Çiyle örtülü San Gabriel köyü sislerin arasında beliriyor.
Geceki bulutlar insanların sıcaklığını arayarak köyün üze irinde uyumuşlar. Güneş artık doğmak üzere ve sis, çarşafını toplayıp çatıların üzerinde beyaz izler bırakarak yavaşça dağılıyor. Bulutların çekimine kapılan belli belirsiz gri bir buhar ağaçlardan ve ıslak topraktan yükseliyor, ama çok geçmeden gözden yitiyor. Onun ardındaysa, mutfakların gökyüzünü külle kaplayan ve yanık meşe kokan kara dumanı göze çarpıyor.
Uzaklardaki tepeler hala karanlığın içindeler.
Bir kırlangıç sokaklardan geçiyor ve onun ardından şafağın söktüğünü haber veren günün ilk çan sesi duyuluyor.
Işıkların sönmesiyle birlikte toprak rengi bir leke, horlamaya bir süre daha devam eden gün doğuşu mahmurluğundaki köyü sarıyor.