Ulvi,beni sevmiyor,kolda taşınacak ve her memlekette beğenilecek bir kadın olarak evlenmeye elverişli buluyor.
Erbil kendisini daima sevecektir,evlenselerde,başkasının karısı da olsa,yaşlansa,iyi kötü nasıl bir hayat sürse,sonsuza dek aşığıdır.
Yusuf,un sevgisi hangi türden.Sadece cinsel mi acaba?
Beni hergün önünden geçtiğim nalbur gibi hayalinde çıplak mı görüyor?
Ocağın önünde bir süzüşü vardı,gözleri süveterimi delip göğsümün uçlarına takılmıştı,sanki.
“Aşk ve muhabbetin bir kere bile girmiş olduğu kalbin ne hale getirdiğini siz bilmezsiniz! Siz ayrılığın, ihanetin öyle kalpleri açacağı yaraların sızılarını hiç hissetmemişsinizdir! Siz ancak öyle kalpleri yaralamayı bilirsiniz! İşte siz bu işin sanatkârasınız! Birkaçını birden sevginize inandırdığınız, birçoğunu birden edindiğiniz aşıklarınızın sizi terk etmelerinden dolayı yüreğinizde bir üzüntü duymadığınız gibi soyup, yiyip bitirdikten sonra onları kovmak ve uzaklaştırmak zamanı geldiğinde onlar hakkında bir merhamet hissi bile duymazsınız. Nerede kaldı aşk ve muhabbet nedir bilesiniz! Siz aşıklarınızı yalnız para ve mallarını alarak soymakla bırakmazsınız. Artık soyulacak paraları pulları kalmayınca onların namus ve haysiyet denilen faziletlerden de ayırırsınız. Onları dolandırıcılığa, düzenbazlığa, hırsızlığa kadar ulaştırırsınız!”