...Babam görüşe gelmeyince annem çok üzüldü.
Eskiden hiç aksatmazdı. Şimdi ara sıra gelmiyor.
Keşke bugün gelseydi. Annem de çok bekledi. Bu
gece yine ağlar annem. Gizli gizli ağlıyor. Herkes
uyuduktan sonra. Ben uyuyormuş gibi yapıyorum.
Ama saçlarım ıslanıyor. O zaman anlıyorum annemin ağladığını. Sesimi çıkarmıyorum. Benim anladığımı sezerse daha çok üzülür belki.
...senden haber getirsinler diye avludaki bütün kuşlara seslendim. Hatta demirlerin
arasından bile bağırdım. Bugün başkalarına geldi
mektup. Oysa onlar kuşlara söylememişlerdi. Belki de benim sesimi duymamışlardır. Yoksa bana küstüler mi? Hani bir kere taş atmıştım bir kuşa. Küserler
sonra demiştin sen. Küstüler mi dersin? Ama bir daha hiç taş atmadım ki! ...
...Bugün görüş günüydü. Ama kuşlar hiçbir şey getirmediler. Ne babamı, ne de senin mektubunu. Sen
bana demez miydin hep, çok istediğin bir şey varsa
söyle, kuşlar pazara gidince belki getirirler diye? ...
...Kocaman bir kazanda aşure pişiriyorsun. Hani
buradayken pişirirdin ya, işte öyle. Senle birlikte dibini sıyırmak ne kadar eğlenceli olurdu! Dışarıda pişirirsen kimini e sıyıracaksın di bini? Başka bir çocukla sıyırma. Belki onun nezlesi vardır. Sana da geçer.