Beni bu kadar seven biri niçin benimle konusmak istemiyor? Diye düşünüyordu. “ Oysa ben günün yirmidort saati konuşsam bıkmam ondan.” diyordu. Bunu Mesut’a sorduğunda ise “Bıktırmamak icin sık aramıyorum” diye cevap aliyordu.
Kaldigi otel odasinda yatagindan kalkıp lavaboya dogru ilerledi,aynada uzun sure kendini izledi. Arkasinda dort yaslarinda Kücük bir kiz çocuğu saçı başı dağılmış,burnu akmış,üzerinde sarı bir elbise,etek kısımları yırtılmış,elinde kuru bir ekmek ile Suna’yı izliyordu. Suna hızlıca geri döndü.
Acaba ne görmüştü ki rüyasında bu kadar etkisi altinda kalip ciglik atmıştı? Demekki bayağı etkileyici bir seydi ki ruhum ruyayin agirligini kaldıramayıp bedenime sinyal göndererek ciglik attırmıştı.