• 144 syf.
    Ocak ayında Samsun’a gittiğim zaman, yeni statta her zamanki arkadaşlarımla bir Samsunspor maçı seyrettim. Maç bitince çarşıya döndüm. Bir Gün kitabımda bahsi geçen otogar çoktan yıkılmış ve yerine bir AVM yapılmıştı. O AVM’nin arka tarafında ise bizim eski stadımız vardı. 2017’de son maçın oynandığı ve geçen sene yıkım çalışmalarına başlanan 19 Mayıs Stadı. Bir anda, yürümeye başladım. Tek başımaydım ve ayaklarım beni yıllarca, defalarca olan bir şeyi yaptırarak stada götürdü. Ancak bomboş bir arazi ile karşılaştım. Hemen birkaç kare fotoğrafını çektim. Ben şehirden ayrılırken orada olan stadımız, artık yoktu. Adeta ölmüştü ve ben kendimi bir kabir ziyaretindeymiş gibi hissettim. Diz çöktüm ve o boş arsaya baktım uzun uzadıya… İlk defa kapısından içeri 9 yaşımdayken girdiğim ve 39 yaşımda veda ettiğim o stat.

    İşte o duygu fırtınası içinde beni teselli eden bir tek şey vardı: bir kitap! Evet, ben ve arkadaşlarım yıkılan stadımızın kitabını yazıyorduk. Nihayet yazım bitti ve kitap hazır oldu. Hatıran Yeter – Samsun 19 Mayıs Stadı…


    Kitabı Yusuf Demircioğlu derledi. Son okumalarını ben yaptım ve 12 yazardan birisi de benim. Kapak yazısında da dediğim gibiydi durum: Stadyumlar, sadece futbol temaşa sahaları değil, bulundukları şehirlerin anıt eserleri, kimlik değerleridir çoğu zaman. Bir memlekete ait olanların ortak hafıza alanlarını oluşturan bu mekânların Türkiye’de en bilinenlerinden birisi Samsun 19 Mayıs Stadyumu idi. 1974’te faaliyete geçen ve 2017 yılında faaliyetleri sona erdirilen stat, Samsunsporluların hatta sıradan Samsunluların bile anılarındaki yerlerini korumaya devam ediyor.

    Adını Mustafa Kemal Atatürk’ün, Milli Mücadele’yi başlatmak için Samsun’a geliş tarihi olan 19 Mayıs 1919’dan alan; birkaç kuşağın Samsunsporlu olmasını sağlayan ve artık yerinde yeller esen bu stat için, “evimizdi” tabirini kullanan Samsunspor taraftarları, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi ve yıkılan statlarının kitabını yazdılar.

    Yusuf Demircioğlu’nun derlediği kitaba, Adnan Öz, Akın Üner, Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, Ayhan Özköroğlu, Buğra Turgut, Cem Donbay, M. Engin Sever, Mehmet Köseoğlu, Mehmet Yılmaz, Salih Çakır, Sercan Bayram ve Yücel Alkan yazıları; Murat Sandıkçı ise Emin Kar, Ercan Koloğlu, Cenk İşler ve Celil Sağır röportajları ile katkı sağladılar.

    Evet. Şimdi mikrofonlarımız Samsun 19 Mayıs Stadı’nda…

    Bu ülkede pek çok takımın stadı yıkıldı. Ali Sami Yen, Avni Aker, Bursa Atatürk gibi şampiyonluklar yaşanan statlar… İzmit İsmetpaşa, Ankara 19 Mayıs, Eskişehir Atatürk, Sakarya Atatürk… Hatta İnönü’yü bile sayabiliriz. Ancak hiç kimse yıkılan stadın kitabını yazmamıştı. Bu ilk ve bence çok anlamlı bir tavır biz Samsunsporlulara nasip oldu.

    Son olarak şunu söyleyeyim. Bu kitap sadece Samsunsporlulara hitap eden bir futbol kitabı olmanın ötesinde şehir kimliğine vurgu yapan, sosyolojik tarafları da olan bir ortak anı kitabıdır aynı zamanda…

    Not: Kitap 6 Mayıs Pazartesi satışa çıkacak olup, bendeniz ilk okuma şansı bulan 4-5 kişiden biriyim.
  • Oysa gülmek için o kadar sebebimiz var ki;
    Ağlanacak halimize gülebiliriz mesela...
  • Merhaba Arkadaşlar
    1K sayfamızda değerli şair ve yazarlarımız var. Kendi sayfamızda takip ettiklerimiz olsada, adını bilmediğimiz ve takibe alamadığımız pek çok değerli yazar dostlarımız vardır mutlaka..

    Ben izninizle; aramızda bulunan bildiğim değerli yazar dostlarımızın isimlerini aşağıda alfabetik isim sırasıyla belirtmek istiyorum.
    Sizlerden ricam listede adı bulunmayan yazar dostlarımızı listeye ilave etmenizdir.

    Şair ve Yazarlarımıza sahip çıkmak, kitaplarını okuyarak gönül kalemlerini kutlamak, bu güzel yolda yazarlarımıza okur yoldaşı olmak, yeni kalemlere de güzel bir destek olmaz mı..?

    Abdulselam GÖZÜTOK
    Ayhan ÖZKÖROĞLU
    Güler Bilkay AYGÜN
    Gonca ÇİFTCİOĞULLARI
    Hüsnü BALA
    Hasan KARATAŞ
    Hami ÖZTÜRK
    İbrahim Yusuf PALA
    Mahmut AKINCI
    Mehmet TEKİNER (Biri-kim rumuzuyla)
    Mehmet KIZILKAYA
    Mehmet YILMAZ
    Neşe AĞAOĞLU
    Nuh KARAASLAN
    Ramazan ADAK
    Salih Seçkin SEVİNÇ
    Yusef MASADOW
  • 352 syf.
    ·9 günde·Beğendi·10/10
    Öncelikle bana yeni bir kitap borçlu Harun Çelik.Yeni bir Harmatan yani.Çünkü elimde ki kitabın neredeyse her satırı çiziklerle dolu.Üzerleri değil altı.Zira altı çizilmeyen bir kitabın üstünü çizin gitsin derler.
    Harmatan bulutlarının(sahra çölünden çöl fırtınaları ile kalkan ve şehirlerin üstünü kaplayan yoğun kum ve toz bulutları) üzerinde hatta çok üzerinde bir yerlerde taa Ala-ı İlliyyun da kanat çırparken ruhunuz, bir anda baş aşağı esfel-ı safilin de yerin dibinde bulacak nefsiniz kendini ummadığınız bir anda.
    Bir seyahatname diyebilirsiniz buna çekinmeden.İç sesinizin vicdanınızın derinliklerine yaptığı yolculuklar...
    Sıra dışı bir aşk hikayesi ile duygusal bir giriş yapsa da ve daha gözyaşlarınızı silmeye fırsat bulamadan bir acem illerinde bir arta doğu çöllerinde ve belki Orta Asya steplerinde bulacaksınız kendinizi.Sadece bir sırt çantanız ve Harun Çelik olacak istasyondan istasyona tren kovalarken yanınızda.Bütün bu coğrafyanın havasını çekip iliklerinize kadar ilk trenle çok batıda, Avrupada bulurken kendinizi hazırlık yapmaya fırsatınız olmayacak.
    Kendine seslenirken size, size seslenirken insanlığa, onlara seslenirken evrene dolacak sesi.Önce gözlerinize, sonra kulaklarınıza ve tüm benliğinize dolacak bu ses.Bu ses yani kendinize bile söylemeye cesaret edemeyeceğiniz, hiç söylenmemiş sözlerin efsunu gibi saracak baştan ayağa sizi.
    Fikirden, ilimden, bilimden,konuşmak ve paylaşmaktan gulyabanilerden kaçanlar gibi kaçma eğiliminde olanlar, ateşe koşan kelebekler gibi yalandan ve haramdan beslenelerin kanlı ellerinde ellerinde bulacakken kendilerini, bu makusen mütenasip durumdan, tere yağından kıl çeker gibi çekip alacak Harun Çelik onları.
    Ah keşke bir imkan olsa müfredata konsaydı diyecek, çocuklarımız satır satır okuyup ezberleseydi diye iç geçireceksiniz.
    Eminim benim gibi yapıp yavaş yavaş azar azar okuyacaksınız ki bitmesin.Zaten okumak sözcüğü de yanlış kitabı konuşacaksınız onunla ve her gün bir bölüm konuşmak isteğine engel olamayacak içinizdeki gerçek siz.
    Ve kızacaksınız ona hemde çok kızacak, nerede şu anda ne yapıyor, neden daha çok yazmıyor diye.Nefes almak, yemek, içmek ve uyumak gibi en yaşamsal ihtiyaçları bile çok görecek ona; hayır yazmalısın sürekli yazmalısın diye haykıracaksınız.
    Çünkü komşusu açken tok uyuyan bizden değildir.Bizde açız Harun Çelik.Ruhlarımız aç, aklımız aç, gözlerimiz ve kulaklarımız aç.
    Ayhan Özköroğlu 27.10.2017
  • uzaklarda ürkütücü karanlıkta

    belli belirsiz ışığı ile iki yıldız

    bir görünür bir saklanır korkakça

    oysa sen bilirsin ki;

    duvarların hemen ardında

    bir şehir uyur milyarlarcasının altında…
    ......