• Ah bir elime geçse, ayrılığı öldürürdüm. Ayrılık günü de kararsın, ayrılığın evi barkı da yıkılsın, mahvolsun!
  • Ayrılık günü aynı zamanda buluşma günü mü olacak?
  • Ayrılık günü, aynı zamanda toplanma günü mü olacak? Benim akşamımın aslında şafağım olduğu söylenecek mi?
    Halil Cibran
    Sayfa 9 - Ezr Yayıncılık (Profkitap)
  • Ayrilik gunu, ayni zamanda toplanma gunu mu olacak? Ve aksamimin aslinda safagim oldugunu mu soyleyecek? Sabanini tarlasinin ortasinda birakana ya da üzüm cenderessinin carkini durdurana verecegim sey nedir? Meyvelerini derleyip o insanlara verebileceğim yuklu bir agac mi olcak kalbim?
    Halil Cibran
    Sayfa 9 - Indigo
  • Cemal Süreya’nın ilk aşkıdır Seniha. Orta ikide sınıfın en güzel kızı Seniha'ya aşık olur, derslerde onun kızıl saçlarından gözlerini alamaz. Ve bir gün tahtaya Kızıl Mısralar diye bir şiir yazar Süreya: “Seni sevdiğim anda her şeyim kızıl oldu, Masmavi defterime kızıl satırlar doldu…”

    Bütün okul öğrenir Süreya’nın aşkını artık. Yaşça büyük arkadaşlarından Abdullah Macit uyarır hemen Süreya’yı : “Yahu ne yapıyorsun sana komünist derler!” Ve şiir şöyle değişir sonra:
    “Seni sevdiğim anda her şeyim yeşil oldu, Masmavi defterime yeşil satırlar doldu.”

    Cemal Süreya bir röportajında da dediği gibi aşkı “aynı masada mektuplaşmak” olarak tanımlayacak kadar özdeşleştirmişti Seniha ile yıllarca süren mektuplaşmalarını ve aşkını.
    Ve Seniha ile ilk evliliğini yapar Süreya, birlikte dostlarına mektuplar yazarlarmış hem de nasıl biliyor musunuz, bir kelime Süreya yazar, bir kelime Seniha yazarmış farklı renkte kalemlerle.Düşünebiliyor musunuz güzelliklerini ve uyumlarını. Zaten Süreya Seniha'ya “gibisi olmayan yar” der, Seniha da ona “gibisi olmayan bir adam” yani yasaklarlar birbirlerine “gibi” sözcüğünü.

    Burada hikayenin ilk kısmı biter ve ikinci kısmı başlar: “Üvercinka”.

    Cemal Süreya eşi Seniha hamile iken kendisine “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. Fakat Süreya’nın 58 yıllık hayatında bu genç kızın ne adını bilen ne de yüzünü gören kimse olmayacaktır. Süreya’nın hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Türk Şiirinin en güzel ve gizemli şiirlerinden birini ortaya çıkaracak Süreya’ya da şöhreti getirecektir getirmesine de Süreya bir karar vermek durumundadır. Çok sevdiği eşi Seniha o çok istedikleri çocuklarını doğurmak üzeredir ve Süreya kararını verir Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
    “acıların adını, ağustos koymalılar…”

    Ve ardından Süreyya eşi Seniha’ya dönmüştür. Geride bu aşkın izleri olan dizeler kalmıştır.



    ÜVERCİNKA
    Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
    kesmemeye
    Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
    Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil
    Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
    Yatakta yatmayı bildiğin kadar
    Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
    Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
    Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
    Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
    Bütün kara parçaları için
    Afrika dahil
    Senin bir havan var beni asıl saran o
    Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
    Sabahları acıktığı için haklı
    Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
    Birçok çiçek adları gibi güzel
    En tanınmış kırmızılarla açan
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil
    Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
    Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
    değerlendiremez
    Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
    İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
    Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
    Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
    diziyorlar
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil
    Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
    Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
    Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
    Aklıma kadeh tutuşların geliyor
    Çiçek Pasajında akşamüstleri
    Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika hariç değil
    ~

    bugün günlerden Cemal Süreya.
  • Çünkü endişeli bir yüreğin en büyük arzusu, sevdiği kişiye sonsuza dek sahip olmak ya da ayrılık zamanı gelip çattığında, bu varlığın ancak buluşma günü gelince son bulacak düşsüz bir uykuya dalmasını sağlayabilmektir.
    Albert Camus
    Sayfa 115