Yaygın sınır sorunlarından biri de seçimlerimize sahip olmamak ve onların sorumluluğunu başkasına yüklemektir. Bir şeyi neden yaptığınızı veya yapmadığınızı açıklarken şu cümleleri ne kadar sık kurduğunuzu düşünün, "onun yüzünden öyle yapmam gerekti" veya "bana bunu o yaptırdı." Bu cümleler, davranışlarımızdaki aktif taraf olmadığımızı gösteren cümlelerdir. Başka birinin denetiminde olduğumuzu düşünür, sorumluluğu üzerimize alma yükünden kurtulmuş oluruz.
Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler
bulamayacaksın.
Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda
dolaşacaksın. Aynı mahallede yaşlanacaksın,
Aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma.
Bir gemi yok, bir yol yok sana.
Değil mi ki hayatına kıydın burada
Bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada.
Arzu üzerine yaptığım araştırmada, doymak bilmezliğimizin üstesinden gelmedikçe güzel ve anlamlı bir hayat süremeyeceğimiz konusunda, aklı başında insanların neredeyse tamamının hemfikir olduğunu keşfettim. Hep daha fazlasını isteme eğilimimizi ıslah etmek için en muhteşem yöntemin, halihazırda elimizde olan şeyleri istemeye kendimizi ikna etmek olduğu görüşünde de buluşuyorlardı.