8/10
·400 syf.··
2026 9. kitabı
“Kafasının içi, pırıl pırıl bir günün üzerine kapatılmış koyu renk perdeli bir oda gibiydi.” Bu kitaba ,arkasında yazıldığı üzere yasak bir aşk hikayesini anlatıyor dersem çok büyük haksızlık etmiş olurum.. Yalnız ve dışlanmış bir annenin hayatı, çocukluk hafızası, toplumsal sınıflandırma, kast sistemi içinde kaybolan değerler.. Kitap dram anlatıyor gibi görse de , insanlığın türlü acılarına değinirken bunu öyle hafif yapıyor ki, herkese üzülüyor ama kahretmiyorsunuz. Bu yüzden kitabın adı kendisine ve 400 sayfanın her birine çok yakışmış. Okurken acı bir şeylerin tadı geliyor ama dilinizi yakmıyor.. Kitapta zaman doğrusal akmıyor. Daha en başından şu soruyla birlikte okuyoruz kitabı ; ne oldu da buraya gelindi ? Bir sır var ama çözmeye çalışmıyoruz çünkü saklanmış değil. Sadece nedenini anlamaya çalışıyoruz. Bazı yorumlarda kitaptan kopulduğu, akışın kolay olmadığı yazılmış. Kısmen katılıyorum. Bazı yerlerde benim de atlamalarım geri dönmelerim oldu. Ama bu kitabın tadında bir eksiltme yaratmadı benim için.
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20201,731 okunma
7/10
·136 syf.··
2026 45. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir Yanii kitap bana pek hitap etmedi çünkü maalesef bağ kuramadım. Kitap boyunca Gu ve Dam'ın 'aşk' adı altındaki gel gitli ilişkisini ve yaşadıkları zorlukları okuyoruz. Açıkçası ben ikisinin arasındaki dinamiği aşk diye yorumlayamadım bana kalırsa tanıdık olan bir bağın rutine dönmesinin verdiği olduğu bilindik olanın güveninden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Gu'nun aşık olduğunu zaten hiç düşünmüyorum. Dam'a da üzülüyorum. Zaten maddi yetersizlikle boğuşan geleceğe umutla bakamayan gençlerin bir de ailesini böyle olmasının yükünü güzel işlediğini düşünüyorum. Eğer bağ kurabilseydim zevk alırdım fakat neden bilmiyorum karakterle bağ kuramadım.
AçlıkChoi Jin-young · İthaki Yayınları · 2026343 okunma
Reklam
Asel değil Asya'dır o :D
7/10
·144 syf.·
2026 8. kitabı
Pek çoğumuz gibi ben de bu eserin önce sinema uyarlamasını izlemiştim. Bu yüzden zihnimde Asel hep Türkan Şoray, İlyas ise Kadir İnanır’dı. Ancak kitap, olay örgüsü ve karakter derinliği yönünden filmden yer yer çok ciddi farklılıklar gösteriyor. Romanda, İlyas’ın römork ile geçitin aşılması konusunda yaptığı o büyük hatadan sonra içine düştüğü depresyon sürecini, vicdan azabını ve ruhsal savrulmasını çok daha detaylı okuyoruz. Elbette bu derinlik onun Asel’e ve çocuğuna yaptığı haksızlıkları, sadakatsizliğini haklı çıkarmaz; fakat bir insanın kendi kibri yüzünden nasıl adım adım kendi felaketini hazırladığını, insan olmanın o trajik zayıflığını çok daha net görmemizi sağlıyor. Yine de tüm bu savrulmaların sonunda Asel’in yaptığı seçimi son derece yerinde ve haklı buluyorum. Sevgi emektir dostlar. Film izledim kitaba gerek var mı demeyin ikisi gerçekten çok farklı bazı yönlerden boş vaktiniz olursa okuyun.
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201713,5bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2022 110. kitabı
Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956), Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden biridir. Şiirlerinde genellikle bireysel temaları (yaşama sevinci, aşk, yalnızlık, ölüm korkusu) sade, akıcı ve
Otuz Beş YaşCahit Sıtkı Tarancı · Can Yayınları · 202014,1bin okunma
Dizginleri yakala inceleme
8/10
·400 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 00:00
Başlarda biraz duraklama yaşadım ama ortalara geldiğimde kitap su gibi akıp gitti. Tek kelimeyle mükemmeldi. Yazarın kalemi, karakterlerin bağı... Her şey yerli yerindeydi.
Aşk
Dizginleri YakalaPaisley Hope · Pukka Yayınları · 202658 okunma
7/10
·384 syf.·
2026 6. kitabı
SPOİLER İÇERİR!!! Kitap ilgi çekici başlasa da,kitabın ortalarından sonra akış hepimizin televizyon ekranlarından aşina olduğu zengin kız-fakir oğlan dizileri tadında bir pembe diziye dönüyor. Kitap ilerledikçe, olayların nereye evrileceğini, hangi karakterin kiminle nasıl bir bağ kuracağını az çok tahmin etmeye başlıyorsunuz. Açıkçası kurguda beni gerçekten şaşırtmayı başaran tek ters köşe, banka soyguncusunun bir kadın çıkması oldu. Bunun dışındaki tüm o "büyük" gizemler, kitabın sonuna doğru adeta bir aile dizisine dönüşüyor. İcinizi ısıtabilir, tüm karakterlerin iç dünyasına değiniyor ve hepimizin insan olmaktan mütevellit yaşadığımız kaygılara değiniyor ama edebi zevki biraz arka planda kalıyor. Yaşlı Estelle’in aslında o evin sahibi olduğunu, köprüden kurtarılan Nadia’nın Zara'nın psikoloğu kız olduğunu ve dönüp dolaşıp bankacı Zara ile yollarının birleşeceğini sayfalar öncesinden seziyorsunuz. Hatta final sayfasını açarken içinizden şu his geçiyor: "Tamam, şimdi kesin o polis karakter gidip madde bağımlısı ablasıyla olan bağlarını bile toparlar ve herkes mutlu mesut yaşar. Ha bir de kesin Nadia ve Jack sevgili olur." Ben şahsen edebiyatta bu kadar yoğun bir "pembe dizi" tadını çok sevmem. Bu kitap da hızlıca akan o klasik popüler kültür kitapları gibi noktalandı. Kafa dağıtmam lazım diyorsanız okunabilir. Sevenine iyi okumalar dilerim.
Endişeli İnsanlarFredrik Backman · Kairos Kitap · 2024877 okunma
Reklam
Reklam