Gelemeyeyi sen anlat,
Gidememeyi ben anlatayım..
Gözüm değil gönlüm kaldı,
Beklemek değil özlemek yordu..
Hani derler ya;
Aşk arafta bir yoldu,
Giden gitti dönen yoktu..
Ve ekler Nazım Hikmet mektubun sonuna; Herkese selam, sana hasret..
Hani böyle bir aşk yoktu? Hani sen de çok şanslıydın? Hani bendim tek gerçeğin? Ölse her şey, ben ölmezdim. Ölüyorum günden güne; gülüm soldu, gönlüm soldu, içimdeki çocuk soldu. Niye yoksun, söyle niye?
Kilo almadan hayatı yaşayın. ,
Doğanın iklimin ve kardenizlinin olgunlaştırdığı bir kültür şarkıları türküleri horonu öyküleriyle balçıkları aşk acılarını hırçın sularda dindiriyor giresun yeşil dağlara yaslanıp Karadenizi seyrediyor
Atlas sayı 103 ekim 2001
Aytekin temiz 70 yaşına gelmişti bir gün saçına aklar düştüğünü anlayınca bak dedi Mümtaz abi de 80 yaşında ak saçlı bir amcamızdı bak dedi ölüm madem gelecek o zaman vaktimizi güzelleştitelim
diyip 3 eski arkadaş eski ahbap ölüm mutlaka ha bir gün eksik bir gün fazla ama mutlaka geliyor o halde azizim iş aş eş biraz çocuk derken kendimizi unuttuk o halde birazda kendimiz için yaşayalım
deyip hayallerini ertelememeye karar verdiler 80 yaşındaki ihtiyar Mümtaz abi yarın yok bugün var diyip benzinin ucuz olduğu zamsız bir günü bekleyip Karadenizin hırçın dalgalarına doğru yola
çıktılar doğa iklim ve Karadeniz arabada yavaştan kazım koyuncu işte gidiyorum çalarken 3 ihtiyar her hayal niyet kapısının anahtarıdır diyip beraber kol kola girdiler horon teptiler ilk durak giresun oldu
Karadenizin hırçın suları giresunun yeşilo dağlara yaslanan yaslı Karadeniz 3 ihtiyarın ertelenen hayallerini seyrediyordu giresunun en meşhur yerlerinde kahvaltı ettiler muhlamadan
enerji mısır ekmeğinden kilo aldılar aradan 5 yıl sonra ağır hastalığa yakalanıp toprak olan mümtaz amca şunları diyordu kendinizi ve hayallerinizi ertelemeyin giresunda fındık toplayın trabzonda hamsi ekmek yiyin kilo almadan hayatı yaşayın