Puan vermedi·201 syf.··
2026 5. kitabı
Platon’un bu dört diyalogu bir arada okunduğunda, karşımıza sadece bir filozof değil, bilinçli bir rahatsız edici biri çıkar. Sokrates’in Savunması’nda kendisini “at sineği”, Atina’yı ise soylu ama
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
Yaşam | Ölüm
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 133. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 15:31
Deneme yazarı, şair, felsefeci,düşünür
Oruç Aruoba
Oruç Aruoba
nın yaşam ve ölüm konulu konferansı.. Şiirsel bir ölüm övgüsü ve alegorik bir yaşam yergisi.. Ölümün yaşama kattığı anlam ve oluşturduğu bütünsel
Edebiyat & Roman
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Felsefenin Tesellisi Felsefeye bakış açınızı değiştirecek bir kitapla geldim. Ön okuma, felsefe temeli vs. şart değil. Sadece “Nasıl ya?” diyen meraklı bir zihin yeterli. Bu kitap, Platon’dan Nietzsche’ye uzanan filozofların hayatlarından, kaygılarımıza, yalnızlıklarımıza, aşağılanmalarımıza ve kırılgan benliklerimize derman sunuyor. Ama kuru kuru değil; yer yer hınzır, yer yer tokat gibi satırlarla. Aklımda kalanlar: – "Beni beraat ettirseniz de yüz kere ölmem gerekse bile, davranışlarımı değiştirmeyeceğim." – “Sohbetlerde tercihim doğruyu söylemektense, insanların benden hoşlanmasıydı.” – “Reklam, bizim telkinlere ne kadar açık olduğumuzun ispatı.” – “İbadet pahalı bir işti: Atena için inek, Artemis için keçi, Asklepios için horoz.” – “Cesaret, bir işin peşini bırakmamaktır.” – “Ne yediğimizden çok, kiminle yediğimiz önemlidir.” – “Yalnızca düşmanca tavırlar değil, konfor da bizi sorgulamaktan alıkoyar.” – “Belki bu gece, belki daha yakın bir zamanda… Üzerinde güvenle yürüdüğümüz zemin yarılabilir.” Sonuç? Hayatın tokatlarına karşı filozoflardan gelen içten ama tok duruşlara ihtiyacınız varsa, bu kitap sizi yormadan kendine çeker. Kafanız karışmaz, ama bakışınız değişebilir.
Felsefenin TesellisiAlain de Botton · Sel Yayıncılık · 20224,255 okunma
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 209. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 23:14
Corpus Hermeticum, antik çağın sonlarında (özellikle M.S. 2-3. yüzyıllarda) yazılmış, "Hermetik" gelenek adı verilen felsefi ve mistik bir düşünce sisteminin temel metinlerindendir. Metinler, Tanrı, evren, ruh, akıl, kader ve kurtuluş gibi kavramları işler. Bu öğretiler, Hermes Trismegistos (Üç Kere Bilge Hermes) adlı yarı-mitolojik bir figüre atfedilir. Kitap; Platoncu, Stoacı ve Doğu mistisizmiyle iç içe geçmiş bir bilgelik metnidir. Epokhe Yayınları, felsefi derinliği olan metinleri hem akademik hem de bağımsal okuyucuya uygun biçimde sunmuş. Çeviri dili oldukça sadeleştirilmiş, şiirsel bir anlatımla sunulmuş Metinler diyalog şeklinde. Genellikle Hermes ile bir öğrencisi arasında geçiyor .Bazen de oglu Yatırım,Asklepios la olan konuşmalar var . Tanrının varlığı ve birliği ana tema .Hristiyanlık müjdeleyen konusmalar mevcut İnsan ruhunun Tanrı’dan kopuşu ve yeniden ona dönüş arzusuna dair anlatılar var. İnsanın,Tanrı'nın suretinde yaratılması ve aklını kullanarak Tanrı’ya yeniden ulaşabileceği anlasiliyor.Kendini ve Tanrı’yı bilen insan kurtuluşa erer ana tema .. Felsefi/metafizik metinlere ilgi duyanlar,Hermetik, gnostik ve mistik düşünceye ilgi gösterenler Antik felsefe, özellikle Orta Platonculuk ve Stoacılık meraklıları için harika bir kaynak .. Kitapla kalın dostlar...
Corpus Hermeticum
Corpus Hermeticum
Kolektif
Kolektif
Corpus HermeticumKolektif · Epokhe Yayınları · 20257 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
Beğendi
·
2017 92. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2017 19:36
Kitabı anlamak için ilk önce kahramanlarını bilmek gerekir. Kitabın kahramanları; Hasan, Esme,
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2025 16. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 14:50
"Biz bu diyarın gerçek varisleriyiz, dedik. Ama, bu mirasımızı, şimdiye kadar dört bucağa pek mirasyedice saçtık. Osmanlı devleti sırasında, dünyanın yedi harikasının elle tutulur sanat kalıntıları, babalarının mallarıymış gibi, şimdi, Batının çeşitli müzelerindedir. 'Ne olacak? Gâvur putu! Yabancı şeyler!' dedik. O eski mimarlık ve heykeltraşlık anıtlarından çok daha önemli olarak, onlardan kalma bir de kültür zenginliği vardır. Onu da, bizim başımıza kondurmadan, 'Adam sen de! Vazgeç! Asklepios, aftospiyos, kıtıpiyoz Yunan kültürü! diye, Batılıların başlarına savurmuş bulunuyoruz. Şimdi biz, şapka diye, onların külahlarını taklide çalışıyoruz..." Kitabı başka bir amaçla okumak istemiştim ama sırf şu paragraf için bile okunmaya değerdir. Bizim olan güzeldir demeyi bir öğrensek şu coğrafyada her şey değişecek. Ben geçmişe mazi der geçerim ah vah etmem boşuna. O yüzden öğrensek diyorum. Bari şu saatten sonra sahiplenmeyi öğrensek. Miras bırakmayı öğrensek. Sadece bize faydalı olanı değil, bize ait olanı da miras bırakmayı bilebilsek. Tarih de miras kalıyor. Bu her şeyden kıymetli anlayana. "Asklepios, aftospiyos, kıtıpiyoz" "Gâvur putu! Yabancı şeyler!" demeyi bir bıraksak düzelecek sanki her şey. Bana öyle geliyor. ... Anadolu Tanrıları'na biraz daha hakimiyet için okudum, yine Troya'dan bol bol bahsediyor, severek okudum.
Edebiyat
Anadolu TanrılarıHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2005564 okunma
Reklam
Reklam