• Çanakkale bir dirilişti,Türkün geri dönüşüydü,Milli Mücadele’nin ve Cumhuriyet’in habercisi,taç kapısı,arifesiydi, “ yeni Türkiye’nin önsüzü”ydü. ( sf 7 ) Karşımızdakiler dünyanın dörtte üçüne egemendi.Çok güçlü,çok zengin,çok etkileyiciydiler.Atalarımız bu kudreti yendiler!(Sf 17). Çanakkale; hepimizin kutsalı ve malesef son zamanlarda sıklıkla kutsalımız olan kavramları birikeri sulandırmaya çalışıyor zarar veriyor.Çanakkalede asıl amacından uzaklaştırılmaya,dünyaya emperyalizmin de yenilebileceğini gösteren anlamından hızla uzaklaştırılıp yok edilmeye çalışılıyor! Çok destanlar yazmış bir milletiz ancak yazdığımız destanları nesilden nesile anlatmayı,tarihimize objektif bir şekilde sahip çıkmayı bir türlü becerememiş bir milletiz, bakınız Çanakkale Destanı nasıl sulandırılıyor ; 1-) Mustafa Kemalsiz Çanakkale ! ( Bu tür Çanakkale kitapları yazanlar acaba Arıburnu daki Conkbayırı muharebelerini ve akabinde Anafartalar muharebelerini nasıl anlatıyorlar ? Çok merak ediyorum.) 2-) Çanakkaleyi bir mucizeler,kerametler sergisi halinde anlatıyorlar. ( Bu hikayelere göre Çanakkalede Komutanların,askerlerin,bizler için kolunu bacağını feda edip sakat kalmış gazilerimizin , canını verip toprağa girmiş Mehmetçiklerin önemli bir rolleri yok.Bunlara göre savaşı ilahi,gizli güçler,veliler,erenler,dervişler kazanmış ! Bunlara sormak lazım Çanakkaleden önce 200 yıldır zafer kazanamayan devlet her cephese yenilirken bu dervişler,erenler neredeydi ? , Çanakkale savaşından 3 yıl sonra İstanbul işgal edilirken,Anadolu da neredeyse yakılıp çıkılmamış köy kalmamışken bu ilahi güçler neredeydi ? Allah sadece çok çalışana,işinin gereğini yapana,çok isteyip emek verene yardım eder! Bu müslüman olmasa bile yardım eder ! Allah bu güzel milleti ve ülkeyi cahilin,yalancının ve sahte tarihçinin şerrinden ve iktidarından korusun ! Çanakkaleyi anlamak neden önemlidir? Çünkü Çanakkale bir milletin bütün imkansızlıklara rağmen ülkesini işgale gelmiş emperyalistlere atılmış bir tokattır.Çünkü Çanakkale Türkiye Cumhuriyetini kuran İstiklal Savaşını yöneten kadronun piştiği yerdir ve en önemlisi Çanakkale,bir milletin özgürlük ruhunun doğduğu yerdir. Bu yüzden Çanakkaleyi çok iyi anlayıp,gelecek nesillere anlatmalıyız.Anlamaya çalışırken de işe bu kitapla başlamalıyız. Hepimiz bu kitabı okumalıyız ve okutmalıyız. Kitabın içerisinde her hangi bir bilginin nereye dayandığını,kafadan yazılmadığını görmeniz için yaklaşık 200 sayfalık bir dipnot ve kaynakça bölümü oluşturulmuş. Kitabın hacmine aldanıp gözünüzü korkutmayın çok akıcı bir dille belgesel roman tarzında yazılmış. Lütfen bu kitabı okuyun ve okutun ... Yazımı bitirirken , Çanakkalede bizler için gazi olmuş ya da şehit olmuş atalarımıza allah rahmet eylesin. Mustafa Kemal’in , Yarbay Şefik Aker’in, Yüzbaşı Nazım Bey’in,Yüzbaşı Hakkı Bey’in,Ali Rıza Kaptan’ın,Yüzbaşı Ahmet Saffet Bey’in,Çivrilli Mehmet Çavuş’un,Binbaşı Nuri Conker’in,Yarbay Hüseyin Avni Bey’in, Albay Halil
    Sami Bey ‘ in ve adını şimdi sayamadığım sayısız kahramanlarımızın ruhları şad olsun...
  • 1930 yılında Ankara Halkevi'nde yapılan 1. Tarih Kongresi'nin sonunda bir çay partisi verildi. Partinin samimi havası içinde bir öğretmen Atatürk'e,
    "Paşam, birçok Avrupalı yazar sizin için diktatör diyor, ne diyorsunuz?" diye sorunca, Atatürk, güldü:
    "Diktatör olsaydım, siz bu soruyu bana soramazdınız." dedi
    Anlatan: Vedat Nedim Tör
    Der: Kemal Arıburnu, Atatürk, Ankara, 1960, s. 82
  • Bir ipte bir sürü cambaz
    Hilebaz, madrabaz, kumarbaz
    İp niye kopmaz...

    Orhon Murat Arıburnu
  • yüzbaşı mehmet tevfik genç bir türk subayı iken arıburnunda ailesine yazmış olduğu mektup savaştan geriye kala en uzun türk mektubu olarak tarihteki yerini almiştır..
    gelibolu belgeselinde de bir bölümü yer almış olan mektubun tamamı şu şekildedir:


    pazartesi, 31 mayıs, 1915

    sebeb-i hayatım, feyz-i velinimetim. sevgili peder valideme,

    babacığım, validecigim.

    arıburnu'nda ilk girdiğim müthiş muharebede sağ yanımdan ve pantolonumdan kurşun geçti. hamdolsun kurtuldum.

    fakat bundan sonra gireceğim muharebelerden kurtulacağıma ümidim olmadığından bir hâtıra olmak üzere, şu yazılarımı yazıyorum.

    hamdüsenâlar olsun cenâb-ı hakk'a ki beni bu rütbeye kadar eriştirdi. yine mukadderât-ı ilâhiyye olarak beni asker yaptı. siz de ebeveynim olmak dolayısıyla beni vatan ve millete hizmet etmek için ne suretle yetiştirmek mümkün ise öylece yetiştirdiniz. sebeb-i feyz-i nf 'atım ve hayâtım oldunuz.

    cenâb-ı hakk'a ve sizlere çok teşekkürler ederim.

    sevgili peder ve validecigim. gözbebeğim olan zevcem münevver ve oğlum nezih'ciğimi evvela cenâb-ı hakk'ın, sonra sizin himayenize emanet ediyorum.
    onlar hakkında ne mümkün ise lütfen yapınız. oğlumun tâ'lim ve terbiyesine siz de refikamla birlikte lütfen gayret ediniz. servetimizin olmadığı malûmdur. mümkün olandan başka bir şey isteyemem, istesem de pek
    beyhudedir. refikama hitaben yazdığım kapalı mektubu lütfen kendi eline veriniz. fakat çok müteessir olacaktır, o teessürü azaltacak şekilde veriniz.

    ağlayacak, üzülecek tabii; teselli ediniz...

    sevgili baba ve valideciğim, belki bilmeyerek size karşı birçok kusurda bulunmuşumdur. beni affediniz... ruhumu şad ediniz... sevgili hemşirem lütfiye'ciğim bilirsiniz ki sizi çok severdim. sizin için ve sa'yimin yettiği nisbette ne yapmak lazımsa yapmak isterdim. belki size karşı da kusur etmişimdir, beni affet. ilahi mukadderat böyle imiş. hakkını
    helâl et. rûhumu şad et..

    ey akraba ve dostlar ve sevenlerim; cümlenize elveda.

    cümleniz hakkınızı helâl ediniz. benim tarafımdan cümlenize hakkım helâl olsun, elveda. elveda, cümlenizi cenâb-ı hakk'a tevdî ve emanet ediyorum. ebediyyen allah'a ısmarladım, sevgili peder ve validecigim.

    oğlunuz mehmet tevfik
  • "Mustafa Kemal 'in doğum yeri Kemalyeridir"
    Şevket Süreyya Aydemir
    Sayfa 214 - Remzi Kitabevi
  • " Sebeb-i hayatım, feyz-i velinimetim. Sevgili peder valideme.

    Babacığım, valideciğim.

    Arıburnu'nda ilk geçirdiğim müthiş muharebede sağ yanımdan ve pantolonumdan kurşun geçti. Hamd olsun kurtuldum. Fakat bundan sonra gireceğim muharebelerden kurtulacağıma ümidim olmadığından bir hatıra olmak üzere, şu yazılarımı yazıyorum...."