Aytmatov'un bu eseri savaş yıllarında askere giden daha sonra asker kaçağı olarak geri gelen Seyde'nin kocası İsmail'in dönüşüyle başalıyor. Şeyde elinde olan bir avuç yemeği bile İsmail'e verip ona birşey olmasın da biz başımızın çaresine bakarız derken İsmail sadece kendini düşünüyor, hep ben düşüncesiyle yaşıyor. Seyde fedekar, güçlü, merhametli tarafken İsmail hep korkak ve bencil taraf oluyor kitapta. Seyde'de Aytmatov'un yazdığı güçlü, kahraman kadınlardan biri. Korku, aşk, heyecan, cesaret, fedekarlık, yoksulluk, acı, güç tüm bu duyguları bu kısacık hikayede Seyde karakteri ile yaşıyorsunuz. Bu duyguların yanında bencil olan bir insana ne kadar yarım etsenizde size bir miktar bile minnet duymadığını görüyoruz.
Aytmatov'un şuan kadar okuduğum çoğu eserinde aynı temayı işlemesi ama her seferinde bambaşka hissettirmesi beni büyüleyen yanlarında biri olduğunu söyleyebilirim. Bu kitapta onlardan biri.