• 334 syf.
    ·10 günde·Beğendi·10/10
    İlk başta benim de merak ettiğim gibi sizlerde merak ediyorsunuz kesin bu kitabı. Spoiler içerir bunu belirtmem gerekir ama geleceğin Gazap Üzümleri olacak bir kitaptan bahsedeceğim. İnanın geleceğin klasikleri arasına girecektir 30- 40 sene sonra da bu kitap okunacaktır.

    Kitabın ismini ilk defa Sabitfikir Degisi ismiyle gördüm. Sonrasında da zaten dilden dile dolaştı ve yılın en iyi kitabı olarak Sabitfikir de seçildi. Bu sadece Türkiye’de değil. 2017 Pulitzer , Arthur C. Clark ve 2016 Amerikan Ulusal Kitap ödülü de aldı. Bu kadar ödül alan kitap kesinlikle kötü kitap değildir diyerek okumaya başladım.

    Öncelikle söz etmem gereken bir konu da çeviri… Siren Yayınlarına bu güzel çeviri ve baskı için çok çok çok teşekkürler edilmeli.

    Kitap ırkçılığı ele almış. İlk cümleden başladım konuyu açmaya. Zencilerle, beyazların savaşını ele alıyor. Köle ticareti ile başlıyor kitap. Başlarda biraz yavaş ilerliyor belki biraz sıkıyor ama ilerledikçe kendi içine çeken yazarın da diliyle sizi sarmalıyor. ABD’nin kuruluş yıllarına götürüyor sizi. Zencilere yapılan eziyet, vahşet, zulüm tek tek gözler önüne serilircesine anlatılmış. ABD’nin ilk yıllarında gerçekten yaşanan o zulüm sizi şaşkına çevirebilir. Klan, klan ayrılan zencilerin içinden Cora isimli bir kızın kaçış hikayesine dönüşüyor eser. Kaçan da var ama kovalayan gece bekçileri var. Bir anda macera kitabına dönüşüyor elinizden bırakamıyorsunuz işte bundan sonra da daha da çekiyor sizi kitap. Bir anda bir bilim kurguya dönüşüyor. İnsanları deney olarak kullanıyor sanan bir olayın içine düşünüyor. Zencilerin kanını alarak onların bazı vasıflarını kullanmak üstün bir ırk yaratımına değiniyor. Kitap Hırsızı – Markus Zuzak okuduysanız mutlaka bu kitabı okurken canlanacak. Çünkü zencileri evinde saklayan onlara hoşgörü ile bakan bir beyaz ailenin yaşantısına geçiyor. Onu saklıyorlar besliyor, büyütüyorlar ama hain içerden olursa kapı tutmaz… Cora’nın yakalanması ile ne aile kalıyor ne de Cora… Onu bekçi alıp başına ödül konulduğu için kendi klanına götürüp cezasını vermek için götürüyor. Götürürken de başına gelenler ise biraz moral düzeltici. Zencilerin kendine bir birliktelik kurmaları ve teşkilatlanmaları sayesinde Cora’yı bu sefer kendileri kaçırıyor. Sonra olaylar olaylar devam ediyor.

    Kitabın içinde asıl önemli olarak benim değer verdiğim şeyler birliğin ve beraberliğin nasıl sağlanacağı, ırkçılığın nasıl son bulacağı, kitaplara verilen değerin ve kitap okumanın kişinin aydınlanması için gerekliği olduğunun göstergesinin işlenmesi; bütün bunların muazzam bir macerayla bütünleşerek bir eser olarak ortaya konulması. Günümüzün, ülkemizin de sorunu olan ırkçılığın ülkemizde de aynı konuları işlemesi yine göze çarpıcı. Suriyeli mültecilerin ülkemize verdiği zarar / fayda ilişkisini mutlaka ölçeceksiniz. Çünkü bazı bölümlerde işlenen Avrupalıların bir ülkeyi bölmek için elinden gelen her şeyi yapacağı yazarken zencileri çok çok üreterek onları ırkı bozmak için kullandıklarını yazan bölümler var. Aynısı bizim ülkemiz için de geçerli. Ülkemizin düzeni bozuluyor, kültürümüz değişip yozlaşıyor.

    Her şeyden söz ettim ama kitabın ismini ise sona bıraktım. Hayaller Yeraltı Demiryolu’nun o bilinmedik çıkışı… Onun sayesinde farklı semtlere kaçıyor zenciler gizli bir yol olarak kullanıyorlar o kötü klanlardan kaçış yolu Yeraltındaki Demiryolu…
    İyi okumalar diliyorum….
  • Bence tam bir saçmalık- hem de çok tehlikeli bir saçmalık- bütün bu ben Taciyim, sen Peştunsun, şu Hazara, bu Özbek lafları. Hepimiz Afganız, önemli olan tek şey bu. Ama bir grup ötekine bu kadar uzun süre tahakküm ederse.. Hor görmeler, aşağılamalar başlar. Rekabet. Husumet. Daima böylr olmuştur..