De hele Hafız!
Yolu düşer mi yârin, hasret kokan gecelerimize?
Kaç gözyaşı söndürür yüreğimizin yanan kuytularını?
Kaç heyhat unutturur dost diye bildiklerimizin açtığı yarayı?
Kaç geceden sonra fecri görür uykusuz gözlerimiz?
Tanımadığımız bir zamanda,
Anlamadığımız bir lisanın şaşkınlığı içinde
Lâl olmuşlarız Hafız!
Kuş olduk Süleymanlar göçtü,
Süleyman olduk kuşların nesli tükendi!