• Çocuktum; hastalandım
    Korkudan, açlıktan.
    Çatlamış dudaklarımı
    Kemirdim, yalandım sonra.
    O serin, O tuzlu tat hala hatırımda.
    Durmadan yürüyorum -daha ötelere, ötelere.

    Kapının eşiğinde merdivene oturmuş ısınmaya çalışıyorum; Hummalı düşler içinde, sanki
    Fareli Köyün Kavalcısı ıslığıyla beni nehre çekiyor,
    Yürüdüm; sonra oturdum,
    Isıttım kendimi, ürperdim gene de.
    işte annem orada beni yanına çağırıyor, sanki
    Yanımda, yanı başımda;
    Ulaşamıyorum gene de.
    Ben yaklaşıyorum o kaçıyor ötelere; sonra gene yanı başımda;
    Ve ben yaklaşıyorum -o kaçıyor, ötelere;
    Sonra gene yanı başımda.
    Ateş basıyor, Yakamı açıyor, yatağıma uzanıyorum,
    -Birden bir trompet sesi, gözlerimi delen bir ışık,
    Atlar geçiyor önümden, deli gibi ve annem
    Yolun üstünde uçuyor, el sallayarak beni
    Yanına çağırıyor ve uçup gidiyor.

    Hala düşlerimde
    Elma ağaçlarının altında o beyaz hastane,
    Bana gözlerini diken beyaz bir doktor,
    Ve ayakucumda duran ufak tefek bir hemşire
    Bembeyaz kanat çırpıyor.
    Herkes orada.
    Ama annem geliyor ve elini sallayarak beni
    Yanına çağırıyor ve uçup gidiyor ...