Zweig’ın okuduğum diğer kitaplarına nazaran beni daha çok etkiledi. İçerisinde 3 hikaye var. Aslında en uzun ve beni en etkileyen üçüncü hikaye olmasına rağmen kitabın adına birinci hikayenin adı verilmiş. Bir arayış, eylem, sorgu kitabı. İlk iki hikaye Tevrat, yaratılış ile alakalı. Üçüncüsü ise içerisinde Doğu felsefesini barındıran bir bölüm ki sanırım bu nedenle beni daha çok kendine çekti. İçerisinde Hesse’nin Siddhartha’sından fazlaca izler buldum. İnsanın aidiyeti insana anlatılmış. Şu sözü ise çok sevdim: “Ne yazık ki bugün bile hâlâ dinlenecek bir yer bulamadı güvercin, insanlık da barışı bulamadı hâlâ; fakat güvercin aradığını bulamadan evine dönemez, bulamayınca da sonsuza kadar dinlenmez.” İkinci hikayeden. Bu bir kısır döngü sanıyorum. İnsan da bir güvercindir evine dönemeyen.