Bayezid-i Bestami'nin hac hikâyesi
"Bayezid-i Bestami'nin meşhur bir hikâyesi vardır" dedim. "Bir
gün öğrencilerine ders verirken civar köyün ağası gelir yanına. Bi-
raz küçümser gibi, kinayeli bir tavırla 'Siz bu sene hacca gitmi-
yor musunuz?' diye sorar. Kimseden çıt çıkmaz. Ağa devam eder.
'Ben beşinci kez gidiyorum hacca' der. Üstünlük taslıyordur adeta.
'Oralardan bir isteği olan var mı?' diye sorar alay edercesine. 'Niye
hacca gidiyorsun ki?' der Bayezid-i Bestami. 'Benim etrafımda
yedi defa dönsen de aynı şey işte.
Ağa çok sinirlenir. 'Efendi, efendi!' der sesini yükselterek. 'Sen
ne dediğinin farkında mısın? Bu yaptığın küfre girer.
Bayezid-i Bestami gayet sakin bir tavırla karşılık verir ağaya.
'O yapı kurulali beri Allah o yapının içine bir kere bile girmedi.
Ama bu fakirin kalbinden bir kere bile çıkmadı' der."
"Çok güzel" dedi Azra derin bir iç geçirerek. Az önceki heyeca-
nı da taşkınlığı da yatışmıştı. Muhlis bir kedi yavrusuna dönmüş-
tü adeta. "Ne güzel anlattın."
"Hacı Bektaş Veli şahane bir dörtlükle adeta özetler bu hikâyeyi,
dinle bak" dedim:
"Kızıllık nardadır, sacda değil.
Dervişlik baştadır, taçta değil.
Her ne ararsan kendinde ara
Kudüs'te, Mekke'de hacda değil."
Bir öğrenci ustasına sorar: 'Ustam ben sizin gibi olabilmek
için kaç yıl çalışmalıyım?' Usta düşünür ve 'On yıl yeter' der. Ama
öğrenci işini çabuk halletmek ister. 'Ustam' der. 'Ben daha çok ça-
lışsam daha kısa zamanda halledebilir miyim işimi? Çok çalışır-
sam kaç yıl sürer sizin gibi olmam?' Usta yine düşünür ve sakince 'O zaman on beş yıl' der. Öğrenci şaşırır. 'Peki deliler gibi çalışsam
birkaç yılda sizin gibi olamaz mıyım?' diye sorar. Usta başını sallar
ve 'O zaman en erken yirmi beş yılda benim gibi olursun' der. Bu
işler böyledir evlat. Acelecilik, ustalıktan çalar. Acele etme. Dem-
len, ustalaş ve öyle yaz."
"Ne kadar acele edersen,
o kadar geç
kalırsın.
Acelecilik bir aldatmacadır.
Bir tuzaktır. Her şeyin bir
zamanı vardır. İyi işler
demlenmek ister. Kâmil
insan olmanın temelinde de
bu olgunluk vardır.
'Dem' demek, bilgelik
demektir.'