• Ben tek tabanca bir adamım
    bazen sosyetede bir bey efendi
    bazen silvan'da bir hamalım
    kimse çözemez beni
    bazen akıldan noksan bir deli
    bazen alimler alimi bir veliyim
    bazen 
    aşktan delirmiş bir aşık
    bazen asi bir vurdumduymaz
    bazen kendi halinde bir korkak
    bazen orduya kafa tutan bir yürek
    ben 
    tek tabanca bir adamım
    kimse çözemez beni
    bazen hak yolunda bir derviş
    bazen imansız bir soytarı
    bende her şeyin bir sebebi var
    sebepsiz olmaz hiç bir hal
    dedim ya 
    bazen sosyetede bir bey efendi
    bazen garip bir hamal
    bazen ötelere yol alırım
    bazen mıh gibi çakılı kalırım
    çok akıl hocası gördüm
    istesem hepsinin aklını alırım
    bazen melekler yoldaşım
    bazen şeytanla savaşırım
    vel hasıl
    bende sen gibi faniyim yabaniyim deliyim yani sana göre yabancıyım benı hoş eyle.

    Rezan farqin
  • UY HAVAR!
    Yangınlar,
    Kahpe fakları,
    Korku çığları
    Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
    Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
    Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
    Pusatsız, duldasız, üryan
    Bir cana bir de başa
    Seher vakti leylim - leylim
    Cellat nişangahlar aynasındasın.
    Oy sevmişem ben seni...

    Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
    He canım...
    Çiçekdağı kıtlık, kıran,
    Gül açmaz, çağla dökmez.
    Vurur alnım şakına
    Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
    Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
    Şahmurat Suyu kan akar
    Ve ben şairim.

    Namus işçisiyim yani
    Yürek işçisi.
    Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
    Ne salkım bir bakış
    Resmin çekeyim,
    Ne kınsız bir rüzgar
    Mısra dökeyim.
    Oy sevmişem ben seni...

    Ve sen daha demincek,
    Yıllar da geçse demincek,
    Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
    Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
    Yaran derine gitmiş,
    Fitil tutmaz, bilirim.
    Ama hesap dağlarladır,
    Umut, dağlarla.

    Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
    Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
    Düşün, olasılık, atom fiziği
    Ve bizi biz eden amansız sevda,
    Atıp bir kıyıya iki zamanı
    Yarının çocukları, gülleri için,
    Koymuş postasını,
    Görmüş restini.
    He canım,
    Sen getir üstünü.

    Uy havar!
    Muhammed, İsa aşkına,
    Yattığın ranza aşkına,
    Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
    Benim de boş yanım hançer yalımı
    Ve zulamda kan - ter içinde asi,
    He desem, koparacak dizginlerini
    Yediveren gül kardeşi bir arzu
    Oy sevmişem ben seni...
  • Yangınlar,
    Kahpe fakları,
    Korku cığları
    Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
    Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
    Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
    Pusatsız, duldasız, üryan
    Bir cana bir de başa
    Seher vaktı leylım - leylım
    Cellat nişangâhlar aynasındasın.
    Oy sevmişem ben seni...

    Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
    He canım...
    Çicekdağı kıtlık, kıran,
    Gül açmaz, çağla dökmez.
    Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
    Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
    Şahmurat suyu kan akar
    Ve ben şairim.

    Namus işçisiyim yani
    Yürek işçisi.
    Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
    Ne salkım bir bakış
    Resmin çekeyim,
    Ne kinsiz bir rüzgar
    Mısra dökeyim.
    Oy sevmişem ben seni...

    Ve sen daha demincek,
    Yıllar da geçse demincek,
    Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
    Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
    Yaran derine gitmiş,
    Fitil tutmaz, bilirim.
    Ama hesap dağlarladır,
    Umut dağlarla.

    Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
    Ham çarık, kil çorapta olsa da biri
    Düşün, olasılık, atom fiziği
    Ve bizi biz eden amansız sevda,
    Atıp bir kıyıya iki zamanı
    Yarının çocukları, gülleri için,
    Koymuş postasını,
    Görmüş restini.
    He canım,
    Sen getir üstünü.

    Uy havar!
    Muhammed, İsa aşkına,
    Yattığın ranza aşkına,
    Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
    Benim de boş yanım hançer yalımı
    Ve zulamda kan - ter içinde, asi,
    He desem, koparacak dizginlerini
    Yediveren gül kardeşi bir arzu
    Oy sevmişem ben seni...

    Ahmed Arif🎈
  • Yangınlar
    Kahpe fakları
    Korku cığlıkları
    Ve irin selleri aç yırtıcılar
    Suyu zehir bıçaklar ortasındasın
    Bir cana bir başa kalmışsın vay vay
    Pasatsız duldasız üryan
    Bir cana bir de başa
    Seher vakti leylim leylim
    Cellat nişangahlar aynasındasın
    Oy sevmişem ben seni
    Üsküdar'dan bu yana lo kimin yurdu
    He canim
    Çiçek dağı kıtlık kıran
    Gül açmaz çağla dökmez
    Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
    Küfrünü medetsiz Munzur
    Şahmurat suyu kan akar
    Ve ben şairim...
    Namus işçisiyim yani
    Yürek işçisi
    Korkusuz pazarlıksız
    Kül elenmemiş
    Ne salkım bir bakış
    Resmin çekeyim
    Ne kinsiz bir rüzgar
    Mısra dökeyim
    Oy sevmişem ben seni!
    Ve sen daha demincek
    Yıllarda geçse demincek
    Bıcaklanmış dal gibi ayrı düştüğüm
    Ömrümüm sebebi ustam, sevgilim
    Yaram derine gitmiş
    Fitil tutmaz bilirim
    Ama hesap dağlarladır
    Umut dağlarla
    Düşün uzay cağında bir ayağımız
    Ham carık kıl çorapta olsa da biri
    Düşün olasılık, atom fiziği
    Ve bizi biz eden amansız sevda
    Atıp bir kıyıya bir zamanı
    Yarının çocukları gülleri için
    Herbirinin ayva tüyü için çilleri için
    Koymuş postasını
    Görmüş restini
    He canım
    Sen getir üstünü
    Oy Havar
    Muhammed, İsa aşkına
    Yattığım ranza aşkına
    Deeey dağları un eder ferhadın gürzü
    Benim de boş yanım hançer yalımı
    Ve zulamda kan ter içinde asi
    He desem koparacak dizginlerini
    Yediveren gül kardeşi bir arzu
    Oy sevmişem ben seni!
  • Ziftli kelimelerin gölgesinde yine gün dönümü...
    yürek pervasızca kafeste,
    ne çıkabiliyor ne de durabiliyor.
    ölüm meleğim!
    senin ellerin kirli,
    senin ellerin kanlı,
    söyle,
    kaç yemin bozar
    aramızdaki sevdayı?
    öldürdüğün cesetler yanıbaşımdalar,
    bilmezsin,bilemezsin,göremezsin...
    bir damla su iner yanaklarımdan silemezsin.
    korkak yürekler meyhanesi!
    çalanı yok oynayan sensin...
    oyun bozan yanın hep mesaide.
    uzaksın!
    kurulmuş bir tuzaksın...
    serseri kaldırımlarda akşam boynunu bükmüş.
    yağmur seni değil,günahlarını süpürmüş...
    sevilir mi her şair adam!
    öyle değil işte...
    can yakan asi bir rüzgâr,
    boyun eğmez!
    eğdirmez!
    inat...
    her seferinde mükemmel bir kaçış
    gönlümün ortasında kurulmuş bir
    çadır!
    ne içeceği kalmış
    ne de yiyeceği...
    tek seferlik değil bu matem,
    evimde her gün bir tabut!
    ve her seferinde bir sela,
    yükseliyor arşa...
    kavuşmak ölüm!
    ayrılık vuslat!
    şimdi sen düşünme ey muhterem!
    sakın düşmesin saçlarına ak!
    muhakkak,
    "Şairlerde ağlar "...!

    Mihrimah
  • Neylersin
    Yolcu yolunda gerek
    Belki bundan sonra
    Belki senden sonra
    Adam olur bu “asi yürek”
    Ve dersini alır da bu sevdadan
    Bir daha
    Boyundan büyük denizlere
    Asılmaz kürek
  • tekmil ufuklar kışladı
    dört yön,onaltı rüzgar
    ve yedi iklim beş kıta
    kar altındadır.

    kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar
    ray, asfalt, şose, makadam
    benim sarp yolum, patikam
    toros, anti-toros ve asi fırat
    tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler
    vatanım boylu boyunca
    kar altındadır.

    döğüşenler de var bu havalarda
    el, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
    ümit, öfkeli ve mahzun
    ümit, sapına kadar namuslu
    dağlara çekilmiş
    kar altındadır.

    şarkılar bilirim çığ tutmuş
    resimler, heykeller, destanlar
    usta ellerin yapısı
    kolsuz,yarı çıplak venüs
    trans-nonain sokağı
    garcia lorca'nın mezarı,
    ve gözbebekleri pierre curie'nin
    kar altındadır.

    duvarları katı sabır taşından
    kar altındadır varoşlar,
    hasretim nazlıdır ankara.
    dumanlı havayı kurt sevsin
    asfalttan yürüsün aralık,
    sevmem, netameli aydır.
    bir başka ama bilemem
    bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
    kalbim, bu zulümlü sevda,
    kar altındadır.

    gecekondularda hava bulanık puslu
    altındağ gökleri kümülüslü
    ekmeğe, aşka ve ömre
    küfeleriyle hükmeden
    ciğerleri küçük, elleri büyük
    nefesleri yetmez avuçlarına
    -ilkokul çağında hepsi-
    kenar çocukları
    kar altındadır.

    hatıp çay'ın öte yüzü ılıman
    bulvarlar çakırkeyf yenişehir'de
    karanfil sokağında gün açmış
    hikmetinden sual olunmaz değil
    "mucip sebebin" bilirim
    ve "kafi delil" ortada...

    karanfil sokağında bir camlı bahçe
    camlı bahçe içre bir çini saksı
    bir dal süzülür mavide
    al - al bir yangın şarkısı,
    bakmayın saksıda boy verdiğine
    kökü altındağ'da, incesu'dadır