Ateş oldum, yanıp tutuştum kendi düşüncelerimden,
niye,
bu katılık
bu güvensizlik
bu nefret ?
derisini değiştirmeyen yılan,
kafasını değiştirmeyen insan,
ölmeye mahkumdur.
sadece bir aptal sürekli taşlara ya da insanlara takılır.
bazı sırlar vardır,
yalnız dostlara anlatılacak.
bazı sırlar vardır,
dostlara bile anlatılmayacak.
bazı sırlar vardır,
kendimize bile açıklanmayacak...
neyse,
doğrular ve yanlışlar yoktur sadece yorumlar vardır
beni anlamıyorlar,
ben,
bu kulaklara göre ağız değilim.
Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman,
Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü.
Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman
Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.
Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman
Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi. Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.
Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.