Arhez

Kierkegaard 22 yaşında serkeş bir yaşam sürerken günlüğüne şu cümleleri yazıyor: "Gerçekten ihtiyacım olan şey, bilmem gerekenler değil, ne yapmam gerektiği konusunda netleşmek. Yazgımı anlamam gerekiyor, tanrısallığın özünde benim ne yapmamı istediğini görmem gerek; benim için tek olan hakikati bulmam, uğrunda yaşayıp öleceğim fikri bulmam gerek."
Hepimiz sistemin oluşturmak istediği köle tohumlarına 'ideal/mükemmel' adı altında düşünce, duygu, davranışlar ipotek ederiz. Sonra da 'yeni bir sen' oldu deriz. Halbuki olan şey bizden başkası değildir.
Yaşam, bir tecrübeler hanesi..
Söz ağızdan veya kalemden döküldüğü anda maddeye dönüşür. Başkaları o sözler üzerine düşünür, hayallerinde şekillendirir ve renklendirir. Bu yüzden kafanızda kurguladığınız cümleleri iyice yoğurmadan dışa dökmeyin.