• > İncelememi kaleme aldığım bu günün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız ve güzel bir tesadüf olmasının vermiş olduğu keyifle başladım incelememe. Evet, gene geldik bir kitabımızın sonuna ve biz gerçek okurlar için sondan sonra olan en güzel kısmına. Güzel kısmına diyorum çünkü her okur okuduğu kitaba dair düşünce ve görüşlerini katarak iyi bir inceleme yapmak ister diye düşünüyor ve bunu her daim fikren destekliyorum.

    > Evet, bugün size güzel bir inceleme yapmak isterdim doğrusu, ama gel gelelim doğruları yazmadan da edemeyeceğim. Bu size burada, kitap hakkında kötü bir inceleme çıkaracağım anlamına da gelmesin lütfen çünkü benim incelemelerimi bilen çoğu arkadaşlarım, her ne kadar kritik etsem de, iyi bir şey çıkaracağımı biliyorlar diye düşünüyorum. Kritikte yapsanız da, iyi bir kritik yapınız arkadaşlar!

    > Elimde şu anda, kendisini çok severek takip ettiğim Türk tarihçi, akademisyen, yazar ve hatta Türk Tarih Kurumu şeref üyesi olan Sn. İlber Ortaylı’nın, Ocak 2018 tarihli birinci baskı “ATATÜRK” eseri duruyor. Çok büyük bir heves ile almıştım ve okumuştum oysa ben bu eseri. Sanırım burada bir hataya düştüğümü, bu sabah Murat Ç ‘nin yine bu kitaba dair şu #26989983 incelemesini okuduktan sonra daha iyi anladım diyebilirim. İncelemede ne diyordu Murat: “Kitabın iki markası vardır; ATATÜRK ve İlber Ortaylı. O yüzden çok satanlar listesinde olması çok doğaldır.” Bu sözüne kesinlikle katılıyor ve kendisini de bir okur olarak doğruluyorum.

    > ATATÜRK’ü size bir okur olarak anlatmaya çalışsam, ne bildiklerim, ne okuduklarım ne de burada sayfalar yeter kendisi hakkında. Zaten bu değil midir, bizi böylesi güzel tasarımlı bir kapakta kitaba çeken??? Evet, kaçınılmaz bir gerçektir ki “Ulu Önder” ‘in ta kendisidir, İlber Hocamızın bu kitabını alıp okumamıza en büyük etken. Ama olmadı be İlber Hocam!!! Beni bu sefer hayal kırıklığına uğrattım resmen. Gerçekten ilk 100 bilemediniz 150 sayfa Atatürk’ü okuyorsunuz ve sonrasında birden o dönemin ufak tefek tarihi alıntıları, anekdotları ve karakterleri ile bulu veriyorsunuz kendinizi. Hocam, biz zaten bunları bir okur olarak biliyoruz ve birçoğumuzda bu tarihi yaşanmışlıkları hatim etti zaten. Ben bir tarihçi olarak sizden daha üst seviyede, daha bir ciddi monografi beklerken, inanın bir nevi biyografi olan bu kitabınız beni şahsen hayal kırıklığına uğrattı.

    > Kitabınızı okurken, anlattığınız dönemlerin örtüşen hadiselerini, Sn. Turgut Özakman ‘dan okumuş olduğum Şu Çılgın Türkler - Diriliş - Cumhuriyet Türk Mucizesi ve Cumhuriyet Türk Mucizesi - 2. Kitap muhteşem üçlemesi eserlerinde hissederek, yeri geldiğinde de gözyaşlarımı bastırarak okudum be Hocam!!! Daha nice eserler var, belki bir monografi ve biyografi olarak değilse de, kendisini ciddi anlamda ele alan, o mücadele sürecinin öncesini ve sonrasında yaşananları detaylıca anlatan. Bunları ufaktan listeleyecek olursam: Falih Rıfkı Atay - Çankaya: Atatürk Devri Hatıraları, Şevket Süreyya Aydemir - Tek Adam, şu an okumakta olduğum Andrew Mango - Atatürk - Modern Türkiye'nin Kurucusu Yakup Kadri Karaosmanoğlu – Atatürk, Hıfzı Topuz – Gazi ve Fikriye, Klaus Kreiser – Atatürk, Emre Kongar – Devrim Tarihi ve Toplumbilim Açısından Atatürk, Usta romancı Yılmaz Gürbüz'ün kaleminden 5 cilt olan Mustafa Kemal'in Romanı, Lord Kinross – Atatürk, Norman Itzkowitz , Vamık D. Volkan – Ölümsüz Atatürk, Toktamış Ateş – Benim Atatürk Kitabım, Atilla İlhan – Hangi Atatürk, Taha Akyol – Ama Hangi Atatürk ve İlknur Güntürkün Kalıpçı’dan – Her Yönüyle İnsan Atatürk adlı eserlerdir.

    > İlber Hocam, bu eserler Atatürk’ün kendisi hakkında gerçekten daha geniş ve daha doyurucu bilgiler içermektedir. Ve bu güzide yazarlar konuyu da olması gerektiği gibi kaleme almışlardır. Sizin de şahsen bir Atatürk kitabım olsun hevesi ile bu kitabı kaleme almış olma ihtimalinizi bir okur olarak düşünmek bile istemiyorum. Kitabın sonlarına doğru belki bir umut diye gayretimden ödün vermeden hızlı ve emin bir şekilde okumaya devam ettim, ama karşıma (benim açımdan) güzel bir son bile çıkmadı. Evet, Atatürk’ün elbette fani olduğunu ve öleceğini biliyordum, ama bunu birkaç satıra sığdırdığınıza inanmadım bile. Bakın burada inceleme ve kritiğime, Ulu Önder’in şu sözleri ile devam etmek istiyorum:

    “Sonradan uydurma bir eser meydana getirilerek ertesi gün pişman olmaktansa, hiçbir eser meydana getirmemek, beceriksizliğin itiraf etmek daha iyidir.” (1931)

    > Evet, biraz ağır olduğunun farkındayım, ama ben de Murat kardeşim gibi sizin bu hatanızdan döneceğiniz ümidimi hala kaybetmiş değilim. En azından, bir telafi olarak ileride bir roman niteliğinde eser ile kendinizi belki okurlarınıza karşı affettirebilirsiniz düşüncesindeyim. Siz ki, ne kadar tarihi bir bilgi ile donatılmış kişilik olarak, bu kendi eserinizi bir başkası yazmışçasına elinize alıp baktığınızda, bunu kim böyle kaleme almış arkadaş derdiniz buna eminim.

    > Bunların dışında Kitaba gelecek olursak: kitap, içeriğinde Mustafa Kemal Atatürk hakkında bugüne kadar bizlere öğretilen ve bildiğimiz birçok şeyin aslında yanlış olduğu detayını da biz okurlara gayet yerinde ve olması gerektiği gibi anlatıyor. İlber Hocam, Ulu Önder’i burada ele alırken, gayet akıcı bir üslupta biz okurlara aktarmış ve birçok kaynak sunmayı da ihmal etmemiş. Kendisiyle oturup bir arkadaş ortamındaymış gibi bu konuları konuşmayı çok isterim, ama onun beni, kendi üslubu ile “Hadi oradan cahil sende!” diyerek tersleyeceğine de eminim. :)) İlber Hocam gene karşı tezde bulunacak cahillere hazırlıklı gelmiş ve kitapta konu olan birçok yaşanmışlık, anekdot ve tarihi hadiselere kaynak sunarak ışık tutmuş, kendi engin bilgi ve birikimini de biz okurlarından esirgememiştir. Burada benim deyimimle, gene bir “Son cahil bükücü” ile karşı karşıyayız. Gayet akıcı ve zengin bir Türkçe ile biz okurların rahatlıkla okuyabileceği türden bir eser olduğunu da ifade etmeden geçemeyeceğim. Baskı hatasından kaynaklı (şahsen gördüğüm) bir yer olmuştur ve Kronik Kitap’a da bu hassasiyetlerinden ötürü çok teşekkür ederim. Bizim yaşımız oldu kırk ve deyim yerindeyse yolu yarıladık. Okuduk, okuduk ve elimizden geldiği kadarınca ilgi duyduğumuz konularda, özellikle de ülkemiz tarihi ve Atatürk hakkında aydınlanmaya çalıştık. İşte tam burada, Hocam güzel bir düşünce ile bu eseri biz yetişkinlere değil, gelecek Türk gençliğine armağan etmiş diyebilirim. Kendisi yaşamakta olduğumuz bu 21. yy.da özellikle bilinçli yürütülen çirkin kampanyalar, tahrifatlar ve dijital (sanal) ortamda yer alan bilgi kirliliğinin gençlerimiz üzerinde yürütülmekte olan sinsi ve kindar bir oyun düşünüyor ki ve ben bu konuda da kendisini şahsen çok doğru buluyorum. Daha dün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız da bile bunu bir kitap platformunda canlı canlı yaşamadık mı? Karşı düşünce resmen kinini, öfkesini ve tarihe olan düşüncelerini biz kendisini seven, anan ve paylaşanlara kusmadılar mı? Edebiyat ve hümanizm adı altında bizleri “ırkçılık ve faşizm” ile suçlamadılar mı? Evet, bunların hepsini tarihte olduğu gibi bugünde görüyoruz ve daha göreceğiz de. Siz genç arkadaşlarım, şayet benim bu incelememi bu noktaya kadar okuma zahmeti gösterdiyseniz, Ulu Önder Atatürk üzerine kolay okunabilir bir kaynak arayışı içindeyseniz, o zaman geçmişe biraz olsun ışık tutmak, aydınlanmak açısından konuya bu kitapla başlamanızda fayda var diyebilirim. Yukarıda bahsettiğim diğer kitapları da ilerleyen zaman dilimlerinde ele almanız daha faydalı olacaktır.

    > Ne demişti Atatürk siz gençler için? “Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.”

    > Ya biz bireyler için ne demişti? “Tarih bir milletin neler başarabilme gücünde olduğunu gösteren en doğru bir kılavuzdur.”

    > Bir de bunu eklemeden edemeyeceğim:

    Ey Türk Gençliği!

    Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

    Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

    Mustafa Kemal Atatürk
    20 Ekim 1927

    Son olarak:
    Yukarıda da kaleme aldığım üzere, güzide tarihçi yazarımız Sn. İlber Ortaylı, ilk defa kaleme aldığı bir biyografi eserini biz okurlarına sundu. Bu şerefi de, hepimizin bildiği Türkiye Cumhuriyetinin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e hitaben kaleme aldı. Kendi tarihi birikim ve kaynak araştırması ile bize Atatürk hakkında bir okunası eser daha kazandırdı. Ben şahsen kritiğimi dile getirsem de, böylesi bir eserin kişisel kütüphanemde olmasından memnunum ve ileride de oğluma bırakacağım tarihi bir kültürel zenginlik olarak görüyorum. Evet, çok zorlamayacak ve kolay algılanabilecek bir kitap olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk eserini siz değerli arkadaşlarıma ve okurlara tavsiye edebilirim. Sizler de benim gibi, kişisel kütüphanenizde bu eser için bir yer ayırınız. İnsanlarımız, Devlet-i 'Aliyye Osmanlıyı ve Atatürk’ü popüler ana medya dizilerinden ve ne oldukları belli olmayan fason tarihçilerden takip ediyorlar. Sonra yanlış bilgi ve çarpıtılmış tarihi gerçekler ile gerek gündelik hayatlarında, gerek sosyal mecralarda konulara müdahil oluyorlar ve bir gün konuya ehli vaki birisine de denk gelince kısadan hisse kaçıyorlar ya da yanlışı yüksek tonda doğruymuşçasına savunuyorlar. Tarihimizi, Osmanlıyı, Atatürk’ü detaylıca ve olması gerektiği gibi okuyup ele alalım. Çünkü: “Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve geniş kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuşlardır. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe ve cihana bildirmek bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” der Atatürk. Evet, bir kitap incelememizin daha sonuna geldik. Herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

    Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

    ~ Adem YEŞİL ~
  • Ekim ayı dergilerimin ilkini bitirmiş bulunmaktayım. İçeriği çok iyi düzenlenmiş, bir solukta okunabilen bir dergi. Güncel olaylara fazlasıyla yer vermesi dikkatimi çeken bir başka özelliği benim için. Bu ayki sayı da Atilla İlhan kapağı ve konusuyla yer edinmiş. Derginin bu sayısına tek eleştirim Atilla İlhan’ın hayatını, sanatını, edebiyatını biraz daha fazla ele alabilirlermiş. Ama genel olarak her zaman ki gibi iyi bir sayıydı. Atilla İlhan demişken biraz ondan bahsetmek iyi olur:

    15 Haziran 1925'te Menemen'de doğmuştur. Tam ismi, Attila Hamdi İlhan'dır. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 Şubat'ında, 16 yaşındayken tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı. Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi'ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı'nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı. 1946'ta mezun oldu. İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Üniversite hayatının başarılı geçen yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayımlanmaya başladı. 1948'de ilk şiir kitabı Duvar'ı kendi imkânlarıyla yayımladı.
    1948 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Nâzım Hikmet'i kurtarma hareketine katılmak üzere ilk kez Paris'e gitti. Bu harekette aktif rol oynadı. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan birçok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye'ye geri dönüşünde başı sık sık polisle derde girdi. Sansaryan Han'daki sorgulamalar ölüm, tehlike, gerilim temalarının işlendiği eserlerinde önemli rol oynamıştır. Şair bu gerilim havasını ilk şiirlerinde olmasa da özellikle Bela Çiçeği gibi kitaplarında eski günlerini yad ettiği ya da eleştirdiği şiirlerini yayımladı. Birkaç kez gözaltına alındı.
    1957'de gittiği Erzincan'da askerliğini yaptıktan sonra, tekrar İstanbul'a dönüş yapan Attilâ İlhan sinema çalışmalarına ağırlık verdi. On beşe yakın senaryoya Ali Kaptanoğlu adıyla imza attı. Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü. Sosyalizmin geldiği aşamaları ve televizyonculuğu incelediği bu dönem, babasının ölmesiyle birlikte yazarın İzmir dönemini başlattı. Sekiz yıl İzmir'de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler dizisinden Bıçağın Ucu yayımlandı. 1968'de evlendi, 15 yıl evli kaldı.
    Yazarın 'olgunluk dönemi' diye tanımlanabilecek edebiyat süreci Kurtlar Sofrası ile başlar. Sokaktaki Adam'da ne istediğini değil, ne istemediğini bilen biri anlatılırken; Zenciler Birbirine Benzemez'de Mehmed-Ali istedikleri ile istemedikleri arasında mütereddit bir karakteri yansıtmaktadır. Oysa Kurtlar Sofrası'nda Mahmud ne istediğini çok iyi bilen bir karakteri çizer. Bu üç romanıyla Attilâ İlhan Türk aydınına farklı açılardan bakar, fikirlerini diyalektik -materyalist bir sentez içinde derleyerek Türkiye için bir sentez önerir- ki sonradan yazdığı yedi kitaplık Aynanın İçindekiler serisi de bu zemine oturmaktadır. Bıçağın Ucu, Sırtlan Payı, Yaraya Tuz Basmak, Dersaadet'te Sabah Ezanları, O Karanlıkta Biz, Allah'ın Süngüleri: Reis Paşa ve Gazi Paşa bu seriyi oluşturan romanlardır. Her romanda yer alan karakterler, Türkiye'nin tarihinde köşebaşlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihi olaylar, politik ve sosyal dengelerle ele alınır. Birbirleriyle bağlantısı olan karakterlerden herbiri bir romanda ön plana çıkar ve olaylar onun gözlemleriyle aktarılır. Bu serinin bütünü irdelendiğinde yine, yazarın Türk aydınına yakın tarihimize bir bakma şansı tanıdığını ve kendi toplumcu-gerçekçi bakış açısıyla önergeler sunduğu görülür.
    Attilâ İlhan ilk kalp krizini 1985 yılında geçirdi. Bu tarihten sonra kardiyolojik sorunları devam eden İlhan'ın 2004'ten itibaren sağlık durumu daha da bozuldu. 11 Ekim 2005'te İstanbul'daki evinde geçirdiği ikinci kalp krizi sonucu hayata veda ettiğinde 80 yaşındaydı.
    Buradan daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

    https://www.antoloji.com/attila-ilhan/hayati/

    http://www.milliyet.com.tr/...erleri-molatik-8189/

    Derginin bütün yazılarını ve yazarlarını severek takip ediyorum. Özellikle Sıddık Akbayır’ın ‘Aşkolojik Açıdan Söz Sanatları’ duygularımı depreştirmedi değil. Ali Lidar’ın Jules Verne yazısıyla onun hakkında çok daha fazla bilgi edindim. Çocukluk hatıralarım canlandı diyebilirim. Mehmet Uzun’un duygularını, Ahmet Kaya’nın aşkını, Nilgün Marmara’nın acılarını, Hayko Cepkin’in öfkesini hissettim. Oktay Rıfat’ın şiirinin konusunu bir de Ömer Erdem’den okumuş oldum. Eh tabi film ve tiyatro sektöründeki çalışmalardan da haberimiz olmuş oluyor. Birde Cumaittin Turap’ın yıllar boyu hayalini kurduğu çalışmasını unutmadan buraya eklemeliyim. Ordu’nun Sayacabaşı köyünde Astro Cumali Gözlemevi’ni kuran ama ne yazık ki bizim cahil milletimizin tacizlerine maruz kalan abimiz umarım hakettiğin değeri, desteği bulur ve yapmak istediğin çalışmaları teker teker gerçekleştirebilirsin.

    Çok uzattım sanırım. Umarım sizinde keyifle okuyacağınız bir sayı olur.
  • 1) Nutuk
    2) Şevket Süreyya Aydemir - Tek Adam (3Cilt)
    3) Fabio L.Grassi - Atatürk
    4) Falih Rıfkı Atay- Çankaya
    5) Falih Rıfkı Atay- Atatürk Ne İdi ?
    6) Falih Rıfkı Atay- Babanız Atatürk
    7) Falih Rıfkı Atay- Atatürkçülük Nedir ?
    8) Falih Rıfkı Atay- Mustafa Kemal'in Ağzından Vahdettin
    9) Falih Rıfkı Atay- Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri
    10) Yakup Kadri Karaosmanoğlu- Atatürk
    11) Lord Kinross- Atatürk, Bir Milletin Yeniden Doğuşu
    12) Emre Kongar- Devrim Tarihi ve Toplum Bilinci Açısından Atatürk
    13) Atilla İlhan-Hangi Atatürk
    14) Klaus Kreiser- Atatürk
    15) Andrew Mango- Atatürk / Modern Türkiye’nin Kurucusu
    16) Taha Akyol - Ama Hangi Atatürk
    17) İlber Ortaylı- Atatürk

    Anı-Hatırat tarzı okumak isteyenler olur ise ileti altına yazabilirler. Yardımcı olmaya çalışırım.
  • arkadaşlar, türk yazım kurallarına göre noktadan sonra yeni cümleye büyük harfle başlanması gerektiğini elbette biliyorum ama bilerek ve isteyerek büyük harf kullanmıyorum çünkü bunu (özel isimler dışında) gereksiz ve anlamsız görüyorum. eğer okuduysanız bilirsiniz, Murathan Mungan, Atilla İlhan gibi yazarlar da kitaplarında yeni cümlelere küçük harfle devam eder. hatta bu konu hakkında yazılmış kısa bir yazı da ekleyeyim ki ne demek istediğimi belki anlarsınız:

    "imlâmızdaki büyük harf hastalığı; yazmayı, okumayı ve anlamayı, düşünmeyi kolaylaştırmamakta, bilâkis zorlaştırmaktadır.. yazı akmalıdır.. aynı büyüklükte devam etmekte olan harfler arasına ikide birde iri harfler sokuşturma merakı yahut mecburiyeti; hem dikkati dağıtmakta, hem daha fazla enerji sarfedilmesine sebebolmaktadır.. ayrıca başlıkların, spotların, alt başlıkların armonisini, simetrisini, âhengini bozmaktadır.. kısa veya uzun satırların başındaki kazma dişi gibi iri harfler gözleri de rahatsız etmektedir.. kelimelerin hepsi aynı hizada olduğu halde, yalnız büyük harfler hizanın dışına çıkıyor."
  • Ben bu kitaptan sonra şiir kitaplarını neden sevemediğimi anladım, çünkü bu kitap bana şiir kitaplarını sevmeyi öğretti. Neden derseniz, kitabın arka kısmında şairin okuduğunuz şiir hakkında verdiği bilgiler var, mesela hangi olay üzerine yazmış, nerede yazmış vs.. Bu şekilde fazlasıyla duygulu ve hissederek okunabiliyormuş şiirler. Sonuç olarak, çok beğendim ve okumaya devam edeceğim Atilla İlhan'ı ve diğer şairleri.
  • 1. öneri: #19862213
    3. öneri: #20657179

    Yazar ve şairlerin hayatını merak edenler için, bir belgesel listesi hazırladım. İzlemek isteyenler için aşağıda bağlantıları paylaşıyorum. Keyifli izlemeler. Edebiyatla kalın :)

    SABAHATTİN ALİ:

    Portreler Galerisi; https://www.youtube.com/watch?v=wxYEQuZ81q4
    Sabahattin Ali ve Kürk Mantolu Madonna; https://www.youtube.com/watch?v=3sEBpRUkb14
    Boş Zamanlar; https://www.youtube.com/watch?v=8FwnKX-ZNIs


    OĞUZ ATAY:

    Kurmaca Dünyanın İpliğinde bir Koza Oğuz Atay 1; https://www.youtube.com/watch?v=s3-XDgLiENI

    Oğuz Atay Belgeseli; https://www.youtube.com/watch?v=Q4Vtlid-wzs


    ZÜLFÜ LİVANELİ:

    Yiğidim Aslanım & Anıtkabir ( Önce ruhumuz gıdalansın ) ; https://www.youtube.com/watch?v=IkfmABuz5h0
    Zülfü Livaneli Kitap Sevgisini Anlatıyor; https://www.youtube.com/watch?v=hU5mAQf4ISk
    Abbas Güçlü ile Genç Bakış - Zülfü Livaneli; https://www.youtube.com/watch?v=AcDKS1p95v8
    Şehrin Sesi; https://www.youtube.com/watch?v=cQ0N8_ZM4tY
    Kültür ve Sanat Televizyonu Röportajı; https://www.youtube.com/watch?v=iUc04dvbeaQ
    ZÜLFÜ LİVANELİ’DEN YAŞAR KEMAL SÖYLEŞİSİ; https://www.youtube.com/watch?v=YJI8SJhfCCA
    ARŞİV ODASI: Zülfü Livaneli, 1996 - BBC TÜRKÇE; https://www.youtube.com/watch?v=C2EvYVluvAs
    Sunay Akınla Hayat Deyince Zülfü Livaneli; https://www.youtube.com/watch?v=DgW3KFSJGK0


    TURGUT UYAR:


    Boş Zamanlar Turgut Uyar Büyük Ev Ablukada; https://www.youtube.com/watch?v=ttWPZOW9ANc
    Şiirbaz -Turgut Uyar; https://www.youtube.com/watch?v=3HkNFIgLee0


    TOMRİS UYAR:

    Tomris Uyar Yazma Sürecini Anlatıyor - Kendi Sesinden: https://www.youtube.com/watch?v=sxq95Q6Fl1Y
    Türkiye'nin En Çok Sevilen Kadını: https://www.youtube.com/watch?v=ulxohu7bxgg
    İkinci Yeni'nin İlhamı: https://www.youtube.com/watch?v=sNI4FVgBgng


    YAŞAR KEMAL:

    Bir Yudum İnsan; https://www.youtube.com/watch?v=M9oVXqMKrmY
    Renklerle Yaşar Kemal Portresi: https://www.youtube.com/watch?v=IEvmayMhyfk
    Şiirsellik ve Politika Arasında; https://www.youtube.com/watch?v=EXXFyi0XCxM
    Yaşar Kemal - Çıplak Deniz Çıplak Ada: https://www.youtube.com/watch?v=RhCx_vyBVMI
    Çocukluk; https://www.youtube.com/watch?v=uPiCGZY1MrA
    Yaşar Kemal'in Ardından ( Sonundaki türküde gözleri dolmayan bizden değildir ) ; https://www.youtube.com/watch?v=Yf5ob4xbfV0
    Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek - Adnan Yücel - Yaşar Kemal'in Cenaze Töreni ( Bunu eklemezsem çatlardım ) ; https://www.youtube.com/watch?v=tH5L4pYdc9M


    YUNUS EMRE:

    Gönül Sultanları 31.Bölüm Yunus Emre : https://www.youtube.com/watch?v=R3RZiz_Im_w
    Yunus Emre Aşkın Sesi: https://www.youtube.com/watch?v=uBShcGovuyA


    İBN'ÜL ARABİ:


    MUHYIDDIN ARABI HAZRETLERI 1 - YOLUMUZU AYDINLATANLAR: https://www.youtube.com/watch?v=xMrd9f45aeY
    MUHYIDDIN ARABI HAZRETLERI 2 - YOLUMUZU AYDINLATANLAR:
    https://www.youtube.com/watch?v=uJtU60vw8nA
    MUHYIDDIN ARABI HAZRETLERI 3 - YOLUMUZU AYDINLATANLAR:
    https://www.youtube.com/watch?v=H6jgtQsjeyA


    YUSUF ATILGAN:

    Boş Zamanlar; https://www.youtube.com/watch?v=6FheSAw5XCY
    Evvel Zaman Sohbetleri; https://www.youtube.com/watch?v=o6OcE7D96oU


    ORHAN PAMUK:

    Bir Kentin İzindeki Romancı; https://www.youtube.com/watch?v=AHNm0ptOMnA
    Orhan Pamuk 25 Soru; https://www.youtube.com/watch?v=k8jvUPGGmZU
    Saf ve düşünceli romancı kitabı hakkında konuşur; https://www.youtube.com/watch?v=hASdwrDuqZM


    CEMAL SÜREYA:

    Şiirbaz; https://www.youtube.com/watch?v=KSxXXjsCRK4
    Portreler Galerisi: https://www.youtube.com/watch?v=DVfT19bRgBM
    Cemal Süreya Nasıl Birisi Olduğunu Anlatıyor: https://www.youtube.com/watch?v=36I9gD6zacA


    KEMAL TAHİR:

    Portreler Galerisi; https://www.youtube.com/watch?v=YI8Va1hVYWc


    HİLMİ YAVUZ:

    Hilmi Yavuz, Hakikat: https://www.youtube.com/watch?v=qjjoNKo6mLM
    Hilmi Yavuz'un En Yakın Tanığı: Hilmi Yavuz: https://www.youtube.com/watch?v=kZKw4espRsA
    Aykırı Sorular : https://www.youtube.com/watch?v=OfdH6k4k95A


    NECİP FAZIL:


    Necip Fazıl KISAKÜREK - Hayatı; https://www.youtube.com/watch?v=8N9mnKFbkzQ
    Necip Fazıl Kısakürek 1.Bölüm; https://www.youtube.com/watch?v=z3r_eNeztJM
    Necip Fazıl Kısakürek 2.Bölüm; https://www.youtube.com/watch?v=VSK17Xrl3Xo
    Necip Fazıl Kısakürek - Kendi Sesinden Hayatı: http://www.dailymotion.com/...nden-hayati_creation
    Necip Fazıl Kısakürek'in Yalvaran Mektupları: https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be

    ORHAN KEMAL:

    Yazının Ustaları; https://www.youtube.com/watch?v=odl_eNZVzd8
    Ayrıntı Sandığı: https://www.youtube.com/watch?v=z2nGCNMMWSQ
    Orhan Kemal Anlatıyor: http://www.dailymotion.com/...l-anlatiyor_creation


    NAZIM HİKMET:

    Bir Yudum İnsan; https://www.youtube.com/...cYToVgH7E&t=262s
    NAZIM HIKMET BELGESEL Bir Yudum Insan Nebil Ozgenturk MOSKOVA:
    https://www.youtube.com/watch?v=j3miTXNEHwA
    Nâzım'ın Kamerası: https://www.youtube.com/watch?v=p6DaqcgCcF0
    Nâzım'ın Küba Seyahati: https://www.youtube.com/watch?v=nvZDvIqxBa4
    Çizgilerle Nazım Hikmet: http://www.dailymotion.com/...azim-hikmet_creation




    PİR SULTAN ABDAL:

    Ulu Ozanlar - Pir Sultan Abdal; https://www.youtube.com/watch?v=e28hXww_RF4


    CEMİL MERİÇ:

    Türkiyenin Ruhu Cemil Meriç; https://www.youtube.com/watch?v=QI5QGVyQfYg
    Ümit Meriç, babası Cemil Meriç'i anlatıyor: http://www.dailymotion.com/...anlatiyor_shortfilms



    AŞIK VEYSEL:

    Aşık Veysel in kendi sesinden hayatı; http://www.dailymotion.com/...sinden-hayati_webcam
    Aşık Veysel Kimdir?: https://www.youtube.com/watch?v=bTY-iyfu0wQ
    Küçük Dünyam - 1. Bölüm - Aşık Veysel Belgeseli: https://www.youtube.com/watch?v=A_jdn93zWpA
    Küçük Dünyam - 2. Bölüm - Aşık Veysel Belgeseli: https://www.youtube.com/watch?v=tPb1_Wkh-7M
    Küçük Dünyam - 3. Bölüm - Aşık Veysel Belgeseli: https://www.youtube.com/watch?v=1glcxcHX86I
    Küçük Dünyam - 4. Bölüm - Aşık Veysel Belgeseli: https://www.youtube.com/watch?v=3LpFyzX6kOY
    Karanlık Dünya - Aşık Veysel: https://www.youtube.com/watch?v=VtPY1AX7pSQ




    ATİLLA İLHAN:

    Büyük Yolların Haydutu; https://www.youtube.com/watch?v=ls0S9mTwG4o
    Portreler Galerisi; https://www.youtube.com/watch?v=WJxTOBt3VTA
    Önce Şiir Vardı ; https://www.youtube.com/watch?v=ujPLIXkCGUk
    Selim İleri'nin Not Defteri'nden; https://www.youtube.com/watch?v=bMZoISQH8QE


    SAMİHA AYVERDİ:

    Kendi Gök Kubbemiz: https://www.youtube.com/watch?v=paozGIMrvmU
    Sâmiha Ayverdi Belgeseli: https://www.youtube.com/watch?v=nq25erQ8hSI
    SAMİHA AYVERDİ: https://www.youtube.com/watch?v=Vi8fGOwe1kE
    Selim İleri, Sâmiha Ayverdi-1: https://www.youtube.com/watch?v=xVY31ytMQXU
    Selim İleri, Sâmiha Ayverdi-2: https://www.youtube.com/...hwMGuQIqQ&t=177s

    ORHAN VELİ:

    Yaşamı ve Şiirleriyle Orhan Veli ; https://www.youtube.com/watch?v=vUscLT4FjyM
    Şiirbaz; https://www.youtube.com/watch?v=PEslIlRYL-M


    SAİT FAİK:

    Portreler Galerisi; https://www.youtube.com/watch?v=ujhNIyvAG5E


    AHMET HAMDİ TANPINAR:

    Portreler Galerisi; https://www.youtube.com/watch?v=elsr3-qeWug


    AZİZ NESİN:

    ARŞİV ODASI: Aziz Nesin; https://www.youtube.com/watch?v=WtAgLYretEw
    Akıntıya Karşı; https://www.youtube.com/watch?v=ACxgKpnWIfI
    Simurg; https://www.youtube.com/watch?v=QL07tAukez0
    Pasaport; https://www.youtube.com/watch?v=kiBbUcd7bI8
    Aziz Nesin belgeseli; https://www.youtube.com/watch?v=FThHnKwCsTw
    Ceviz Kabuğu; https://www.youtube.com/watch?v=Boc-qiJif2I


    BEHÇET NECATİGİL:

    Önce Şiir Vardı; https://www.youtube.com/watch?v=tpiUe9JUYN8
    Ayrıntı Sandığı; https://www.youtube.com/watch?v=1AZjCZm4gGQ


    HASAN ALİ TOPBAŞ:

    Büyük Umutlar ; https://www.youtube.com/watch?v=5rAf_Yvvjew
    Yaratıcı Yazarlık Atölyesi - Hasan Ali Toptaş ile Söyleşi; https://www.youtube.com/watch?v=h9uBTDsWJaM



    CAHİT ZARİFOĞLU:


    Cahit ZARİFOĞLU; https://www.youtube.com/watch?v=B5XcExcAhjI

    CAN YÜCEL:

    Bir Yudum İnsan; https://www.youtube.com/watch?v=Z07tZ3PXKkk


    EDİP CANSEVER:

    Portreler Galerisi; https://www.youtube.com/watch?v=SjUAB23a28g

    FUZULİ:

    Fuzuli Belgeseli; https://www.youtube.com/watch?v=8gUb9wM5t8A


    ABDURRAHİM KARAKOÇ:

    Abdürrahim Karakoç Belgeseli: https://www.youtube.com/watch?v=lOfCbH_HAMc
    AHMET TEVFİK OZAN-ABDURRAHİM KARAKOÇ-KAYSERİ-ELİF TV-1990 LI YILLAR.: https://www.youtube.com/watch?v=5n0ECL_HeMg
    Gönül Köprüsü Programının Konuğu Abdurrahim Karakoç: https://www.youtube.com/watch?v=aR5kRyZ3bew

    HALİDE EDİP ADIVAR:


    Türk Dünyasında Kadın; https://www.youtube.com/watch?v=r7A3t7xTRkQ
    Halide Edip Adıvar'ın Miting Konuşması; https://www.youtube.com/watch?v=Sj2Y0sIxYRI
    Vatanım Sensinden onunla ilgili güzel bir sahne; https://www.youtube.com/watch?v=VldGkmXb3WA


    MEHMET AKİF ERSOY:

    Mehmet Akif Ersoy - TRT Belgeseli; https://www.youtube.com/watch?v=Z28Y9pIrMlo
    Mehmet Akif Ersoy Belgeseli; https://www.youtube.com/watch?v=TJqvDR5Y0kA
    Mehmet Akif Ersoy Hayatı ve İstiklal Marşı - Öteki Gündem; https://www.youtube.com/...4zohLEqrNUKiLBQdNg9p
    Portreler Galerisi: https://www.youtube.com/...lXyxeEioRJ72r7yFuT78



    ASLI ERDOĞAN:

    Cennetin Ve Ölümün Sınırında; https://www.youtube.com/watch?v=3ybe4U0Z5f0


    HÜSEYİN NİHAL ATSIZ:

    Portreler Galerisi; https://www.youtube.com/watch?v=w9bFXMVflSA


    SELİM İLERİ:

    İstanbul Edebiyatı'nda Bir İstanbul Klasiği: https://www.youtube.com/watch?v=EmssxcJBCc4
    Özel Röportaj ; https://www.youtube.com/watch?v=dHSeQRS9U1Q
    Sözünü Sakınmadan; https://www.youtube.com/watch?v=jVM-z_r2q6I

    Ayrıca; Şehirler ve Yüzler, Kentler ve Gölgeler, Portreler Galerisi, Ayrıntı Sandığı, Yazı Hariç( https://www.youtube.com/user/yaziharic ), Arşiv Odası-BBC Türkçe serilerine bir göz atmanızı tavsiye ederim. Resmen bir edebiyat hazinesi barındırıyor her biri.

    Son olarak TRT nin hazırladığı kısa kısa videolardan oluşan bir liste:
    https://www.youtube.com/...223nx5ZINbYsTbU0jcXq
  • Attila İlhan çocukluğumda sadece şairdi. Üçüncü Şahsın Şiiri gibi melankolik satırlara sahip şiirler için kurulan "Ne de güzel yazmış be adam!" cümlesinin adamıydı. Üniversite yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yazdığını öğrenmiş, sürekli takip eder hale gelmiştim. O zamanlar anladım sadece şair olmadığını. O zamanlar anladım bu adamın hayatının her anının aslında nasıl da kıymetli olduğunu. He neyse...

    Bu kitap Atilla İlhan'ın Atatürk'ü anlattığı bir kitap değil, o şekilde düşünüp de alırsanız büyük hayalkırıklığı yaşarsınız. Kitabın türü "Deneme". Belki bu ayrıntı size bir şeyler anlatıyordur. Kitapta uzun uzun Mustafa Kemal tanımlamalarından daha çok Mustafa Kemal'in yaptıkları, bu yaptıklarını nasıl ve kime karşı yaptığı, neye dayanarak ve neler düşünerek yaptığı, tüm bunların Türk halkındaki etkisi, öncesi ve sonrası hakkında kısa kısa yazılar var. Mustafa Kemal şöyle böyük adamdı güzellemeleri yok. Hakkını vermesi gereken yerde vermiş, eleştirilecek yerde eleştirmiş.

    İdeolojileri çözümleyen ve tarihsel akışını anlatan çok satıra rastlayacaksınız. Hem öğretici hem de zihin açıcı bir tavır var. Kısacası bu kitap alıp okuyup köşeye atacağınız bir kitap değil. Her zaman açıp tekrar okuyup gözden kaçırdığınız şeyleri fark edeceğiniz, bilmediğiniz bir ton şeyi azar azar öğrenip tekrar açılacağı güne kadar kapatacağınız bir kitap. Attila İlhan gibi ömrü öğrenerek, okuyarak geçmiş bilge bir adamın neredeyse tüm dünya ve Türkiye ile ilgili yazdığı satırlar bana sorarsanız paha biçilemez.

    Kısa bir alıntı yapayım;

    "Milliyetçilik, artık herkes biliyor, bir burjuva ideolojisidir, ülke tek bir pazar olacak daa, derebeylerin yöresel kısıtlama ve sınırlamalarından kurtulacak! Gel gelelim, Osmanlı burjuvazisi hem gayr-i müslim, hem komprador: Bu da, Türk milliyetçiliğinin sınıfsal düzeyde boşlukta kalmasına neden oluyor. Mustafa Kemal bu boşluğu asker/sivil bürokrasi, aydınlar, kısmen eşraf, kısmen halkla doldurmayı bilmiş, gerçekleştirdiği ‘tarihsel bloku’ ustalıkla bir ‘ulusal kurtuluş cephesi’ne dönüştürmüştür."

    Bu tür tahlilleri her yerde bulamıyorsunuz. Bulduklarınız da Attila İlhan'ın satırları gibi kolay anlaşılır, demek istediğini direkt söyleyen bir üslupta olmuyor. Sadece bunun için bile paha biçilmez bir kaynak.