•  .
    .
     
    Hani bir gün bir çobana rastlamıştık 
    Kavalıyla bir sümbülü emziriyordu 
    Adı ferhat mıydı neydi 
    Koyunların kurtların böceklerin ve çiçeklerin 
    Sadakatten mest oldukları 
    Her birinin gözlerinde 
    Kaybolur gibi kayar gibi 
    Dalıp gittiğimiz o saadet evreni 
    Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç 
    Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan. 
      
  • "Hatırlayanımız var mı, sevgi neydi?..."
    İskender Pala
    Sayfa 17 - Alfa Yayınları-21.Baskı
  • ×
    Ne güzeldi; yüzü bir esin, bir tutku kaynağıydı! Duyuyordum bunu, ama tam anlayamıyordum. şimdi bile kendi kendime sorarım: bir esin kaynağı mıdır aşk; şairlerin, ressamların yabancısı olmadığı bir esin kaynağı mıdır? (..)
  • Bir soru sorayım sizlere...! Neydi bu beni bile bile yakan ateş? Aptallaştıran, körleştiren duygu? Yemek yemek gelmiyor içimden, uyumak gelmiyor, uyanmak gelmiyor, su içmek hele su içmek sanki yakıyor da yakıyor... Beni kontrolü altına kişi karşımda otursa da onu seyrederken ömrüm bitse isteği... Bu neydi şimdi? Aşk mı? Ben aşık mıyım şimdi?
  • 528 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Merhaba sevgili dostlarım inceleme yazamadığım uzun bir aradan sonra :)

    Nerden başlasam bilmiyorum. Bu kitaba baaaaa-yıllllll-mışşşş-tımmmmm okuduğumda. O kadar da çok olmadı biteli aslında. Kitap benim için öyle heyecanlıydı ki. Okurken yaşadım her satırı kahramanlarımızla birlikte resmen ben de. Başları tehlikeye girdiğinde kalp atışlarım mı hızlanmadı, gözlerimi sıkıca kapatıp devamını okumak mı istemedim? Birbirlerini üzdüğünü sandığım anlarda ağlamamazlık mı ettim? Hepsini bizzat derinlerimde hissettim ve yaşadım. İhanet sandığım an öylesine korktuğum kısımların aslında çok masum bir güzellikte olduğunu görünce mutluluktan mı gözlerim yaşarmadı? Sorularımdaki olumsuzluk eklerini çıkartıp atın geriye kalanlar bilin ki cevabımdır... Kargalar meclisi kitabının hırsızlar çetesi büyük bir görev üstlenirler, bunun altından kalkabilecekler mi ki? Dostluk mu kazanacak? Dost sandıklarımız aslında düşman mı?

    KAZ
    Gizemli kahramanım benim duygusuz gibi algılanan çoğu zaman çevresindekiler tarafından aslında arkadaşlarını önemseyen güzel yürekli dostum. Çocukluğundan kalma sırrının intikamıyla yanan Kaz, bu hırsız çetesinin lideri... Peki abisiyle ilgili olan onu bu kadar üzen anısı neydi? Ve o hiç çıkarmadığın eldivenlerin. Karakterin, her zorlukta o güçlü duruşunla itiraf ediyorum etkiledin beni :)

    INEJ
    Kaz'ın gölgesi, sevgili hayaletimiz, onun da hikâyesi çok değerli, Kaz' a aşık mı ki? Ya Kaz onu seviyor mu? Derin bir yara alır Inej. Peki ya Kaz onu kurtarabilecek mi? Inej büyük görevde üstüne düşeni yapabilecek kadar yaşayacak mı?

    MATTHİAS
    Yakışıklı drüskelle o bir asker vatanı için her şeyini veren. Neden cehennem kapısına atıldı ve feci bir cezaya mahkum edildi? Nina yüzünden mi?
    Nina'ya aşık mı? Yoksa ölesiye nefret mi ediyor? En büyük aşklar nefretten mi doğar? Duyulan nefret bir insanı öldürmek isteyecek kadar büyük müdür?
    Kaz, Nina ve diğerleri onu cehennem kapısından kurtarabilecek mi? O Nina'ya, rağmen, belki de vatanına karşı olan bu göreve katılmayı kabul edecek mi? Nina'dan intikam mı alacak yoksa ona olan aşkı üstün mü gelecek nefretine?

    NİNA
    O hem bir grisha hem de cellat. Sevdim ben seni. Neden iftira attın ki seni kurtaran Matthias'a. Matthias için bir cadı mıydı sadece Nina ya da onun aşkı? Peki Matthias'ı önce cehennem kapısına mahkum etmek sonra onu çıkarmaya yardım etmek neden Nina? Bu göreve katılmayı bu yüzden mi istedin, onu kurtarmak geçmişin kötü izlerini silebilmek için? Matthias ona kendisi yüzünden yaşadıklarının bedelini ödetecek mi?
    Nina arkadaşları için hayatını tehlikeye atan bir şey mi yapacak? Hayatta kalabilecek mi? Yoksa gücü onu yiyip bitirecek mi? Matthias'a en güvendiği anda Nina sırtından mı bıçaklanacak? Nefret dolu bu aşk kederle mi bitecek, yoksa sevgi mi kazanacak?

    JESPER
    Kumar oynamadan duramazsın değil mi sen? Biraz söz dinle, Kaz'ı dinle... Çetemizin sevgili nişancısı...

    WYLAN
    Babanın düşmanın olduğunu düşün, ne yapardın sen onun yerinde olsan? Ekiple bir olup babasına ders vermesinin zamanı gelmişti belki de Wylan'ın? Gerçek yüzünü görecekti babasının, babası gözlerinin önünde onu görmezken hem de... Diğerlerine kıyasla ana kuzusu gibi görünse de sevgili bombacımızdı o bizim.

    Serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum çokça. Şu an finallerime çalışmalıyım ama söz vermiştim bu kitaba inceleme yazacağım sana diye dayanamadım döktüm yine böyle bir yoğunlukta hislerimi. Okuyun okutturun bu kitabı yoksa çok ayıp edersiniz.

    Birlikte başladık ama birlikte bitiremedik olsun Nausicaä'm. Bu kitapla tanıştırdığın için ne kadar teşekkür etsem az sana, iyi ki varsın...

    İncelememden sonra Leylim Leylim'i okuyanları görünce öylesine mutlu olmuştum ki aynı hisleri bu kitapta da yaşamak isterim. Beni bu güzel duygudan mahrum bırakmazsınız umarım...

    Biraz da alıntı...

    "Her kalbin kendine has bir atışı var."
    (Anlamlı)

    ... bir gülümsemesi neden elli kişininkine bedeldi?
    (Özel)

    “Senin çeneni kapayıp yolumdan çekilme anlayışın bu mu?” ...
    “Senin teşekkür etme anlayışın bu mu?”
    (Tatliş)

    "Ah, ..., seni o kadar özledim ki."
    (Özlem dolu)

    "Bırak beni."
    "Bırakamam."
    (Bağlılık)

    "Ben seni korumak için varım. Buna ancak ölüm engel olabilir."
    ...
    "Buradan sağ çıkarsak seni çılgınca öpeceğim."
    (Cesaret ve aşk)

    "... şimdi de aynı şeyi yapıyordu. Onu bir kez daha terk ediyordu."
    (Ayrılık)

    "... Gülüşün beni uyandırıyordu."
    "Gülüşümden hep nefret ederdin."
    "Gülüşünü severdim, ... Seni de sevebilirdim."
    Sevebilirdi. Bir zamanlar.
    (Pişmanlık)

    "... senin yaşamana ihtiyacım var."
    "... bensiz de yapabilirsin, biliyorsun."
    ... "Sensiz yapmak istemiyorum ama."
    (Hüzün)

    “Gitme,” dedi nefes nefese. Gözlerinden yaşlar süzüldü. “Sonuna kadar kal.”
    “Ve sonrasında,” dedi. “Ve daima.”

    SONNN

    Mutlu akşamlar eklemiyor musun listene, ayıp ediyorsun şayet gerçekten düşündüysen böyle bana Kaz'a, Nina'ya, Matthias'a, Inej'e ve diğer herkese :)
    Bu arada okuyan yüreğine en içten sevgilerimle...
    Fıçı'ya davetlisiniz, bu macera bu kitapla bitmiyor, siz de okuyun serinin ilk kitabını sonra kaldığımız yerden hep birlikte devam edelim hem daha güzel olmaz mı? Beklerim sizi :)
  • Marifet tuzlu kahveyi içebilmek veya içerebilmek değildi. Yıllarca bu kahveyi sevdiğiniz ve soyadını almak istediğiniz adama içirmek için kurduğunuz tüm hayaller gözyaşlarında yüzme öğrendi. Mesele sevilen KADININ tuzlu kahvesinin içilmek istenmesi de değildi. Önemli olan BABA ocağından vazgeçip, sevdiği ADAMIN ocağına gelen KADINA BABA ocağını aratmamaktı. BABASININ SOYADINDAN vazgeçecek kadar çok seven bir KADININ helali olmayı başarabilmekti. Önemli olan neydi biliyormusunuz?
    Çok sevdiği adam uğruna yılmayan, vazgeçmeyen ve bir an olsun aşkta yenilgiye düşmeyecek olan KADININ, SOYADINI alacağı adam için her türlü zorluklara karşı göğüs germesiydi. Peki her aşk helal miydi? Helalse bu gidenler kim di? Helal olanlar son nefesimizi yanında vereceklerimiz, gidenler ise can bildiklerimizdi...