Miray

Onu İstanbul'da, Vâ-Nû'nun evinde bir mum ışığında şiir okurken ve son defa gördüğüm geceyle bugünün arasında tam 18 yıl vardı. Bu mezarın başından ayrılırken, ondan birkaç avuç toprakla bir demet çiçek topladım. İstanbul'da Vâ-Nû'nun mezarına serpmek için. Moskova'dan getirdiğim tek armağan budur.
Sayfa 88
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Değil birkaç değil beş on otuz milyon aç bizim! (...)
Sayfa 67
1902'de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha
Sayfa 39
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...
Sayfa 24
Hala Servilerde Ağlıyorlar Mı? Bir inilti duydum serviliklerde Dedim: Burada da ağlayan var mı? Yoksa tek başına bu kuytu yerde, Eski bir sevgiyi anan rüzgâr mı? Gözlere inerken siyah örtüler Umardım ki artık ölenler güler, Yoksa hayatında sevmiş ölüler, Hala servilerde ağlıyorlar mı?
Sayfa 9