“Bu bizim değil, tamamen doğanın ahmaklığı. En büyük başyapıtını; insanı meydana getirirken, sadece bunu düşüneceği yerde, başını başka yöne çevirip omuzlarının üzerinden bakmış ve her birimizin içine insanın temel varlığıyla düpedüz çelişen içgüdülerin ve arzuların sızmasına izin vermiştir. Bu yüzden her birimiz değişken bir yapıya sahibiz, rengarenk huylarımız, renklerin furyasıyla tam bir karmaşa içinde.”
“Bazı erkekler feminizm düşüncesi tarafından tehdit edildiklerini hissediyor. Bana kalırsa bu erkek çocukların yetiştirilme tarzının tetiklediği özgüvensizlikten, erkeklerin olması gerektiğine inandıkları gibi ‘doğal olarak’ hükmetmiyorlarsa özsaygılarının azalmasından kaynaklanıyor. Bazı erkekler buna şöyle karşılık verebilir: Tamam, ilginç bir fikir ama ben öyle düşünmüyorum. Toplumsal cinsiyet konusunu düşünmüyorum bile. Belki düşünmüyorlardır. Ama bu da sorunun bir parçası. Çoğu erkeğin toplumsal cinsiyet meselesini düşünmemesi ve hatta fark etmemesi.”
“Kızlara erkeklerin kırılgan egolarına hizmet etmeyi öğreterek başka türlü haksızlık ediyoruz. Kızlara kendilerini kısıtlamayı, küçültmeyi öğretiyoruz. Onlara şöyle diyoruz: Hırslı olabilirsin ama fazla hırslı olma. Başarılı olmayı hedeflemelisin ama çok da başarılı olma yoksa erkekleri tehdit etmiş olursun. Bir ilişkide daha fazla kazanan taraf sensen bile öyle değilmiş gibi davran, yoksa onu iğdiş etmiş olursun.”