Sevgili Ari,
seni pikabının arkasına uzanıp tüm o yıldızlara bakarken hayal ediyorum. eskizi aklımda. noel ağacımızın yanında çektirdiğimiz fotoğrafımı yolluyorum. bir de hediye gönderiyorum. umarım seversin.
Mutlu Noeller, Ari.
Dante
İzmir’e ilk girenler de Fahrettin Paşa’nın süvarileri olur. Kendisi de 14. Süvari Tümeni’yle birlikte o gün öğleye doğru Menemen istikametinden gelerek Karşıyaka’dan İzmir’e girer. Memleketine gelir gelmez ise iki adım ötedeki baba ocağına gidip ailesiyle hasret gidermek yerine, doğruca İzmir Valiliği’ne giderek yönetimi ele alır. Bu ilk bakışta “her askerin yapması gereken” şeklinde değerlendirilebilir ancak olayın insani boyutu da unutulmamalıdır. Annesi, babası, akrabaları yıllarca işgal altındaki İzmir’dedirler. Türk’ün Akıncı Beyi cephede Yunan’larla savaşırken ailesi aslında onların ortasında, arı kovanının içinde yaşamıştır yıllarca. Can pazarının içinde bir de ailesinin güvenliğinin endişesini taşımıştır. Bu nedenle Fahrettin Altay da vatandan başka sevgili bilmeyenlerden biridir.
"şiir seviyor musun Ari?"
"evet. Seviyorum sanırım."
"belki yazar olursun," dedi. "şair."
o söyleyince kulağa o kadar güzel geliyordu ki. benim için fazla güzel.