Asım

Soğuk bir günde karşılaşan kirpiler.
İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar. Çağdaş toplumlarda incinmek ve diğerlerini incitmek eskiden olduğundan daha kolay.
Sayfa 31·Kitabı okuyor
Gerçek tutkuların ancak olgun yaşta yaşanacağını, çünkü tutkunun ancak içine güçsüzlüğün karışmasıyla ve her hazzın son kozunu oynayan bir kumarbaz gibi tadılmasıyla güzelleşeceğini ve coşkunlaşacağını söyleyen XVIII. Louis'nin yozlaştırıcı düşüncesine kim karşı koyabilirdi?
Sayfa 247·Kitabı okudu
Frapesle’in kapisinin önünde, ona haksız yere, mutluluğumuzun bir mezardan dogacağı düşüncesini yüklediğim günden beri, ruhunu hoyrat bir tutkunun izlerini taşıyan dileklerle lekelemekten utanıyordum. Söze girdi ve yumuşacık bir ses tonuyla benim her şeyim olamayacağını, bunu anlamam gerektiğini söyledi.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Arapçada "noktasız" ha ile yazılan tahayyül becerikli olmak, maharet göstermek, hiyle yapmak, hiyel ilmiyle uğraşmak, hiylekâr ve hiyelkar olmak gibi anlamlara geliyordu. "noktalı" hı ile yazılan tahayyül ise hayal etmek, imgelemek anlamina geliyordu. Sonuçta, hiyelkâr da hayalkar da tahayyül ediyordu.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Tahayyül
GAMZE Mİ? NEUZÜBİLLEH!..
Gamze kelimesine sözlükler ilk olarak “yanakta tabii olarak bulunan veya gülümseme esnasında oluşan çukurluk” anlamını verirler. Ancak, edebiyat estetiğinde asıl gamze “sitemli ve süzgün bakış” demek olan yan anlamda gizlidir. … Sevgili, aşığına süzgün bakışlarıyla naz yapar ve gamzedeki zamanlaması bir harikadır. Gamze, aşığın kalbini hedef alan bir cellattır.
Sayfa 36·Kitabı okuyor
Gam*zedeyim