• İnsanlık bugün, birkaç yüz yıl sonra meydana gelecek bir Güneş tutulmasının tam saatini ve dünya üzerindeki izleme noktalarını son derece dakik bir şekilde hesap edebilecek kadar gelişmiş astronomi ilmine sahipken acaba İslam coğrafyası neden 'bayram günlerinin tarihi" ve "Ramazan ayının başlangıcı" konusunda hala anlaşamaz?
  • 910 yılının Mayıs ayında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çarpacağı söylentisi yayılır. Bu haber dünyada olduğu gibi İstanbul’da da bir panik yaratır. Kenar mahallelerdeki cahil kadınlar da bu işi kendi anlayışlarına göre yorumlarlar.Romanın kahramanı olan İrfan Galib’de bu mahallede oturmaktadır.Zengin bir ailenin oğlu olan İrfan ,batı ilimlerini tahsil etmiş ,geniş fikirli fakat tuhaflıkları olan bir gençtir. Yolda peçeli bir kadın görür.Onun çok güzel ve bilgili bir genç kız olduğunu hayal ederek peşine takılır.Bir çok tesadüften sonra ,bu güzelle ilgili hayaller kurar.Acemice bir konuşma girişiminden sonra kadın tarafından terslenir.Bu olay onu büyük bir kadın düşmanı yapar. Kadınların zayıflığı ile ilgili makaleler yazar.Kadınları korkutarak küçük düşürmek için Halley Kuyruklu Yıldızı ile ilgili konferanslar düzenlemeye karar verir. Anatomi ,astronomi,fizik karışımı tuhaf konferransına ,bir de kuyruklu yıldızın çarpmasıyla kopacak olan kıyameti tasvir eden korkunç rüya ekler.Bir süre sonra maceraperest bir kadından mektup alır.İrfan bu mektuba coşkun ve duygulu bir cevap yazdıktan sonra konferansının ikinci bölümünü hazırlar.Ev halkını ,mahalle esnafını kıyametin kopacağına inandırmıştır.Herkes birbirine itiraflarda bulunarak helalleşir.İkinci konferansta İrfan’ın kıyamet sahnesini tasvir ettiği sırada ,önceden hazırladığı küçük oyun sahnelenir.Etrafta patlayan çatpatlar ,fişekler ,yukarı katta devrilen masa ve dolaplar ,kadınları çılgına çevirir. Bu sırada tanımadığı hayranı ile mektuplaşması sürmektedir.Onun hakkında çok kötü şeyler öğrenmesine rağmen kadına evlenme teklif eder.Kadının bu evlilik için bir şartı vardır. Kuyruklu yıldızın çarpacağı ana kadar İrfan’a yüzünü göstermeyecektir. Halley’in görüneceği gün düğün yapılır.Evin damında dürbünle gökyüzünü araştıran gelinle güvey arasında bilimsel , felsefi ,uzun konuşmalar geçmektedir. Genç gelin ,evliliğinin ilk gününden aklını ,bilgisini kocasına ispat ederek, eşit şartlarda sürecek bir beraberliğin temelini atmıştır.Gelin hanım İrfan’dan kadınların öcünü almak için bir oyun yapmıştır ve bu oyunun sonunda İrfan’ın ona iyi bir koca olacağını anlamıştır.
  • Nedir sevgi
    Okusak da hakkında binlerce eser
    Yine de anlamış değiliz okuduğumuzu
    Tefsir kitapları okuduk
    Astronomi ve tıp okuduk
    Bilemedik, nereden başlasak
    Ezberledik dünya edebiyatında
    Ne varsa şiir ve deneme namına
    Tek bir satır bile hatırlamıyoruz onlardan
    Sevgi öğretmenlerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    II.
    Nedir sevgi
    Gizemli barınağında sorduk onu fakat
    Ne zaman varsak tutmak için
    Kaçtı her seferinde bizden
    Ardındayız ormanlarda yıllardır
    Ve yıllardır bu yüzden kaybolduk
    İzledik onu siyah Afrika’ya kadar
    Bengal’e, Nepal’e kadar
    Karaib denizine kadar ve Mayorka’ya
    Amazon ormanlarına kadar
    Ancak yetişemedik
    Aşk bilgelerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    III.
    Nedir sevgi
    Seçkinlere sorduk, bir de kıssacılara
    “En güzel söz” deseler de ikna olmadık
    Yoldaşlara sorduk bir kez de
    Dediler “Uysal bir çocuk
    Nergis üzerine şiirler yazan
    Karınca ve ceviz toplayan mama önlüğüne
    Düzenbaz ve hırçın bir çocuk
    Zalim kedileri bile kandıran”
    Aşk muhabirlerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    IV.
    Nedir sevgi
    Takva ehline sorduk, nafile
    Din adamlarına sorduk, faydasız
    Bir de sorduk sırdaşlara, boşuna
    Aşk ehline sorduk onu
    Dediler “Terk etti küçükken
    Rahatça taşıyarak serçelerle dalı”
    Yaşını sorduk akranlarına sevginin
    Gülerek cevap verdiler
    “Ne zaman biliniyordu ki aşkın yaşı”

    V.
    Nedir sevgi
    İlahi bir iş olduğunu işittik
    İnandık buna öylece
    Duyduk ki, bir kutsal yıldızmış
    Açtık bu yüzden camları her akşam
    Her akşam onu bekledik
    Bir şimşek olduğunu duyduk
    Dokunduğumuzda çarpacak
    İşittik ki, keskin bir kılıç o
    Çekersek kınından kesiliriz
    Sevgi yolcularına sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    VI.
    Nedir sevgi
    Görsek de yüzünü orkid çiçeğinde, anlamadık
    Sesini duyduk bülbülün ötüşünde, anlamadık
    Buğday başağı üstünde fark ettik onu
    Ve üzerinde ceylanın boynuzlarının
    Nisan renkleri içinde
    Ayıp işler yaparken
    Dikkat etmedik yalnız
    Aşk elçilerine sorduk
    Onlar da bizim kadar biliyor ancak

    VII.
    Sevgi krallarına sığındık tarihte
    Danıştık bu yüzden bir kez delisine Leyla’nın 
    Ve akıl sorduk Lübna’nın delisine bir kez
    Keşfettik ki
    Biziz kralları adlandıran
    Olamadılar aşklarında daha mutlu bizden
  • Bu astronomi mi yoksa felsefe mi?
    İkisi de aynı.
  • Gerçekleşecek güneş tutulması hakkında uzmanların konuşmalarını izliyorum. "astronomi" uzmanı doç. dr. xxx isimli şahsın tutulma ve etkileri hakkındaki konuşmasında takındığı ciddiyet ve mantık ile, "astroloji" uzmanı yyy isimli şahsın tutulma ve etkileri hakkındaki konuşmasında takındığı nonoşluğu inceledim. Bilim ile falcılık arasındaki farkı daha net belli olamaz herhalde..!
  • Beşeri ilimlere liberalia studia diyoruz. Ortaçağdaki hiyerarşiye göre ilk üçü gramer, retorik ve mantıktır. Geri kalan dördü ise arimetik, astronomi, müzik ve geometridir. Rönesans insanları özellikle bu alanlarda eğitim görerek akıllı ve erdemli olmayı öğrendiler
  • Cengiz'in, Orta Asya geleneğinin en önemli öğelerinden biri olan süvari birliklerinden oluşan ordularının görülmemiş sürati, inanılması güç haberleşme kabiliyeti, tarihin daha önce ancak Roma ve Orta Asya ordularından bildiği çelik disiplini ve insan muhayyilesinin ötesine geçen gaddarlığı bir sene gibi bir zamanda Ortadoğu'da kurulmuş kültür altyapısını yok etti; medreseler dağıldı, astronomi gözlemevleri harabeye döndü, kütüphaneler ya kül oldu ya da nehirlere atıldı, seyahat emniyeti kalmadı.
    Celal Şengör
    İş Bankası Kültür Yayınları