Resul, bir alıntı ekledi.
10 saat önce · Kitabı okuyor

Merhametsiz siyah bir kalb; kâinatı ağlar, çirkin, zulüm ve zulümat suretinde görür.

Fakat îman gözüyle baksa; yetmiş güzel hulleleri giymiş bir cennet hurisi gibi, rahmetler ve hayırlar ve hikmetlerden dikilmiş yetmiş binler güzel libasları birbiri üstüne giymiş, daima güler, rahmetle tebessüm eder bir insan-ı ekber ve ondaki insan nev'ini bir kâinat-ı suğra ve herbir insanı bir âlem-i asgar müşahede eder.

El-hüccetüz Zehra, Bediüzzaman Said NursîEl-hüccetüz Zehra, Bediüzzaman Said Nursî
Resul, bir alıntı ekledi.
15 Mar 17:37 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Eğer insan-ı ekber denilen âlemdeki hikmetleri idrakten âciz isen, âlem-i asgar denilen insandaki nüktelere, hikmetlere dikkat et.

Evet "Fenn-i Menâfi'ü'l-A'zâ"nın şerh ve beyan ettiği vecihle, insanın cisminde, herbirisi bir menfaat için takriben ikiyüz küsur kemik vardır.
Ve herbirisi bir faide için altı bin damar vardır.
Ve hüceyrata hizmet eden yirmidört bin mesame ve pencere vardır.

O hüceyratta; câzibe, dâfia, mümsike, musavvire, müvellide namıyla herbirisi bir maslahat için beş kuvvet çalışıyor.

Âlem-i asgar böyle olsa, insan-ı ekber ondan geri kalır mı?

İşaratü-l İ'caz, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 48 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş.   (Fenn-i Menâfi'ü'l-A'zâ: beden organlarının faydalarını ve özelliklerini inceleyen ilim.  Câzibe: çekicilik, çekim kuvveti.  Dâfia: defeden, engelleyen.  Mümsike: tutan, yapışan, tutucu.  Musavvire: şekil veren, biçimlend)İşaratü-l İ'caz, Bediüzzaman Said Nursî (Sayfa 48 - Sözler Neşriyat. San. Tic. A.Ş. (Fenn-i Menâfi'ü'l-A'zâ: beden organlarının faydalarını ve özelliklerini inceleyen ilim. Câzibe: çekicilik, çekim kuvveti. Dâfia: defeden, engelleyen. Mümsike: tutan, yapışan, tutucu. Musavvire: şekil veren, biçimlend)
Süha Murat Kahraman, bir alıntı ekledi.
11 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

«— Ey Allah'ın Resulü, cihad-ı ekber nedir?»... «— Tek insanın kendi nefsiyle boğuşması... » Yani milyonluk orduların, milyonluk ordularla, milletlerin miletlerle boğuşması cihad-ı asgar (küçük cihad)... Bir adamın kendisiyle boğuşması ise cihad-ı ekber (büyük cihad)... Bu da bütünüyle tasavvuftur. Bilenler ve nefsini tanıyanlar için nefse karşı cihad...

Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları(Epub))Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük Doğu Yayınları(Epub))
to__jannah, Hutbe-i Şamiye'yi inceledi.
15 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · Puan vermedi

Bir insan düşünün, Bulunduğu her mecrada "şeriat!" diye haykıran..

Kitap Bediüzzaman'ın eski Said döneminde, Şam'da Emevî Camiinde îrad ettiği bir hutbeden müteşekkil.
Her kitap gibi bu kitaba da, "tenkid" gözlüğünü çıkarıp "Kur'an ve sünnet" nazarıyla bakmak, okumak lazımdır düşüncesindeyim. Ve üstadın kitabında yazdığı ölçüleri "Daru'l-İslâm" için yazdığı gerçeğinin unutulmaması gerekmektedir. Gelelim kitabın muhteviyatına: Said Nursi hazretleri kitabında sık sık "kişinin kendi aleminde bir kumandan olduğundan ve kendi küçük aleminde de cihad-ı asgar ile mükellef" olduğundan bahsetmiş, Müslümanlar olarak terakki etmemizin yegane yolunun Kur'an ahlakıyla ahlanmamızdan ve bunun tahakkukunda yardımcı olacak en büyük müessirin "meşrutiyet-i meşrua"(şeriata uygun olarak devlet başkanı ve millet meclisi ile idare sistemi) ile olacağını defaatle dile getirmiş ve bunun için de bizlere bir çok yol haritası çizmiştir. Bunları anlatırken kâh hakiki medeniyeti bizlere tarif etmiş, kâh asıl hürriyeti çok makul bir tarzda açıklamıştır.

Herkesin fıtratı ayrı ayrı olduğu gibi, her kitaptan istifadesi de farklıdır. "Eski Said" denilen dönem hakkında fikir sahibi olmak isterseniz bu kitabı okuyabilirsiniz. Ama o zamanın lisanını göz önünde bulundurarak yanınıza bir lügat alın ve öyle okuyun:)

senem reis, bir alıntı ekledi.
27 Şub 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Cuma günüydü. Şehadet günüydü. Bedeninde otuzüç mızrak yarası, yirmi dokuz kılıç yarası bulundu...
Çırılçıplak cesedi atlarına çiğnettiler. Diğer şehitlerin başlarını da teker teker gövdelerinden ayırdılar...
Hz. Hüseyin Muharremin 10. günü Hicri 61(680m) senesinde şehit edilmiştir. Hz. Hüseyin le beraber 72 şehitten 5i kardeşi 3ü oğul, 4 yeğen vardır. Hüseyin in kardeşlerinden Cafer, Abbas, Ebu Bekir, Muhammed ve Osman şehit edilmiş, çocuklarından Ali el Ekber , Ali el Esved Ali es Asgar Muhammed, Cafer, ve Abdullah. Kerbelada sağ kalan tek oğlu Zeynel Abidin'dir. Ehli Beytin en yetişkini olarak geride Zeynep kalmıştır. (sy 240-241)

Kerbela, Sinan YağmurKerbela, Sinan Yağmur

Kalemin Gücü
ما أعجب شأن القلم يشرب ظلمةً ويلفظ نورا
Mâ a'cebu şe'nül kalemi, yeşrabu zulmeten ve yelfizu nûran

Kalemin işi ne acâyiptir:
Karanlıklar(mürekkep) yutar
ve aydınlıklar doğurur.

Ebu Hafs Ibn Burd Al-Asğar |
أبو حفص بن برد الأصغر

Enes Kurt, bir alıntı ekledi.
 19 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir gün Allahın Resulü sahabileriyle beraber atları üzerinde dönerlerken Medine'ye, büyük bir zaferden sonra, diyorlar ki, Sahabilerine:
"- Şimdi asgar cihaddan, ekber cihada dönüyoruz!"
Şaşırıyor Sahabiler:
"- Ya Resulallah, diyorlar; şimdi büyük bir cihaddan geliyoruz. Hangisidir ekber cihad?
"- Bir kişinin kendi öz nefsi ile cihadı."
Buyuruyorlar...

İmân ve Aksiyon, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 32 - Büyük Doğu Yayınları)İmân ve Aksiyon, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 32 - Büyük Doğu Yayınları)