• Uzun zamandır inceleme yapmadığımı fark etmem, bu kitapla oldu.Diş ağrısıyla kıvrandığım bir gecenin sabahında artık uyuyamayacağımı anlayıp, belki acıyı unutturur diye gördüğüm en kısa kitabı aldım.
    Zweig, bana hep fazlasıyla soğuk gelirdi. Ondan okuduğum ilk kitap olan Satranç'ta da bu soğukluk fazlasıyla hakimdi kitabın atmosferine. Bir diğer kitabı Ay Işığı Sokağı'nda ise buzlar hafiften erimeye başlamıştı.Özellikle Nişan hikayesindeki subayın başından geçenler ve bunun anlatılış şekli mükemmele yakındı. Fakat hala yazarın en kötü kitabının, en fazla tutulan Satranç olduğunu söylemekten geri kalamıyorum.
    Asıl kitaba, Bir Çöküşün Öyküsü'ne gelecek olursak, harikuladeydi. Diş ağrısı çektiğiniz zamanlarda bu kitabı okuyarak ağrı duyulan bölgeyi uyuşturmaktan başka bir işe yaramayan ağrı kesicileri Hades'in yeraltı dünyasına yollayarak onlardan sonsuza kadar kurtulabilirsiniz!
    15.Louıs döneminde Fransız sarayında Hürrem Sultan gibi fırtınalar estirip, yönetimi perde arkasından ele geçiren, her işe burnunu sokan kalabalık ve şöhret aşığı zeki kadın, Madame De Prie, kralın gözünden düştüğü haberini alınca uzun sürecek bir sürgün hayatı başlar onun için.Normandiya'da kaldığı süreç içinde bölgenin rahibiyle türlü diyaloglara girecek, kendine köylü aşıklar bulacaktır.Bunları yapmasının tek amacı; yalnızlıktan kaçmaktır.
    Bu kitapta Zweig beni yazmış diyebilirim, daha önce hiçbir karakterle bu kadar ortak noktam olmamıştı.
    Kadının tek amacı dikkat çekmek, yeniden etrafındaki yalakalarla kendi egosuna ego katmak.
    "O sadece duymak, bir insan sesi duymak, içinde boğulmak üzere olduğu yalnızlık denizinin önüne bu sesi bir set gibi çekmek istiyordu."
    Sosyal mecralarda gördüğüm yalnızlığı övücü sözler beni o kadar deli edip sinirlendirirdi ki dünyada yalnızlıktan nefret eden tek kişi benim zannediyordum.
    Bayağı sıkılmıştım şu yalnızlık edebiyatından!
    Bundan sonra yalnızlığı öven kime rastlarsam bu kitabı beyninin en derinlerine sokacağım.
    Zeki ve aristokrat bir kraliçenin, önce kralın, sonra kendi gözünden düştüğü ve yeniden dikkat çekebilmek için fazlasıyla acımasız bir plan yaptığı bu çöküşün öyküsü, beni fazlasıyla etkiledi.
    Zweig'ın fazla göz önünde bulunmayan ama en güzel ve anlamlı eseri!
    Keyifli okumalar, umarım bu incelemeyle kitabı okunacaklar listenize ekletebilmişimdir^^