Elbiseler bize benzerler, fikirlerimiz ve değerlerimiz zamanın akışı içinde giderek yıpranır ve gevşer. Yenilenme, yeniden hayat bulma suda gerçekleşir; gerçekten doğru olduğuna inandığımız, gerçekten kutsal saydığımız şeylerin yeniden keşfedilmesinde.
Peki, Sezgi neyle beslensin ki, sürekli olarak gıdasını alıp çevremizi tarama taleplerimize duyarlı olabilsin? Onu hayat besler; hayat onu ona kulak vererek besler. Duyacak kulak olmazsa ses ne işe yarar?
Psikoloji alanındaki çalışmaların pek çoğu, insandaki yoğun kaygının ailevi nedenleri üzerinde durmakla birlikte, kültürel bileşen de aynı oranda baskın bir rol oynar, çünkü kültür, ailenin ailesidir. Eğer ailenin ailesinin çeşitli hastalıkları varsa, o zaman o kültürdeki bütün ailelerin aynı rahatsızlıkla mücadele etmeleri gerekecektir. Benim aile göreneklerimde bir iş vardır: kültür iyileştirir. Eğer kültür bir şifacıysa, aileler nasıl şifa bulacaklarını öğrenirler; daha az kavgacı, daha onarıcı, çok daha az yaralayıcı, çok daha nazik ve sevecen olurlar.