Bir deprem oldu... Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti. Bir deprem oldu... Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup "kendine gel hayat çok kısa" diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların, en sevdiğimiz eşyaların, en sevdiğimiz yemeklerin, en sevdiğimiz mekanların aslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden kulaklarımıza fısıldadı. Bir deprem oldu... Bizim olduğunu iddia ettiğimiz bedenimize bile malik olmadığımızı, mülkün sadece Allah'a ait olduğunu yeniden haykırdı. Bu kadarız işte. Gücümüzün yettiği yer bu kadar. Kaf dağına kadar uzanır zannetiğimiz burnumuzun büyüklüğü de bu kadar. Hiç ölmeyiz, ölüm bizi hiç bulmazmış gibi taptığımız konforumuzun tanrılığı da aha bu kadar işte. Biriktirdiğimiz paraların miktarı bu, övündüğümüz evlatlar bu, olmadığımız, mülkün sadece Allah'a ait olduğunu yeniden haykırdı. Hepsi ölüm kadar. Güzel yaşamanın değil güzel ölmenin önemini görmüş olduk yeniden. İnsana düşen ders çıkarmak bu durumda. "Rab'bim ben dersimi aldım." diyebiliyorsa insan başına gelen afetler yerini bulmuş demektir. Bundan sonra kenetlenme, birbirine omuz verme zamanı. Biz ne afetlerin ne belaların üzerinden geldik millet olarak. Toparlarız, en güzel şekli ile toparlarız. Şimdi gidip sevdiklerimize sarılalım, onların yüzüne şefkatle bakalım, "iyi ki varsın!" diyelim. Sonra da işin ucundan nasil tutulur onu düşünelim. Ezgi Akgül
Bir deprem oldu... Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti bu sabah. Bir deprem oldu... Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup "kendine gel hayat çok kısa" diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların, en sevdiğimiz eşyaların, en sevdiğimiz
Reklam
Deprem, kader değil.. Önce kendinize dürüst olun.!
Japonların 9 şiddetindeki bir depremde niçin burnu bile kanamıyor.? * ''..doktorasını Japonya’da Tokyo bölgesinde Tsukuba Üniversitesinin Uluslararası Bütünleşik Uyku Tıbbı Enstitüsün’de (WPI-IIIS) tamamlayan ve doktora sonrası çalışmalarını Amerika Birleşik Devletlerinde Harvard Tıp Okulu’nda sürdüren Mustafa Kokutata’nın bilim.org’daki
Bir deprem oldu...
Bir deprem oldu.... Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti bu sabah. Bir deprem oldu... Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup "kendine gel hayat çok kısa" diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların, en sevdiğimiz eşyaların, en sevdiğimiz
Güzel yaşamanın Değil Güzel ölmenin önemini Görmüş olduk yeniden.
" Bir Deprem oldu... Güzel yaşamanın Değil Güzel ölmenin önemini Görmüş olduk yeniden. Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti bu sabah. Bir deprem oldu... Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların, en sevdiğimiz eşyaların, en sevdiğimiz yemeklerin, en sevdiğimiz mekanların aslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden kulaklarımıza fısıldadı. Bir deprem oldu... Bizim olduğunu iddia ettiğimiz bedenimize bile malik olmadığımızı, mülkün sadece Allah’a ait olduğunu yeniden haykırdı. Bu kadarız işte. Gücümüzün yettiği yer bu kadar. Kaf dağına kadar uzanır zannetiğimiz burnumuzun büyüklüğü de bu kadar. Hiç ölmeyiz, ölüm bizi hiç bulmazmış gibi taptığımız konforumuzun tanrılığı da aha bu kadar işte. Biriktirdiğimiz paraların miktarı bu, övündüğümüz evlatlar bu, bebeksi ciltlerimizin sonu bu. Hepsi ölüm kadar. Güzel yaşamanın değil güzel ölmenin önemini görmüş olduk yeniden. İnsana düşen ders çıkarmak bu durumda. "Rab'bim ben dersimi aldım." diyebiliyorsa insan başına gelen afetler yerini bulmuş demektir. Bundan sonra kenetlenme, birbirine omuz verme zamanı. Biz ne afetlerin ne belaların üzerinden geldik millet olarak. Toparlarız, en güzel şekli ile toparlarız. Şimdi gidip sevdiklerimize sarılalım, onların yüzüne şefkatle bakalım, "iyi ki varsın!" diyelim. Sonra da işin ucundan nasıl tutulur onu düşünelim." Ezgi Akgül
Hazreti Yusuf
Hz. Yusuf'tan Asrımıza Dersler "Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ayetler (ibretler) vardır." (Yusuf Suresi, 7) Kuran; Allah'ın insanlara rehber olarak indirdiği, içinde en doğru açıklamaların yer aldığı, insanlara müjdeler veren, onları uyarıp korkutan ve onlara Allah'tan bir rahmet olan tek hak kitaptır.
Reklam
31 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.