• Âşık olma durumunda, âşık olunan kişi ve o kişiyle ilgili hemen her şeyin sürekli zihni işgal etmesi ve zihnin her vesileyle âşık olunan kişi ile uğraşması, maşuku düşünme sırasında bu merkezler tarafından sağlanan "ödüllendirilme" hissiyle doğrudan ilişkilidir. İnsan, aşkını düşündükçe kendisini ödüllendirilmiş hisseder, daha mutlu olur ve gittikçe onu daha fazla düşünmeye başlar. Dünyanın en tatlı kısır döngülerinden biri herhalde budur!
    Sinan Canan
    Sayfa 67 - Tuti kitap-Nefes yayıncılık
  • 277 syf.
    ·8 günde·Beğendi·10/10
    Merhaba arkadaslar,

    Normalize edilmis bir anormallik !

    Gündüz Vassaf bu kitabinda insanligin makyajini siliyor yüzünden. Ne kadar kendimiz oladugumuz yada olmadigimiz cikiyor ortaya. Yüzümüze bir zift gibi yapismis makyajimizi gazli bir bezle silmeye calisir gibi, tabi caniniz yaniyor bu boyalar cikarken. Ammaaa ariniyorsunuz size ögretilen düsüncelerden, uyduruk fikirlerden. Hani Azra Kohen "Pi" romaninda " Hak ancak sahip oldugunu fark etmekle korunabilinir " diyor ya iste bu kitab sahip olmaniz gerekenleri ögretiyor size. Insanligi nasil özgür yapabilirsiniz ki, eger siz köleyseniz. Okadar güzel anlatmiski asla hicbir seyin hicbir seye sahip olamiyacagini. Arayislarda kaybolmus insanlara birileri tarafindan üc, bes olanak sunularak nasil bulduklarini zannettirmek cabasinda olanlari, okurun önüne seriyor yazarimiz. Su an bulundugunuz yere adim adim secimler yaparak gelmediniz mi ? Hayat adim adim bir secim degil mi ? Iste bu secimlerin bilincinde olmamizi ögütlüyor bu okudugumuz kitab bize. Biz sectigimiz seylerde ne kadar variz iste bunu sorgulatiyor. Normalize edilmis bir anormallik diye basladim yazima. Evet yazarimizin bize anlatmaya calisdigi sey kitabini okumadan önce sanki normalmis gibi gelen seyler aslinda anormal seylermis. Bizler anormal seyleri normallestirmisiz haberimiz yok. Haberimiz yok dedim cünkü; Bertrand Russel bir sözünde söyle der : " Insanlar bilgisiz dogar abtal degil, sadece egitilerek aptal olurlar. " Unutmayin arkadaslar, hic bir duygumuz sebebsiz ve nedensiz degildir. Angiladimiz kadarini gercek, dogru hakikat zannederiz. Vardiginiz hükümler, sizi egitenlerle paraleldir mutlaka. Tabii gerecek ve dogru herzaman ayni sey degil oldugunu satir aralarina okadar güzel islemis ki, yazar. " Özgürlükten vazgecmek, vazgecmektir insanliktan " sözünü ne kadar güzel anlatmis. Sahip olmak bir bagimliliktir. Cünkü sahibi oldugunuz seylerin varligiyla ve onlarin üstünden, tamamlariz kendimizi, onlar gidince kisiligimiz onlar üzerine kurulu oldugu icin, bir hic oluruz. Hep bir aidiyet acligi var; bu yüzden neye ait oldugumuza dikkat bile etmiyoruz. Sadece ait oldugumuz yere kabul görmenin tutsaklariyiz malesef.

    Bu kitabi kimler okumasin ?

    Basta, dindarlar sonra politikacilar daha sonra anneler ve bablar, asiklar, kelamcilar, ögretmenler, askerler, milliyetciler, idollari olanlar, kahramanlari olanlar, Atatürkcüler, erkekler, kadinlar, escinseller, oncular, buncular, suncular, kaldimi birileri diye bakiyorumda bu kadar yeter kalmamis.

    O vakit bu kitabi kim okusun !

    Bu dünyada her varlik gibi kendisini bir varlik olarak kabul eden, hayati hayatta oldugu icin yasamaya calisan ve kendisini egitimi, tahsili ne olursa olsun bir akademisyen olarak kabul eden herkes okusun derim. Aklinizdaki filizlenecek yeni fikirlere tohum olabilir bu kitab. Sizleri olaylara düsncelere, fikirlere farkli bir pencereden baktirabilir bu kitab. Ruhunuz uyustuysa böyle tuhaf yasamaktan, bu kitabi mutlaka okumalisiniz tekrar heyecan kazanmak icin.

    Sözün özü su; Hayat kötü bir kitab okumayacak kadar kisa ise, bu kitabi mutlaka okumalisiniz..............

    Saygilarimla