arya akay

arya akay
@aryy_akl
Yüzümü veya herhangi bir şeyi belirtmek istemiyorum yanlızca kendiniz bulmak ve nasıl hissetiğinizi anlamanıza yönelik
erkek yüzünden arkadaşlıgı bozulanlara itafen
Bu sefer bir nasihat değilde kendi yaşadığım şeyler. mutluluk için kendini tutmak mı lazımdı? 5-6 aylık bir erkek için 3 yıl heba mı olmalıydı? Arkadaşlarıma genelikle biraz fazla bağlanırdım bir erkek uğruna asla bitirmezdim. Yakın arkadaşım erkek arkadası beni sevmiyor diye benden soğudu? Belli etmesede anlıyorum kavga ettik uzaklaşmak istediğini belirtti. Barıştık ama telefon rehberimde "Akya." Diye kayıtlıyım oysaki "akyamm" diye kayıtlıydım ona o kadar emek harcadım ki kendime ne alırsam onada aldım. Gülümsesem o da gülsün istedim. Şimdi ise verdiğim tüm eşyaları teker teker anlamadıgımı sanarak geri veriyor küçük şeyleri bile geri veriyor artık,ders notlarını tutsun diye verdiğim kücük bir notluğu bile tek hatam fazla değer vermek olamaz yüzüne bakarken artık sırdaşım değilde öylesine biri olarak baktığını görüyorum bana karşı değer miydi bir erkek için? Şimdi söyle bana birtanem bütün güvenim seninle geçirdiğim zamanlar yanınds olmak istediğim zamanlar yalanmıydı? Hani acıtmak yerine daha çok güldürücektik. Aşk değilde arkadaş acısı çekmek istemiyordum yargıladıgın insanlara dönüşmeni beklemiyordum.
Duygu ve Düşünce
Arkadaşlarının altında ezilenlere itafen
."kendime acı çektirmem doğru olmaz, çünkü başka birine hiçbir zaman kasten acı çektirmedim. " * bundan sonrası kitabın değil benim sözlerimdir. Aslında ilk başta yaşadığım bir şeyi anlatmak istiyorum arkadaşım vardı çok severdim ama fark ettim ki o beni sevmiyor çıkarları için kullanıyor bana köstek oluyor beni manipüle ediyor bunu dışa vurduğumda yine herkesi inandırdı bu hayatta her zaman manipületif insanlardan uzak durucaksınız cünkü zararları yararlarından fazla. Konumuza dönersek Arkadaşlığın en ağır imtihanı bir tarafın her şeyini ortaya koyup çırpınması diğerinin ise derin bir kayıtsızlıkla sadece izlemesidir birisi dostluk için her fedakarlığı yapar onun bir derdi olduğunda kendi dünyasını durdurup yardıma koşar ve bu bağ uğruna hırpalanmayı bile göze alarak onu kendinden öne koyar Diğeri için ise durum sadece sıradan bir detaydan ibarettir o asla o kadar derin hissetmez her sıkıştığında o fedakar dostu yanında bulacağını bilir ama kendisi asla o mesafeyi yürümek istemez bir taraf bağı beslemek için kendini paralarken diğeri sadece tüketir. Kendi değerini unutup bir başkasını öne koyduğun bu dostluk kapısı artık açılmıyorsa o ağır düşüncelerle kafa karısıklığıyla baş başa kalırsın ve hayat o acımasız ritmiyle sana fısıldar olduğu kadar olmadığı kader. Peki siz böyle birşey yaşadınız mı?
hem ruhsal olarak hemde dışsal olarak ölenlere itafen
Bu günün 3. Konusunu ele alıyorum umarım size destek olabiliriyorumdur kendimi eski zamanlarda radyodan konusan kadın gibi hissediyorum dinlemeye bayılırdım bu arada!! Hergün özlü sözler her neyse konumuza geçelim Aşkın iki türlü ölümü vardır ve her ikisi de ruhu derinden sarsar ilki ansızın gelen o fiziki vedadır sevdiğini bu dünyada kaybeden insan amansız bir sessizlikle baş başa kalır geride sadece yarım bırakılmış cümleler yaşanmamış anlar ve asla tamamlanamayacak bir sevda kalır ölüm o büyük hikayeyi en güzel yerinde bıçak gibi keser ve insan o yokluğun karşısında çaresizce baka kalır. İkinci ölüm ise nefes alırken yaşanan o sessiz trajedidir mecazi anlamda ölen aşıklar hala aynı dünyadadır belki yan yanadır ama içlerindeki o bağ çoktan ruhunu teslim etmiştir birbirinin gözünde eski ışığı arayıp da bulamamak yaşayan bir bedenin içinde kendi sevdana mezar kazmak gibidir bedenler oradadır ama ruh çoktan gitmiştir. Her iki son da felsefi bir sancıyla insana aynı gerçeği fısıldar sen ne kadar çırpınırsan çırpın hayatın kendi akışı karşısında bazen durmak gerekir zorladığın o kapı artık açılmıyorsa kader sessizce devreye girer ve fısıldar olduğu kadar olmadığı kader. Lütfen kızlarım, ve erkekler hayatınızı kapatmayın.
Aklınızdaki kişi ve beynini susturmak için dinleyenlere itafen
Selam gençler bugünün bir kaç şarkısı var Eğer biraz dram yapmak istiyorsanız müslüm gürses nilüfer Metal parçalar seviyorsanız metallica enter sandman (şuan dinliyorum.) Sakinlik isteyip biraz İngilizce şarkı isterseniz Lp lost on you Bir yerlere dalmak istiyorsanız can ozan toprak yağmura Ve bana göre Pilatonik aşıkların şarkısı irem hayalet sevgilim Kafanızdaki kişi kimse ne dinlersen dile hem kalbinde hemde aklında o çalar bu bir anne kız-oğul şarkıları olsa bile ailenizden bir üye varsa aklınızda tüm şarkılar onun için çalar şimdiden doğum günü olan herkesin doğum gününü kutluyorum ve vefat eden sayın değer büyüklerimin küçüklerimin yaşıtlarımın hepsine allah rahmetler diliyorum hayata pozitif bakmayı unutmayın. **
kendinden önce baskalarına değer verenlere ifafen
"Olduğu kadar olmadığı kader." Öncelikle hepinize günaydin günün ilk sözüyle başlıyorum. İnsanın sürekli bir beklenti içinde olması aslında kendi içindeki boşluğu bir başkasının varlığıyla ya da bir hedefle doldurma çabasından ibarettir insan neden bu kadar çok ister çünkü özünde eksik hisseder ancak o eksikliği tamamlamak için hayatındaki o kişiyi alır ve kendi tahtına oturtur. İşte insanın kendini hırpalamaya başladığı kırılma noktası tam olarak burasıdır sen geride durup onu kendinden öne koyduğun zaman kendi gölgeni onun ışığı altında ezdiğin zaman o çok istediğin şey sana bir türlü gelmez çünkü evren senin o kişiyi kendi öz değerinden üstün kılmana karşı sessiz bir protesto sunar kendinden vazgeçtiğin an kazanmayı umduğun şeyi zaten en başta kaybetmişsindir. Bir şeyi çok istemek onun etrafında kendi ruhunu hapsettiğin bir zindan inşa etmektir oysa hayatın kendine has bir ritmi ve akışı vardır,hayatta ısrarla zorladığın o kapı açılmıyorsa belki de arkasında senin için hiçbir şey yoktur sen kendini öne koymayı unuttuğunda kader senin adına devreye girer ve fısıldar olduğu kadar olmadığı kader.