“Kürtçe,Arapça,Süryanice,Türkmence yakılmış bir ağıtın göğsüne yaslanır gibi,hayaline yaslanayım.Bir coğrafyanın bütün dillerine saplanmış,saplanıp kanatmış ve yüz yıl geçse de geçmek bilmeyen yaralarımız.Marquez’in derdini Mahmud Derviş’in derdinin yanına yaklaştıran da bu.Aynı yalnızlık.Aynı toprak.Aynı çaresiz kadınlar,savaşı kaybetmiş erkekler.”