• Bilmesini isterdim, bu koca dünyanın en anlamlı yerini kalbinin oluşturduğunu.Yokluğunun evrendeki kara delikten daha tehlikeli olduğunu ve ben bilmeni isterdim varlığına binlerce şükür dizdiği mi? Ve keşke yağmurlu bir sonbahar sabahında sesine uyandığımı hayal ettiğimi bilmeni ne çok isterdim. Aslında bilmenden çok şuan bu satırları okurken dolan gözlerini karşılık veren gözlerimle selamlamak isterdim...
    Zamana yetemiyorum, durmuyor oysa ne tuhaf günler geçmiyor derken aylar yıllar ömürler geçiyor, bitiyor. Her adımda toprağa bu denli yaklaşan bedenimi ne çok yıprattığı mı canı yakan ne varsa hepsinin saçma olduğunu saatlerce anlatmak isterdim.Özlemden başka yükün olmadığı bu yalan dünyaya fazla geldiğimi bilmeni isterdim.
    Lanet olsun! Özlenecek ne çok şey var... Yazacak ne çok cümle... Yetmiyor öyle iki kelimeyi bir araya getirip sana seni vermek; al bak işte bu sensin demek... Beni benden alanım yaşarken aslında her şeyin de o kadar kötü olmadığını bana gösterenim. Ah! nefesimi kesen'im günüme yetenim... Sahi aşk diye bir şey yok diyenler hiç mi yağmurda ıslanmamış.Bir yaprağa bakıp da hiç mi iç geçirmemiş. Sonsuz güzellikteki gökyüzüne hiç mi değmemiş o meraklı bakışları insanların...
    Biliyor musun sana ait ne varsa hepsini ömrüme emanet ettim. Sana doymadan senden geçmek ah sana bakmadan bir ömür tüketmek. Ölümden herkes korkar hep düşünde sevdiklerini yolcular bir bir bu bencillik değilde nedir ? Bak yoksun ama gülümsedin yine saçmalamaya başladın diyorsun sırf kendinin bile hazır olmadığı sonla ilgili konuştum diye. Ama bilmiyorsun her gece bir bir yolcuğu ettiğimi seni , sevdiklerimi ... Sonrası gelmeyen uykular ki sen o güzel yüzünle bozulmayan saçlarınla rüyalar aleminde gezerken ben belki de sana doymak için o zarifçe işlenmiş burnunu izliyorum. Nasıl olur da benim savaştan çıkmış gibi  olan saçlarıma nispet hala naif uyanır o saçların. Aşkı herkes her şeyle tanımlamış ben seni ne ile tanımlayayım.Ah bağrımın ortasında ilk gün ki gibi yanan ateş , senden evveli olmayan ben bugün hayata daha bağlı isem sebebi sensin. Sana bakmak yeniden doğmaktır, sana bakmak yeniden çiçekler açmaktır, sana bakmak bir bedende iki olmaktır. Sana senli sayfaların içinde binlerce cümle kurabilirim ,sana seninde haberinin olmadığı milyonlarca neden sunabilirim. Kalbimin en ücra yerlerine dokunan adam ; bugün dallarım bahar bahçeyse sebebi sensin günüm daha aydın yüzüm daha paksa sebebi sensin. Hayattan bu denli zevk alıp geceleri seni kaybetme korkusundan uyuyamıyorsam sebebi yine sensin. İnsan kendinden çok kimseyi sevmemeli değil mi? Ama sevmezsek insan olmayız. O yüzden benden önce gitme ötelere hem belli mi olur başka bahçelere de çiçek olursun. Ama o güne dek en güzel bahçen ben kalayım ve sen saçlarıma her daim kiraz çiçeği ol...
  • Zin,Memo’yu görünce birden yıkılıverir yere.Memo bu sırada onu görmez gül ve reyhanları seyrederek şöyle der:
    “Ey gül;Gerçi sen de nazeninsin,
    Sen nerde,Zin’in yüzünün rengi nerde?
    Ey gül!Gerçi senin güzel kokun var,
    Reyhan senin için kara yüzlü olmuş.
    Fakat siz yarimin zülfüne benzemezsiniz.
    İkiniz de arsız ve hazversiniz.
    Ey bülbül!Gerçi sen de aşk adamısın,
    Kırmızı gül mumunun pervanesisin.
    Benim Zin’im senin kırmız gülanden daha şendir.
    Benim bahtım da senin talihinden daha karadır.
    Ey sonucu iyi olan büybül!Asıl bülbül benim.
    Boşuna kendini niçin kötü adlı yapıyorsun.
    İlkbaharda gül bahçeleri
    Bir değil,yüzbinlerce gül verirler.
    Benzerleri çok olan yerler
    Huri ve melek bile olsalar
    Sebep olmaz onlar hiçbir yerde
    Çünkü bulunurlar her yerde
    Bir tane olsa,eşsiz ve emsalsiz olsa
    O da Zin gibi ve Ankara gibi perde arkasında olsa
    Aşık o zaman neyle teselli bulur?
    Sabretmeden,ölmeden,çaresi nedir onun?”
  • Hayatta önemi olan yalnızca dört soru vardır, Don Octavio.
    Kutsal olan nedir? Ruh neden oluşmuştur? Uğruna yaşamaya değer ne var?
    Ve uğruna ölmeye değer ne var? Her birine cevap aynıdır.
    Yalnızca aşk.

    Don Juan DeMarco 1994
  • Nedir bu kavgamız nedir bu telaş!
    Ömürde dilimiz biter yavaş yavaş,
    Üç günlük dünyanın herşeyi fâni,
    Bir dost, sevda, muhabbet kalır arkada...

    Sen yolcu!
    Bu yalan dünya hancıdır,
    öyle bir gün var ki yürekte sancıdır,
    Yer gök bir olup da hesab sorulunca,
    En sevdiğin bile senden davacıdır...

    Öyle bir aşk var ki yüceden yücedir,
    Dil bitmez, gönülde iki hecedir,
    Hangi yana baksam O'ndan eser var,
    Sır dolu çözülmez bir bilmecedir...

    https://youtu.be/YrwkE9XDi6w
  • - Aşk nedir Kimya?
    - Vallahi gizli kalmayacak kadar aşikar, görülmeyecek kadar gizli. O taşların arasındaki ateş gibidir; onu hareket ettirirsen tutuşur ve yanar, bıraktığında kaybolur.
  • -Gerçek aşk nedir bilir misin?
    +Nedir?
    -Onu görünce kalbinin yerinden çıkacak gibi olmasıdır, ellerinin titremesidir, karnının karıncalanmasıdır.