e

e
@arrakis
18 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Bana bir kere bile gerçekten vurmadığın da doğru. Ama bağırman, yüzünün kızarması, pantolon askılannı telaşla çözmen, bunlann iskemlenin sırtında hazır bekle­mesi benim için neredeyse daha da kötüydü. Sanki biri­nin asılması gibiydi. İnsan gerçekten asılırsa ölür ve her şey biter. Ama asılması için yapılan bütün hazırlıkları ya­şamak zorunda bırakılır ve ancak ilmek yüzünün önünde sallanırken affedildiğini öğrenirse, bütün hayatı boyunca bunun eziyetini çekebilir. Aynca senin açıkça gösterdiğin düşüncene göre dayağı hak ettiğim, ama senin bağışlayıcılığın sonucu bundan ucu ucuna kurtulduğum bu pek çok olay sonucunda yine yalnızca büyük bir suçluluk bi­linci birikiyordu. Sana karşı her bakımdan borçluydum.
Çocukluğumda bu gülümsemelerden payımı aldığımı çok açık bir biçimde hatırlayamıyorum, ama almış olmalıyım, çünkü sana he­nüz masum göründüğüm ve senin büyük umudun oldu­ğum bir zamanda bunu benden niye esirgemiş olasın ki?
Sözgeli­mi eskiden sıcak yaz öğlenlerinde, yemekten sonra seni dükkânda, bir dirseğin tezgâha dayalı yorgunlukla biraz kestirirken gördüğümde ya da pazarları koşturmaktan bitkin bir halde yanımıza, yazlığa geldiğinde ya da anne­ min ağır bir hastalığında kitaplığa tutunmuş, sarsılarak ağlarken ya da benim son hastalığım sırasında sessizce bana, Ottla’nın odasına geldiğinde, eşikte durup yatakta beni görmek için boynunu uzattığında ve beni rahatsız etmemek için yalnızca elinle selamladığında. Böyle za­manlarda uzanır ve mutluluktan ağlardım ve şimdi bun­ları yazarken yine ağlıyorum.
Edebiyat
…sonunda sustum, önceleri belki inattan, daha sonra ise senin karşında ne düşünebildiğim ne de konuşabildiğim için.
Edebiyat
“Babamın (hiç tanımadığı) bir arkadaşım hakkında böyle konuşma­sının tek nedeni, onun benim arkadaşım olması. Beni ço­cukça sevgiden ve minnettarlık duygusundan yoksun olmakla suçladığında, hep bunu çıkaracağım karşısına.”
Edebiyat