Hz. Âişe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir:
“Resulullah (s.a.v.) beni altı yaşımda iken nikâh etti, dokuz yaşımda iken de benimle gerdeğe girdi. Daha sonra Medine'ye geldik. Ben bir ay sıtmaya tutuldum. Bu sebeple de saçlarım döküldü. Nihayet saçlarım tekrar büyüyerek omuzlarıma indi. Derken bana annem Ümmü Rumân geldi. Ben kız arkadaşlarımla birlikte bir salıncak üzerinde oynuyordum. Bana seslendi. Derhal yanına vardım. Benden ne isteyeceğini bilmiyordum. Elimden tutarak beni kapıda durdurdu. Nefesim kesilmiş, “Heh”, “Heh” diye soluyordum. Nihayet hızlı solumam geçti. Ümmü Ruman, beni, bir eve/odaya aldı. Bir de ne göreyim, evde, Ensar'dan bir takım kadınlar var. Kadınlar, bana:
“Hayırlı, uğurlu ve mübarek olsun” dediler. Annem Ümmü Rumân, beni, onlara teslim etti. Kadınlar başımı yıkadılar. Üstümü başımı düzelttiler. Resulullah (s.a.v.), kuşluk zamanı ansızın çıka geldi. Kadınlar beni ona teslim ettiler.”
Ebu Hanife'ye göre baba, küçük yaştaki kızını evlendirebilir. Fakat bu kız, ergenlik çağma girdiği zaman nikahını feshedip etmeme hususunda serbesttir. Dilerse nikahını devam ettirir, dilerse de devam ettirmez.