• %24 (211/888)
    ·Puan vermedi
    Uzun zamandır inceleme yazmamış olmanın acemiliğini çekiyorum şu an. Yazım, anlatım, ifade zorluğu ya da yanlışlığı yaparsam affola :)

    Öncelikle aslında Mesnevî incelemesi yazmayı düşünmüyordum ama en azından esere ya da düşünce tarzına bakış açımı ufak da olsa ifade etme ve farklı bir bakışla belki de biraz eleştirel yaklaşma ihtiyacı hissettim. Ve özellikle belirtmem gerekir ki bu incelemede kişilere ya da fikirlere karşı saygısızlık içeren herhangi bir itham amacım değildir! Çünkü Anadolu'yu geçtim dünyaya mal olmuş kişi ya da fikirlerin sağladığı kült, değişmez, sarsılmaz ve belki biraz da körü körüne olacak ama sevgi mevcudiyetini gözardı etmem uygun düşmez.

    Beni bilenler Konyalı olduğumu da bilir. Mesnevi okumuş olmam geç kalınmış bir eylem gibi görünebilir aslında fakat ilgimin olmadığı daha doğrusu dinime dair olan esas kitabımı anlayıp uygulamak ihtiyacı dışında "göya" bu amaçla yazılan kitaplara karşı sempatimin olmamasından kaynaklı bir durumdu bu. Şayet şu an okumuş olmam da olaya çok farklı bir yaklaşım sergileyen bir blog yazısından etkilenmiş olmam. Tabi ki öncesinde 1k'da görmüş olduğum bir iletide, Mevlana'yla ilgili verilen bir bilgi hakkında hiçbir fikrimin olmayışı da etkili oldu desek yeridir.

    Dileyen okuyabilir diye linki de şuracığa bırakıyorum, ifadeler belki çok ağır ithamlar içerdiği için sonuna kadar okumak istemeyebilirsiniz ama ciddi bağlantılı bir araştırma dizisi olmuş "bence!":

    1. http://michaelsikkofield.blogspot.com/...ardan-tek-dunya.html

    2. http://michaelsikkofield.blogspot.com/...ek-dunya_11.html?m=1

    Öncelikle kitap incelemesi adı altında belirtmek isterim ki aslında her zaman için aklıma takılan ve çok da bir anlam yükleyemediğim, İslâm dini çatısı altında kollara ayrılan mezhep, fikir ya da ilim -adına ne denirse- işte onlara dair bende bulunan mesafenin başında geliyor tasavvuf. Belki de o yüzden Mevlana hakkında merak ve bilgi sahibi değilim ya da yaşadığım şehrin simgesi olmasına rağmen içimde bir sempati oluşamıyor.

    Tevafuk blog yazısından sonra elime aldığım Cemil Meriç 'in Işık Doğudan Gelir kitabı bana tasavvufun doğuşu hakkında detaylı bilgileri açıkça sundu. Velhasıl alıntılarla durumu izah edebilirim umarım:

    1. #57218233
    2. #57218273
    3. #57218864
    4. #57220248
    5. #57220355
    6. #57221575
    7. #57221679
    8. #57222400 !!!
    9. #57223308 !!!
    10. #57226032
    11. #57226140
    12. #57228300
    13. #57285884
    14. #57283164
    15. #57282377
    16. #57281565
    17. #57235407

    Ve daha nicesi...
    İşte bugün evrensel olarak dünyanın her yerinde bilinen, saygı duyulan, ilgi gösterilen bir yaklaşım olan tasavvufun gördüğü bu saygı kadar İslâm saygı görmemiştir! Çok ilginç değil mi? Şimdi kim diyebilir ki İslâm'ı ortadan kaldırmayı heves edinen bu dünyanın, evrensel sevgi! yayıcı tasavvufa olan bu ilgisi masumdur diye? Çünkü temelde İslâm zaten başlı başına bir sevgi merkezidir ve İslâm dinini Allah bize gönderdiğinde yanında mezhepler, tasavvuf ya da fikirlerle göndermemiştir. Kendi bütünlüğü içinde ne bozulmuş ne de insanlar tarafından tahrip edilmiştir. Buda demek oluyor ki İslâm dışında alternatiflere gerek yoktur, tek yapmamız gereken İslâm'ı, Kur-an'ı Kerim'i doğru anlamak ve yaşamak olmalıdır "fikrimce".

    1. #57286661
    2. #57277808


    Tasavvufa dair bu yazılar da ilginizi çekebilir. Umarım vakit ayırıp okuyabilirsiniz. Doğru bildiğimiz yanlışlarla yaşadığımız şu dünyada biraz olsun düşünmeye, sorgulamaya ve biraz da eleştirmeye ihtiyacımız var çünkü.

    1. http://kalemder.org.tr/...-verdigi-zararlar-i/

    2. http://kalemder.org.tr/...verdigi-zararlar-ii/

    Girişi tasavvufla yaptığımıza göre şimdi de Mesnevi konusuna değinebiliriz. Bize genelde içinde fabl örnekleri bulunan ve Kur-an ayetleri, hadislerle hikayelere temel oluşturulan bir eser olarak bilgisi verilen bu kitap, giriş kısmından itibaren aslında ne amaçla yazıldığını ortaya koyuyor.

    https://i.hizliresim.com/NLMGlO.jpg

    Velhasıl içinde de sıkça karşınıza çıkacak olan konular ruh, nefis, kadın, oğlancılık, şeyh ve evliyaların insan olma vasfından ziyade daha üst bir konumda bulunması ve bunlara dair hikayeler yer alıyor. Buna dair bir kaç görseli de şuraya bırakıyorum:


    https://i.hizliresim.com/AOBG1v.jpg
    https://i.hizliresim.com/VQ4BDv.jpg
    https://i.hizliresim.com/qA7yvZ.jpg
    https://i.hizliresim.com/GZLGmb.jpg
    https://i.hizliresim.com/Z5GnX3.jpg
    https://i.hizliresim.com/GZLGZb.jpg
    https://i.hizliresim.com/Z5Gn53.jpg
    https://i.hizliresim.com/00OrrL.jpg
    https://i.hizliresim.com/p5r22n.jpg
    https://i.hizliresim.com/Rgd8vR.jpg
    https://i.hizliresim.com/lQn5Qr.jpg
    https://i.hizliresim.com/yGBAYj.jpg
    https://i.hizliresim.com/LvBgBz.jpg
    https://i.hizliresim.com/AO971B.jpg
    https://i.hizliresim.com/7BlgZr.jpg
    https://i.hizliresim.com/lQMj6k.jpg
    https://i.hizliresim.com/VQkaJr.jpg
    https://i.hizliresim.com/Z58dGZ.jpg

    Ha tabiki tamamı bunlardan oluşmuyor. İçinde öğüt veren, ders çıkartılması gereken, kibre dair, dürüstlüğe dair ya da insanlara karşı saygıya dair, edebe dair bir çok hikaye yer alıyor. Ahlâk kurallarının hayatımızdaki önemine özellikle değinerek, insanların bencillik, kibir ve diğer kötü edinimlerden uğradığı zararları güzel ifade ediyor. Ama öyle gözlerinizi kocaman yapacak, sizi hayretler içinde bırakıp "vay be ne hikaye ama" dedirtecek türden şeyler değil. Sevdiğim ve "amin" dediğim çok güzel dualar da mevcut. Bunlardan bahsetmemek esere haksızlık olurdu.

    Bir de Mevlana'nın ajan olma konusu var ki sormayın gitsin. Ben bunca yalan yanlış inanışların bize temiz bir şey! gibi servis edilmesinden sonra, yapılan bu iddialara da karşı duracak değilim. Niyetine dair kesin bir yargıda bulunmak adaletsizlik olur fakat o baskınlar döneminde uzlaşmacı bir tavır takınması hem toplum içindeki fıtratına uygunluk gösteriyor hem de döneme dair araştırma yapanları bu konuda ortak kanıya ulaştırıyor. Konu hakkında yeterli bilgiye sahip değilim o yüzden yargıda bulunmak bana düşmez fakat buna dair kaynakları okuduktan sonra yeniden gündeme getiririm. İlgilenenler için yazılan bir kaç yazıyı da şuracığa bırakıyorum:

    http://m.radikal.com.tr/...ildiklerimiz-1166260

    http://www.haber7.com/...gollarin-ajani-miydi

    Çok fazla alıntı ve linklerle dolu bir yazı oldu ama fikirlerimi destekler nitelikte olan bu paylaşımları yapmazsam olmazdı. Kitap incelemesinden ziyade var olan bir fikrin eleştirisi gibi olsa da, kitabın fikirden doğduğunu düşünürsek aslında konunun temeline inmiş olduk. Tasavvuf, sufilik, sema, risaleler, mesnevi, ruh, nefis, aşk! birbirinden ayrı düşünülemeyecek şekilde bir bütün oluşturmuş. Ama var olan tek gerçek İslâm dini kendince tamam olan bir dindir, Kur-an'ı Kerim hiçbir şekilde değiştirilmemiş olan kitabıdır ve Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) bu dinin bizlere ileticisi olarak gönderilen peygamberidir. Bunlar dışında hiçbir şeye ihtiyacımız da yoktur. Yeter ki biz sadece ona yönelelim. Doğru şekilde öğrenip, anlayıp, hayatımıza uygulayalım. Bu süreç benim için yeni başlangıçlar yapmama da vesile olur umarım. Dil eğitime bu zamana kadar çok önem vermesem de Arapça öğrenip en azından okuduğumu anlama kabiliyeti kazanmak, ölmeden önce yapılacaklar listemde ilk sırayı aldı. Bu sayede Kitabımı kendilerince anlatmaya çalışan başka "aracılara" ihtiyaç duymadan!, sadece onu okuyarak anlamayı ve hayatıma uygulamayı gönülden diliyorum.

    Ben yine Mevlana'dan kitap okurum. Benim huyumdur bir insanı sevsem de sevmesem de, fikrini savunsam da savunmasam da okurum. En azından kendimce yorum yapabileceğim bir donanıma sahip olmayı isterim.

    Umarım yanlış ifadelerde bulunmamışımdır ve umarım sıkılmadan sonuna kadar okumuşsunuzdur :) Yapı olarak biz sevdiğimiz değerlere toz kondurmayız ve eleştirelim derken de yerin dibine sokarız. Tekrar belirtiyorum ifadelerimde var olan fikir ya da kişileri aşağılamak gibi bir derdim olmadı hiç. Kitaba dair içinde yer alan fikirlerin bendeki yansımasını ifade etmeye çalıştım sadece... keyifli okumalar herkese :)
  • “Aşk doğanın kadınlardan intikam alma yöntemi miydi yoksa? Madem baş edemeyeceksin ne demeye âşık olsun be kadın? Yazık değil mi o güzelim canına.”
  • 140 syf.
    ·3 günde·Beğendi·9/10
    Ahh Sabahattin Ali..
    Sızlatıyor kaleminden dökülenler yüreğimi.
    //
    Birbirinden güzel öykülere konuk olmak için beklemeyin okuyun.
    Her hikayede bir aşk, bir sızı, bir acı, bir kayboluş, bir varoluş söz konusu. Su gibi akıp gidiyor... Sizde hepsini hissede hissede okuyorsunuz.
    ***
    Ah o değirmen... Ah o çingenenin aşkı... Sahiden en güzel çingeneler mi seviyor acaba... Bir sevda için bir uzvundan vazgeçmek canı canan için hiçe saymak... Ne vurucu öykü ama.


    Ahh o sevdiği için en güzel şiiri yazmaya çalışıp yıllarını veren şair.. İtiraf etmeliyim sonunda en çok etkilendiğim yok artık dediğim hikayeydi.. Seng git yıllarca, seni sevsin diye en güzel şiiri yazmaya çalış sonra yaz ama gel kadını öldür. Yok be abicim bana çok fazla!

    Sevdiği kadını vilonselden kıskanan adam.. Ve yine sevdiği kadın için deli gibi vilonsel çalmayı öğrenmeye çalışan adam...
    Yahu ne denir ki hikayeler öyküler başlı başına harika müthiş etkileyici. Yani bir iz bırakıyor içinizde.
    Dili üslubu içeriği konuşmaya gerek bile yok.
    Çünkü o Sebahattin Ali...

    Okuyun cancağızım okuyun. Kısa ama etkileyici aşklara sevgilere tanık olun...
  • 143 syf.
    ·2 günde
    Genellikle yabancı yazarların kalemini daha çok beğenirim bir değişiklik olsun bugün de Emrah Serbes okuyayım dedim ve çok pişman oldum bu kadar geç keşfettiğim için...

    Gerçekten okurken güldüm, bayağı eğlendim. Kitap işte genellikle 11-13 yaş arasındaki çocukların öğretmenine, öğretmeninin çocuğuna, ordan onun kardeşine, komşusuna, sınıf arkadaşına, abisinin sevgilisine aşık olan ya da aşk demeyelim de +18 şekilde süzen hikayelerden oluşan bir kitap...

    Nilüferi, Yasemini, Cahidesi, Handanı, Gizemi... Hepsi afet ben bile düştüm. 10 küsür yaşlarındasın özel öğretmenin sana ders anlatıyor ve sen onu öpüyorsun sonra da diyorsun ki;

    "Vaktinde biri ülkemizdeki bütün kızları çok pis korkutmuş, hiçbirinde gerçeği söyleyecek cesaret bırakmamış. Ben kız olacağım da ders vermeye gittiğim evde beni öpecekler var ya, dünyayı ayağa kaldırırım, analarını sikerim."

    Gerçekten güzel kafa.
    Sonra yine aynı yaşlardasın, akranınla anlaşıyorsun gözüne kestirdiğin kızı kazan dairesine atıyorsun hey yavrum heyy sonrasıı. Ulan onu geçtim abinin sevgilisine ne diye göz koyuyorsun velet. Bir de bunu yaparken;

    "Nilüfer, abim itin teki sana gerçek bir adam lazım." Abini görünce, "abi kim bilir onu barda kimler ellemiştir, kimler öpmüştür sana göre değil" -ki bunu yapan da kendisi- sana gerçek bir kadın lazım.
    Hadi onu da geçtim 17 yaşındasın kafan güzel içmişsin 35 yaşındaki öğretmenini arayıp sana hazırlandım Handan kızlarına da babalık edebilirim seviyorum seni denilir mi heytt be yiğidim...
    Aslında daha fazla detay vermek istiyorum ama kitabın zevkini kaçırmak istemiyorum. Dikkatimi çeken şey ise arada ne kadar yaş farkı olursa olsun kadınların geneli iki çift güzel söze düşüyorlar, ister 13 yaşındaki bir çocuk olsun dokunuşlardan etkileniyorlar; Erkekler ise her gördüğü kadını çok güzel betimleyebiliyor önceki betimlediklerini unutup...
    Sanırım dünyanın kaidesi bu. Kısır döngü haline gelmiş bir olay bence. Kadınlar gerçekten çok saf duygusal anlamda. Erkekler ise her kadını saf zannederek destan yazıyor her neyse.. :D
    Geç keşfettiğim bir yazar kesinlikle okurum artık siz de ister okuyun ister okumayın. Alıntılar buraya kopyalayıp da sizi baymayacağım, hepsi duvarımda sabittir :)
    İncelememi bırakıyorum... Eğer okuduysanız teşekkür ederim. Kitapla kalın...:))
  • 1.Bağlanmayacaksın
    2.Kadın Dediğin
    3.Erkek Dediğin
    4.Seninle Olmanın En Güzel Yanı
    5.Anladım
    6.Her şey Sende Gizli
    7.Eğer
    8.Herkes Gitmek İstiyor
    9.Sevdiğin Kadar Sevilirsin
    10.Sağlık Olsun
    11.Tam zamanında Yaşamak (Yaşamak Zamanı)
    12.Tersten Yaşamak
    13.Biraz Değiştim
    14.Bir gün Anlarsın
    15.Gitmek
    16.Seninle Yaşlanmak İstiyorum
    17.Asla Keşkelerim Olmadı
    18.Özledim Seni
    19.Bilmelisin ki
    20.Aşk
    21.Boş ver Be Yaşı Başı
    22.Olmuyorsa Zorlamayacaksın
    23.Ben Benden Olgun İnsan İsterim Karşımda
    24.Öyle Sabah Uyanır Uyanmaz Fırlama Yataktan
    25.Farkında Olmalı İnsan
    26.Bir Eşi Olmalı İnsanın
    27.Unutma
    28.Sevgi Emekmiş
    29.Özleme Dair (Kim Özlerdi?)
    30. Ömür Dediğin Bir Gündür O da Bugündür
    31.Aşk Ayakkabı Gibidir
    32.Rakı İçen Kadınlar
    33.Ateş ve Su
    34.Ülke Bölünsün İstiyorum
    35.Kadınım Ben
    36.Senin İçin Yasak Dediler
    37.Bayram Şiiri
    38.Dostlar Irmak Gibidir
    39.Öye Bir Hayat Yaşadım ki
    40.Bir Yolun varsa Gidilecek
    41.Ömür Dediğiniz Nedir Ki
    42.Fakirin Gayrimeşru Çocuğu
    43.Ey Yüreğim
    44.Özlersin
    45.Hepsi Bu
    46.Bir şey Eksik
    47.Kendimden Özür Diliyorum
    48.Bir Kadını Ağlatmak
    49.Ölüm Bir An
    50.Galiba Yoruldum

    http://semihcelenk.blogcu.com/...uncel-liste/11038398
  • "Senin neyini kıskanayım ben be, egosu tavan yapmış manyak."
    "Siz kadınların benim egomla ne alıp veremediğiniz var, anlamış değilim."
    "Sana benden bir tavsiye, bir kadın sana bir şey söylüyorsa muhtemelen haklıdır ama siz kas kafalar anlamıyorsunuz. Ama eğer birden fazla kadın sana aynı şeyi söylüyorsa bir yerlere not alsanız iyi olur. Egon tavan yapmış diyorsak demek ki doğru."