Y.Arslan Çınar, Toza Sor'u inceledi.
 20 May 01:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İnsanın suratına bir tokat gibi inen her sayfasında ben neden yaşıyorum amacım ne diye sormasına sebep olan bir kitap. Sadece 155 sayfa.

Albert Camus'un Yabancı'sını okuyup daha sonra ne okuyabilirim diye kendinizi paralıyorsanız. Evet arkadaşım sıradaki okuyacağın kitap John Fante'den Toza Sor.

Şuana dek okumadığıma milyon kere pişmanım. Hele ki otuzlu yaşları geride bıraktığım bir sırada okumuş olmam. Şahsen bendeniz bu kitabı lisede okumalıydım. Veyahut üniversiteye başladığım sıralar. O zaman dilimi için büyük kayıp.

Tekrar dönüyorum konuya. Kitap kısaca yazar olmayı kafaya koyan yirmili yaşlardaki bir delikanlının serüvenini anlatıyor. Ve en nihayetinde zor olanı başarıyor hikayesinde. Yazar olmayı.

Yazar burada kendi hayatını anlatmış. Kitaptaki en sevdiğim taraf ise diyaloglar halinde sürerken bir anda hikayeye geçiş yapıp olayları iç dünyası ile birlikte anlatması.

Eğer okumadıysanız mutlaka alıp okumalısınız. Aşk, felsefe, insan ilişkileri, insanın kendisiyle mücadelesi ve en önemlisi yazarlığın perde arkası öyküsü.

Kitaptan alıntılara pek yer vermek istemiyorum. Fakat iki paragraf benim için ayrı yere sahip. O kısımlar:

● Gece vardı allahtan,karanlık vardı, yoksa bir günün bitip yeni bir günün başladığını fark edemezdim. (sf.125)

● Onun eviydi burası, onun viranesi, parçalanmış düşü. (sf.135)

İllaki diğer bölümlerinde daha akılda kalıcı yerleri muhakkak vardır. Fakat ben diğer incelemelere ziyade bu kısımlara yer vererek okuyucunun dikkatini kitaba çekmek istiyorum.

Bir paket sigara fiyatından ucuz psikoloğa vereceğin bir seans ücretinden pahalı olmayan, yolda, evde, otobüste kısaca heryerde okuyup kafa açacak bir kitap.

Camia ile Arturo Bandini'nin hikayesi. Okurken insan özenmiyor değil hani. Melankoli ve aşk bir arada.

Uzun lafın kısası her okuyucu birşeyler bulacaktır kendinden. Yeter ki okuma zahmetine girsin. Tavsiye bizden efenim. Gerisi size kalmış...

Arturo Bandini’ye göre iş yoktu o gün. Kendimi oldukça rahatlamış hissettim oradan ayrılırken. Bir uçağım olsaydı keşke, diye geçirdim içimden yürürken, bir milyon dolarım olsaydı keşke, şu deniz kabukları elmas parçaları olsaydı keşke. Parka gideceğim. Koyunlaşmadım henüz. Nietzsche oku! Koyun olma, Bandini! Aklının kutsallığını koru. Parka git, ustayı oku okaliptüs ağaçlarının altında ..

Los Angeles Yolu , Fante

Şeref Akgül, bir alıntı ekledi.
 11 May 16:20 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

sabaha kadar ağlaşıp içtik ve sarhoşluğumla yüreğimde köpüren şeyleri söyledim sana, bütün o güzel sözcükler, zekice gülümsemeler, ama sen başkası için ağlıyordun ve sözcüklerin tekini bile duymadın, ama ben duydum onları ve Arturo Bandini yabana atılmazdı o gece çünkü gerçek aşkınla konuşuyordu.Sen değildin o,Verla Rivken de değildi,gerçek aşkıydı sadece.Ama çok güzel şeyler söyledim o gece

Toza Sor, John Fante (Sayfa 124)Toza Sor, John Fante (Sayfa 124)
Chinaski, bir alıntı ekledi.
05 May 20:54 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kalem kılıçtan keskindir Sammy evladım, ama Arturo Bandini'nin kılıcı daha da keskindir ..

Toza Sor, John Fante (Sayfa 112 - Parantez)Toza Sor, John Fante (Sayfa 112 - Parantez)
Chinaski, bir alıntı ekledi.
05 May 19:18 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Ben benim. Arturo Bandini'yim. Dünyanın en büyük yazarı."
"Evet," dedi gözyaşlarına boğularak. "Elbette! Arturo Bandini , dünyanın en büyük yazarı."
Yüzünü omuzuma gömdü, sıcak gözyaşları boynuma aktılar. Onu kendime çektim.
"Öp beni, Arturo" ..

Toza Sor, John Fante (Sayfa 90 - Parantez)Toza Sor, John Fante (Sayfa 90 - Parantez)
Chinaski, bir alıntı ekledi.
03 May 19:37 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Ah, Evelyn ve Vivian, ikinizi de seviyorum, hüzün verici hayatlarınız için seviyorum sizi, sabaha karşı eve dönüşünüzdeki anlamsız sefalet için seviyorum. Siz de yalnızsınız, ama Arturo Bandini gibi değilsiniz, ne balık ne de kuş. İşte şampanyanız ..

Toza Sor, John Fante (Sayfa 74 - Parantez)Toza Sor, John Fante (Sayfa 74 - Parantez)
Mert Gemici, bir alıntı ekledi.
02 May 14:44

Çocukken Saint-Exupéry'nin Küçük Prens'i, Şeker Portakalı'nın Zeze'si, Pal Sokağı Çocukları'nın Nemecek'i, biraz yıllar geçince Tutunamayanlar'ın Selim Işık'ı, Kürk Mantolu Madonna'nın Raif'i, Anayurt Oteli'nin Zebercet'i, Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı, Tanpınar'ın Hayri İrdal'ı, Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'u, Milena'nın Kafka'sı, Kafka'nın Gregor Samsa'sı, Fante'nin Arturo Bandini'si, Bukowski'nin Henry Chianski'si, Goncharov'un Oblomov'u, Camus'nun Meursault'u, Turgenyev'in Bazarov'u, Palahniuk'un Tyler Durden'ı, Monte Kristo Kontu'nun Edmond Dantes'i sanıyordum kendimi...

Şehre Keder Yağıyor, Önder Deniz ÇavuşlarŞehre Keder Yağıyor, Önder Deniz Çavuşlar
TC Neslişah Özbay, bir alıntı ekledi.
01 May 16:41

“Zor ve azim dolu günler. Doğru sözcük bu, azim. Arturo Bandini iki gün boyunca daktilonun başında, başarmaya azmetmiş; işe yaramamıştı ama, hayatının en uzun ve azimli kuşatmasını gerçekleştirmiş ve tek bir cümle bile yazamamıştı, tekrar tekrar yazılmış iki sözcük sadece, sayfa boyunca alt alla yazılmış iki sözcük, aynı iki sözcük: palmiye ağacı, palmiye ağacı, palmiye ağacı, palmiye ağacı ile benim aramda bir ölüm kalım savaşı ve palmiye ağacı kazandı: mavi havada nasıl da sallanıyor bak, nasıl da gıcırdıyor tatlı tatlı. İki gün süren savaşı palmiye ağacı kazandı, pencereden çıkıp palmiye ağacının dibine oturdum. Birkaç dakika geçti ve küçük kahverengi karıncalar bacaklarımın kılları arasında gezinirken Uyuyakaldım.”

Toza Sor, John FanteToza Sor, John Fante
Muharrem Armağan, Bahara Kadar Bekle, Bandini'yi inceledi.
24 Nis 23:08 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Fante'nin Toza sor kitabındaki anlatım dilinden etkilendiğim için diğer kitapları hakkında biraz araştırma yaptım ve Bahara kadar bekle, Bandini kitabın ilk serisiymiş bu yönden bir flashback efekti gibiydi kitabı okumam ama seri birbirinden bağımsız olduğu için kitabın öncelik sırası çok farketmiyor. Bu bölümde Toza sor kitabının baş karakteri Arturo Bandini'nin 14'lü yaşlarına yolculuk yapıyoruz. Kitapta Arturo'nun düşünce yapısı, ailesi, çevresi ve ilk aşkım dediği Rosa Pinelli anlatılıyor genel olarak . Anlatım dili yine aynı büyüleyici etkiye sahipti bunda çevirinin de çok büyük bir payı var elbette. Okunmasını tavsiye ettiğim eserlerden birisi.

Black Garden, Üzümün Kardeşliği'yi inceledi.
24 Mar 12:26 · Kitabı okudu · 5 günde · 9/10 puan

Yazar, aile sırlarını açığa vurmaktan çekinmiyor, yine. Kimine göre sıradışı kimine göreyse olağan olan bu olayları, daha önce yazar 'Arturo Bandini' iken; çocukluk, yeni yetmelik ve orta yaşlılık dönemlerinde dinlemistik (diğer romanlarında). Burada ise yazarımız elli yaşında ve ismi 'Henri Molise'dir, aynı hikayeleri bu defa olgunluk çağı döneminde dinliyoruz ki her dönemde bakış açıları farklı olsa da durumlar her daim duygusal, mütemadiyen duygusaldır.
Yazarın kendisinin, kardeşlerinin ve en çok da annesinin başına gelen şanssız olayların ve haksızlıkların tamamının sorumlusu babalarıdır. Bu düşüncesiz adam artık yaşlıdır ve bakıma-sevgiye-ilgiye ihtiyacı vardır. Herşeye rağmen yazarımız yani Henry Molise, evlatlık görevlerini yerine getirmeyi üstlenir, duygusal anlar falan derken bunlar böylelikle geçmişle bir hesaplaşma halini alır.
Diğer taraftan yazarımızın babası her ne kadar hastalıklı bir ihtiyar olsa da ayyaşlık mertebesinden bir şey kaybetmeye niyeti yoktur, yarım asırlık şarap arkadaşlarıyla aralarında bir kardeşlik bağı vardır, üzüm asmaları, şarap yapımları ve felsefik olduğunu düşündükleri bir arkadaşlık, bunlar, kitabımızın başlığını yani 'Üzümün Kardeşliği'ni oluşturuyor.
John Fante'nin samimiyetine ve duygusallığına tanık olmanız dileğiyle, bu ve diğer eserlerini tavsiye ediyorum...