“Allah'a emanet edilmek, Yaradan'ın rahmet yağmuruna şemsiyesiz bırakılmak, onun vereceği derde de, kedere de, ihlasa da, sınava da, huzura da layık olunabilecek sıfatta olmak demekti. Biri sende bu sıfatı görebilmişse, sen o sıfatta görülmüş olmanın hakkını vereceksin, tefekkür edeceksin, Rabb'ine teslim olacaksın. Biri seni Allah'a emanet etmişse seni görmeden ölmez.”
“Rüzgarın esmesiyle yapraklarının hışırtılarını duyduğu ama dokunamadığı bir ağacın gölgesinde oturmak ve bundan hiç şikayet etmemek gibiydi uzaktan sevmek. Dokunsa kirletmekten korkardı,
dokunmasa unutmaktan…”