• "Ay'a gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). Ne güneşin aya erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedir." (Yasin Suresi, 39-40 )

    Ay yörüngesinde seyrederken dünyanın bazen önüne bazen arkasına geçer. Aynı zamanda dünyayla birlikte güneşin etrafında da döndüğünden uzayda sürekli "S" harfi benzeri bir yörünge çizer. Ayın uzaydaki bu yörüngesinin şekli, kurumuş hurma ağacı dalına oldukça benzemektedir

    Ay dünyanın etrafında saatte 3659 km gibi büyük bir hızla hareket eder. Ay, ancak bu yüksek hızı nedeniyle dünyanın kuvvetli çekim gücünden korunabilmektedir. Ay, hızının daha yavaş olması halinde dünyaya çarpabilecek, daha hızlı olması durumunda ise uzaya savrulacaktı.

    Ayın büyüklüğü ve dönüş hızı dünyayı etkilemekte ve gel-git dediğimiz olaya sebep olmaktadır. Ayın çekim kuvvetinin biraz daha fazla olması halinde dünyanın büyük bölümü bir anda sular altında kalabilirdi.
  • "Kuran'ın insan uydurması bir kitap olabilmesi için, şu birazdan sayacaklarımın ve çok daha fazlasının aynı anda gerçekleşmesi gerekliydi:

    Hali vakti yerinde olan Muhammed adında bir tüccar, birdenbire insanların uyduruk ilahlara tapmalarından rahatsızlık duyacak. Ardından kafasında bir Tanrı yaratıp, bu Tanrı'nın ona birtakım sözler söylediğini bildirecek. Bir kumar oynayacak ve bu dünyanın bir başlangıcı olduğunu, yaratıldığını iddia edecek. İnsanları, hep etraflarına bakıp sorgulamaya çağıracak. Bazen güneşi, bazen yıldızları, bazen bir deveyi örnek verip, tüm bu evrenin bir yaratıcı tarafından düzenlenmiş olduğunu söyleyecek. Örnek verdiği Güneş için "bakın nasıl da dönüyor etrafınızda" demeyecek, o Güneş'in kendine has bir yörüngesi olduğunu söyleyecek (lokman 29). Güneş ve yıldızlara "kandil" manasına gelen ısı ve ışık kaynağı sıfatları verirken, Ay için sadece "nur" diyecek (nuh 16, mülk 5). Ardından ayın yörüngesini eğri bir hurma dalına benzetecek (yasin 39). Ardından bazı bitkilerin cinsiyet sahibi olduklarını bildirecek (yasin 36). Hızını alamayacak Muhammed, bitkilerde tozlaşmayı biliyormuşçasına rüzgarlara "dölleyici" diyecek (hicr 22). Embriyodaki et-kemik-et oluşum sırasını doğru bir şekilde yazacak (müminun 14). Yüzlerce yanlış iddia içeren antik Yunan kitaplarından derlediği bilgilerin arasından, hep en doğru olanlarını seçecek Muhammed. Şansı hiç kesilmeyecek Muhammed'in, her canlının yapısında "su" bulunduğunu da doğru bilecek (enbiya 30). Günümüzde bile daha ne olduğunun yeni farkına varılan pulsarlara en uygun tanımı yapacak (tarık 1-3). Karaların hareket halinde olduğunu iddia edecek (neml 88). Zamanın izafi oluşuna örnekler verecek (secde 5, mearic 4). Yazdığı kitapta hep kaçak dövüş oynayacak, fakat nedense birdenbire halen yaşamakta olan bir insanın asla müslüman olamayacağını iddia edecek ve bunu da tutturacak (tebbet). Hayalinde yarattığı Tanrı için namaz ve hac gibi ibadetler üretip, bir de sadece kendisine özel fazladan bir gece namazı ekleyecek (isra 79)

    Tam bir şizofreni örneği oluşturan davranışlar sergilemesine rağmen, birbiriyle tutarlı olan ve yanlış olduğu asırlar sonra bile kanıtlanamayacak bir kitap yazacak Muhammed. Bu kitapta insanı, insandan daha iyi tanıyan birinin tespitleri yer alacak. İnsanların arayışta olduğu en büyük sorulara cevap verecek, var oluş amaçlarının ne olduğunu izah edecek. Ve iniş sırasına göre sondan 3. sure olan maide suresindeki "dini artık tamamladım, üzerinizdeki nimetimi tamamladım" ayetini yazana kadar ölmeyecek Muhammed, o kadar savaştan ve muhtemelen de bir o kadar suikast girişiminden başarıyla sağ çıkacak. Sırf bu kadar şeyin bile bir insan ve onun destekçileri tarafından kendiliğinden gerçekleşmesi ihtimali, şu an içerisinde bulunduğunuz odanın penceresinden aşağı tükürdüğünüzde, o tükürüğün yerde 1/50.000.000 ölçekli bir dünya haritası oluşturabilme ihtimaliyle eşdeğerdir.

    İnsanların "Tanrı neden yemin ediyor ki yea", "Tanrı neden kullarını cehenneme atıyor ki yea", "Tanrı varsa neden bu kadar açlık ve savaş var" veya yeryüzünde hiç din olmasaydı sanki insanlar menfaatleri için yine savaşmayacaklarmış gibi "Hep dinler yüzünden savaş çıkıyor yea" tarzındaki kişisel hezeyanlarına veya tuhaf yorumlamaları sonucunda elde ettikleri "sözde" çelişki iddialarına göre dini inancımı belirleyemezdim.

    Benim gerçeklere ihtiyacım vardı ve onları da Kuran'da buldum."

    Cemre Demirel
  • İnsan, günün ardından, büsbütün başka bir yüzle görünen geceyi görür. Böylece gök, birçok gün ve gece iki gök cismini hareket ettirerek, aklı en kıt olanların bile saymayı öğrenebilmelerine yol açar. Çünkü üç, dört ve daha çok sayılar olduğunu, biz bu nesnelere bakarak kavrarız. Bunların içinde tanrı ay denen bir tanesini yaratmıştır ki bu bazen küçük bazen büyük görünüp on beş gün on beş gece bize yeni çeşit bir gün göstererek, yoluna devam etmektedir. Bütün bu parçalar birbirini takip edecek şekilde bir araya getirilince ayın yörüngesi elde edilmiş olur. Öyle ki tanrının kendilerine öğrenme yetisini verdiği hayvanların içinde en budalası bile ona bakarak sayının ne olduğunu anlayabilir. Buraya kadar ve bu sınırlar içinde böyle bir yetisi olan bütün hayvanlar, biri yalnız başına göz önünde tutarlarsa, sayabilirler. Sayılar arasındaki bağıntılar bulmaya gelince, daha önemli başka bir sebeple olmasa bile herhalde bunu yapabilmemiz için tanrı, önce de söylediğimiz gibi, ayı büyüme ve küçülmeleriyle gökyüzüne koydu; yılı meydana getirmek için de ayları sıraladı. Bunun için çok mutlu bir tesadüf olarak her şey sayının sayıyla bağıntısını görmeye başladı. İşte bunun için yemişler yetişti, toprak verimli oldu. Öyle ki rüzgârlar ve yağmurlar ölçüsüz bir derecede arttıkça her hayvan kendisine gereken besini elde edebilmektedir. Herhangi bir kötü kaza bir gün bunların düzenini bozarsa, bunun suçunu tanrıda değil, hayatını doğruluğa göre ayarlamayan insanın yaratılışında aramalı.