Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Bartu Sarca'nın güncesinden... 14.09.2022 Bu gece rüyamda ailemi gördüm. Bir kadın vardı, saçları simsiyahtı, boyu uzundu, gözleri benim gibi koyu renkti. Yanındaki adam orta yaşlarındaydı, bir gözü yoktu, duruşu korkunçtu. Ama onların annem ve babam olduklarını biliyordum çünkü ellerinde benim bebeklik kıyafetlerim vardı. Küçüktüm, Sokak Nöbetçileri'nden bile öncesi kadar küçüktüm karşılarında. Onlara koşmak istedim, hareket edemedim, başımı çevirdiğimde beni tutan kişinin büyük halim olduğunu gördüm. Kurtulmaya çalıştım, başarılı olamadım. Yeniden ailemi döndüğümde ise annem yine tek bir ismi fısıldadı: Özgür. Özgür kim, diye soramadım. Onlar benden uzaklaştılar, geriye kalan bebekliğim de, sokağın ortasına terk edilmiştim. İ̶k̶i̶n̶c̶i̶ ̶S̶o̶k̶a̶k̶ ̶N̶ö̶b̶e̶t̶ç̶i̶s̶i̶,̶ ̶B̶a̶r̶t̶u̶ ̶S̶a̶r̶c̶a̶ ̶ "Yalnızca Bartu"
bu adam benim babam)
"Ben sadece hesap sorma konumundayım; hesap verme noktasında değilim"
Sayfa 234Kitabı okudu
Reklam
bu adam benim babam
bu adam benim babam babaların en babası insanların en hası yüreği düğün sofrası direnci sabır kayası ellerini bir görmeyin elleri ellerin en irisi elleri bal arısı
BİR ZAMAN YOLCUSU: SELİM PUSAT (RUH ADAM ROMANI) Ruh Adam, Atsız'ın tarihî romanlarına göre hayli değişiktir; bir tür post modern romandır. Bu sebeple romanı incelerken biz de farklı bir yol izlemeyi tercih ettik. Selim Pusat'ın ve Romanın Hikâyesi: Selim Pusat adını ilk defa 08 Haziran 1951 tarihinde, Orkun dergisinin 36. sayısında
“Büyük bir aşkın tabii neticesi, ölümdür. Aşk aldanışın kızı, hayal kırıklığının annesidir. Aşk gerçek bir ihtirasla sevilen erkekte, o erkeğin çok uzağında bulunan bir şeyler arar, bulamayınca da ümitsizliğe kapılır.” “Bazıları vardır, sevmedikleri halde sevilmek isterler; kendini feda eden kadından uçsuz bucaksız bir sevgi ve sadakat beklemekte
Annesinin böyle düşünmesine üzüldüm.
Amcasının oğlu hiç okumadı, birinci sınıfta dokuz yıl kaldı da gene adam oldu. İş güç sahibi oldu. Sen git Adanalarda oku da, dirsek çürüt de gene işe yarama. İş vermez­ler ya... Sana iş verirler mi? Katiplik verirler mi? Sen fakir fu­kuraya ekmek vereceğim, toprak vereceğim diye söyle, hükü­metimize karşı koy, bir de dinsiz ol, karşı gel güzel
Sayfa 16 - Yapı Kredi Yayınları
Reklam
Bakın size bir baba nasihati: her şeyden azizdir insanın sıhhati. Sıhhatına iyi bakacaksın. Sabahları mutlak taze yumurta içilecek. Benim evde üç sıpa var. Her sabah üç yumurta içerler mamafi. Benim evde bir usûl vardır, ben işten dönünce gizlice tahkik ederim analarından çocuklar yaramazlık mı ettiler uslu mu oturdular? Ve ona göre kuş bir şeyler getirir pencereye; elma mı olur, portakal mı olur, çukulata mı? Kuş getirmiyor tabiî ben getiriyorum. Fakat benim en küçük sıpam çakıvermiş bu işi bir akşam. Ertesi gün anasına: «Kuş, babaya benziyor,» demiş, «tıpkı babam.» Mamafi benim kanaatim şu: çocuklarının zekâsını ölçmeli adam. Ben boyuna ölçerim.
Sayfa 14 - Cem yayınevi II
Bir Kalpte Öldürülen ‘baba yada anne’ Kadar Ne Acı Olabilir ki
Yüreğim öfkesiz başkaldırmıştı. “Beni dizlerine oturan bu adam ne istiyor? Benim babam değil o. Benim babam öldü. Mangaratiba onu öldürdü.”
Sayfa 181 - Can YayınlarıKitabı okudu
EFELYA'dan... ........ Elif, Ferhat'ı daha yakından tanımak için, çocukluğuna dair hatıralarını anlatmasını istedi ondan; sonra sesine bir avuç fesleğen katıp: “Dur, önce anneni anlat, çok merak ediyorum, yaşıyor değil mi?” “Yaşıyor değil mi?” cümlesiyle Ferhat birdenbire dağılmıştı. “Hayır, yaşamıyor; çocukken kaybettim
762 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.