"...Biz, yüzlerin asık olduğu, belâlı, zor günde Rabbimizden korkuyoruz" dediler.
Artık Allah, onları işte böyle bir günün şerrinden korudu. Ve onları, pırıl pırıl bir yüze ve sevince kavuşturdu."
İnsan 10, 11
-İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz?
Atatürk şu cevabı verdi:
Ben, bir işte nasıl başarılı olabilirim diye düşünmem. O işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş kendiliğinden yürür.
Atatürk bütün mal ve mülkünü milletine bağışlamıştır. Bu durumu öğrenen bir gazeteci sorar.
Mallarınızı, mülkünüzü niçin milletinize bağışladınız?
Şöyle cevap verir:
- Mal ve mülk bana ağırlık yapıyor. Onları asıl sahibi olan milletime bağışlamaktan ferahlık duyuyorum.
Zenginlikten ne çıkar? Asıl zenginlik, insanın manevi şahsiyetinde olmalıdır.
Kastamonu'da, askerî kışlayı da ziyaret etti. Koğuşlara güzel sözler yazılmıştı.
Bir koğuşta, "Bir Türk on düşmana bedeldir." yazılıydı.
Bu sözü okuyunca durdu.
- Hayır, hayır, dedi. Bir Türk dünyaya bedeldir.