‘’Yeter!’’ dedi adam. ‘’Zaten yeterince düşmanımız var. Dışarıda yüzleşmemiz gereken daha kötü şeyler var!’’ Celaena yavaşça adama doğru döndü; yüzü kan içindeydi ve gözleri parlıyordu. ‘’ Hayır, yok,’’ dedi. ‘’Çünkü ben şu an buradayım.’’
‘’Neden ağlıyorsun?’’
‘’Çünkü’’ diye fısıldadı Celaena. Sesi titriyordu. ‘’Bana dünyanın nasıl bir yer olması gerektiğini hatırlatıyorsun. Dünyanın nasıl bir yer olabileceğini.’’
Bugün sana sarılmak istediğim için utanmam mı, minnet duymam mı gerek bilemiyorum; şu anın öncesinde neler yaşanırsa yaşansın, bunlar bir şekilde beni sana getirdi.