğini hatırlamıyorum. Klasikler açısından Tolstoy bir deha ve şu an Tolstoy durumu eşitleyerek skoru 1-1 yapmış durumda. Anna Karenina 19. yüzyıl Rusyasında Ataerkil toplum yapısına meydan okuyan bir karakter. Kitapta Anna karakterini toplumun ahlaki normlarını ayaklar altına alıp çiğnediğini Tolstoy O şahane üslubuyla öyle güzel anlatıyor ki Rus Aristokrasisi gibi bizi de kendine hayran bırakıyor. Hele yaşadığı vicdan azabını ve o ruh halini okura yansıtması… Anna karakterine methiyeler dizmek değil amacım. Zira oğluna olan düşkünlüğünün zamanla vronski ile olan ilişkisine engel olduğunu düşünmesiyle oğlundan vazgeçmesi, sevmediği kocasından doğan oğluna karşı anneliği ile sevdiği, uğruna ölümü göze aldığı sevgilisi neden doğan kızına olan anneliği “Annelik” kavramını sorgulatıyor. Roman boyunca erkekler için kadınların sadece bir doğum makinesi ya da bir kuluçka olarak görülmesi ise o yüzyılın Rus toplumunun zihin dünyasına ışık tutuyor. Vronski üzerinden aşkın bir erkek için özgürlüğe vurulan pranga olduğuna vurgu yapılıyor. Rus edebiyatında dini metinlerin ustalıkla kullanımı her okuyuşumda beni daha da etkiliyor. İlahiyatçı olmamın verdiği algıda seçicilik olsa gerek. Nobokov’un Tolstoy için söylediği vaaz edasıyla metinleri işlemesinin hakkını fazlasıyla veriyor. Son olarak bütün karşı koyulmaz tutkuların ve arzuların sonunun baştan belli olduğunu iliklerimize kadar hissettirerek bizlere veda ediyor.
Anna Karenina
Anna KareninaLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201738,9bin okunma
Suçlu , bütün felaketin kendi suçluluğundan ileri geldiğini hissediyorsa , suçsuzlardan daha acı çeker.
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.