• Belki bütün sıkıntılarının sebebi bu. Belki paranın kendisi değil de sayısı önemlidir. İnsanların yaşamasında önemli olan ayrıntılar değil mi? Ayrıntısız yaşayan yalnız bitkiler. Azotlu, sulu, klorofilli, güneş ışıklı bir yaşama. Biraz da hayvanlar. At, aşacağı kısrak topalmış, kemikliymiş aldırmaz. Gene de yem yediği ahırın, çifte koşulduğu tarlanın yolunu ayırır. Köpekler, görmeye alışmadıkları bir çeşit giysi giymiş insana havlarlar. Ya insanlar? Onların yaşamasında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenecek yemeğin çeşididir; giysi değil, giysinin çeşidi; ayakkabının çeşidi. Günlerin adı bile... Belli günlerde belli yaşamaları vardır. Pazar günleri pazarlık yaşamını kuşanırlar, çarşambaları çarşambalık! Hep ayrıntılar! Paranın sayısı gibi.
  • Bugün tesadüf eseri gördüm de , GİZLİ DOSYALARDAN nam'ı diğer X-FILES' dan ,ex FBI AJANI bir UFOLOJİST kardeşimiz benim Zeytindağı incelememe gönderme yapmış .. (Sinsi işi sevmem .. o yüzden spesifik ayrıntı vereyim dedim kimliğine dair ..) Demiş ki tarih ile ilgili inceleme yapanlar , daha dikkatli olsunlar , kafadan sallama ya da yalan yanlış kaynaklardan alıntı yapıp bulandırmasınlar ortalığı ..ŞEHİT SAYISI ÜZERİNDEN VATAN MİLLET SAKARYA EDEBİYATI YAPMAYIN falan fistan .. bu incelemeler bu kadar okunuyorsa ya okunmuyordur ya da beğene basılıp geçiliyordur .. Ben de açıklama gereği duydum bu yazıyı kaleme aldım ..

    Şu yazdıklarımın ,incelemelerimin beğenilip beğenilmemesi ile HİÇ ALAKASI YOK .. isterse tek kişi beğenmesin .. Yine paylaşırım .. Benim "İŞ" imin ne olduğunu burada beni takip eden neredeyse herkes biliyor..

    birincisi , ben orada sayıları yuvarladım .. Bunu da açık açık söylerim.. hiç gocunmam da .. verdiğim sayılar gayet yuvarlak .. okuyanlar göreceklerdir ..

    ikincisi itiraz edip uyaran olursa o rakamları değiştirmesini de bilirim .. yazım yanlışı , imla , noktalama vs de buna dahil .. yalnız bu rakamlar üzerinde bugüne dek mutabık kalınamamış .. o yüzden kaynak gösterecek arkadaşlar kaynaklarını iyi seçip gelsinler ..

    üçüncüsü , incelemeyi eleştirip ordaki "TEKNİK" (bilen biliyor konunun ne olduğunu...ben ve teknik zohahaha ) ayrıntısına takılan UFOSEVER kardeşimizin hiç okumadan ya da okuyup anlamadan belirttiği gibi orada amaç şehit sayısı üzerinden ajitasyon yapmak değil hangi koşullarda kimlerin nasıl savaştığını sizlere anlatmaktı.. okursanız sizler de göreceksiniz ..

    30 ağustoslarda , 23 nisanlarda falih rıfkı atay kitaplarından alıntı yapmak olmadı benim amacım burada..hiç gerekte duymam , duymadım da .. TIPKI METALLICA - ONE klibinin Metallica 'nın ilk klibi olduğunu ve dalton trumbonun kitabından uyarlanan filminden kareler içerdiğini öğrenmek için wikipediaya bakma ihtiyacı hissetmediğim gibi .. sene 90 idi .. kabaca ve "YUVARLAK" HESAP 25 SENE GEÇMİŞ .. Nasıl diyorlar FBI ' da ..

    "The truth is out there..."

    FBI SOĞAN EKMEK DAĞITMAYA MI BAŞLADI sodexo yerine bilemicem.. Evet Roswell 1947 hadisesi sizin için bir Kerbela ' dır .. Ama ufon düştüyse başka yerde ağla ...
  • "Masumiyetin meseleyi kolaylaştırmıyor," dedi. Her şeye karşın gülümsemek zorunda kaldı ve başını ağır ağır salladı. "Önemli olan, mahkemenin saplanıp kaldığı bir sürü ayrıntı. Ne var ki mahkeme sonunda, daha önce hiçbir şeyin bulunmadığı bir yerde bir suç bulup ortaya çıkarıyor."
    Franz Kafka
    Sayfa 164
  • Öncelikle bir konuda anlaşalım: Küçük Prens kesinlikle bir çocuk kitabı değil.
    Belki yazarın amacı gerçekten bir çocuk kitabı yazmaktı -ki hiç sanmıyorum-. Bu kitap masal adı altında birkaç konuyu çocuk dilinde eleştirmek için yazılmış. Yalnız, kitap bizi nasıl etkilemişse, birkaç ayrıntı hiç konuşulmuyor.
    Dediğim gibi bu kitabın hiçbir cümlesinin bir masal amaçlı yazıldığına inanmıyorum. Küçük Prens'in gezegeninin keşfi hakkında yazılan yazıda bir Türk "diktatör"ünden bahsediliyor. Ben kitabı Can Yayınları'ndan okudum, orada "Türk lideri" diye çevrilmiş olmasına rağmen başka yayınlar orijinaline sadık kalıp diktatör diye geçirmiş. Kıyafet devrimi ile fesler ve şalvarları ortadan kaldırıp Batı kıyafetlerine yönelten bir "diktatör" söz konusu. Yazar neden bu kelimeyi kullanmayı tercih etmiş anlamıyorum. Bahsedilen kişinin bariz Atatürk olduğunu düşünüyorum. Onca Türk okur bu kitabı okurken bu satırlara dikkat edip azıcık olsun sorgulamadı mı? "Büyükler bu kitabı anlamaz." cümlesi midir sizi büyüleyen? Bilmiyorum.

    Ayrıca Dünya'da "zencileri sayarsak" 11 kral var, diyor kitapta. Ne demek bu? 

    Küçük Prens aklımda soru işaretlerine neden oldu. Bilmiyorum. Bu kitabı özetleyecek kelime şu: "bilmiyorum.'
  • Selamın hello kışın gelmesiyşe neşesi kaçan cicişler .. Eeee winter is coming... Keser döndü sap döndü , gün geldi hesap döndü !! (ŞİMDİ ONLAR DÜŞÜNSÜN!) =)) Sabah dilim damağım kültablasına dönmüş bir şekilde uyandım .. Az sağa sola bakındım .. Net ile ilgili problemler yaşıyorum uzun zamandır.. Modem ile mini bir Dandanakan Meydan Muharebesi yaptık .. Mağlup ayrılınca ve yapacak başka bir uğraş bulamayınca sabahın köründe işbu incelemeyi yapmaya karar verdim .. Uzun zamandır aklımdaydı yazmak ama işte "TEKNİK" inceleme yapmak zor biliyorsunuz ki =)) Başlık sizi yanıltmasın .. İşsiz incelemelerimden biri olmayacak bu .. Böylesi bir kitaba öyle inceleme yapmak da haddimize değil zaten .. Pek az kitapta inceleme yaparken insanları manipule etme yolunu seçerim .. Herkesin hassas olduğu konular var .. Genellikle uyarırım .. Ama bu kez açık açık , resmen taraf tuta tuta ilan ediyorum : BU KİTABI BU VATANIN TÜM EVLATLARI MUHAKKAK OKUSUN!! İnceleme diyorum ben buna ama bu aslında bu kitabın incelemesi olmayacak .. Kitapta bu yazdıklarımı okumanız olanaksız .. Ben başka kaynaklardan derlediklerimle o dönemde ordumuzun , askerimizin ne durumda olduğunu sizlere sunacağım ki kitabı okurken o günleri hakkını vererek kafanızda canlandırabilin .. O topraklarda neler olmuş , neler yaşanmış , ne şartlarda savaşılmış bilin .. Bilin ki bu toprakların da kıymetini bilesiniz ! Kısaca bu inceleme ,kitaba kendimizce ve haddimiz olmayarak yazdığımız bir update.. Sanırım anlaştık .. Saat 10: 15 .. Ben KT ile kurdum koalisyonu .. Kahvaltı sofrasında kerkinen bünyeler siz de çayınızı , kahvenizi alın .. Buyurun başlayalım CANİKOLAR !

    I. Dünya Savaşı ' nda İttihat ve Terakki' nin üç büyük paşası Talat , Enver ve Celal Paşalar , tüm cephelerde savaşmakta ..Çanakkale ' de 200 bin , Sarıkamış' ta 100 bin şehit... ( Sağolsun Enver Paşa !) Irak' ta , Bingazi 'de , Filistin' de sayılar bir muamma .. Polonya Galiç sınırında dahi savaşıyoruz .. Bir 20 bin askerimiz de orada barutla , top - tüfek sesleri ile yatıp kalkmakta .. Cemal Paşa komutasındaki Türk ordusu da Süveyş' i müdafaa ediyor İngilizlere karşı .. Tarihin görüp görebileceği en güçlü ve en alçak ordularından biriyle harpteyiz .. "ÇOCUKLARIMIZ " (bakınız evlatlarımız demiyorum en sonunda açıklayacağım için ) kıran kırana savaşıyorlar durmaksızın , nefes almaksızın , yıkanamadan , elbise değiştiremeden bir cepheden diğerine koşarak .. Güney Cephesinde ZEYTİNDAĞI ' nı okursanız tanışacağınız Cemal Paşa , Adana' dan Yemen' e kadar uzanan yolda askeri Süveyş' e yığmak telaşesi içinde.. Yol YOK! At YOK! Deve sayısı çok az ..Bu yetmiyor bir de üstüne üstlük Lawrence ' ın kandırdığı , ayaklanan bedevi kabileleri yol kesip eşkiyalığa başlıyorlar .. Şam - Mekke demiryolu uzunluğu 1300 km!!! Bakınız yazıyla B İ N Ü Ç Y Ü Z!!! İngilizden çikolatayı , konserveyi , altını alan biti kanlanmış araplar demiryollarını dinamitlemekte .. Bitti mi sandın biter mi? Tamamen çölün içinden geçerek Mekke' ye uzanan bu hattın 600 km' lik kısmı da her an ateş altında .. Sürekli çatışma.. Yani seni anlayacağın samyelleri eşliğinde çölde STAR WARS alemleri (ALL HAIL SIDIOUS!) .. Bilmiyorum ama Dünya Savaşları ve diğer savaş tarihleri , bu denli uzun bir ateş hattı sanırım ki yazmadı ! Belki Almanların doğu cephesi..

    Cemal Paşa bu hattın savunulmasının imkansızlığını anlamış olacak ki Yemen' e kadar elimizde bulunan tüm birlikleri geri çekip Süveyş Cephesine yollamak istiyor .. Telaşesinin sebebi de bu..Ancak peygamber kabrinin bulunduğu Mekke' nin savunması , Osmanlı için İstanbul' dan da önemli .. Kesinlikle geri çekilme taraftarı değil Hicaz çöllerinden.. Bu arada iki taraflı oynayan hainler de mevcut .. Söz konusu savaş olur da HAİN OLMAZ MI ?!?! Yıllardır bizim adamımız gibi gördüğümüz Mekke emiri şerif hüseyin denen alçak , İngilizlerden çil çil altınları alınca başkaldıracak.. Bak kardeşim, hemen anlaşalım .. Kırmızı tuborg içiyorum hiç şakam yok !! "Yok efendim sonradan çok pişman olmuş , zırıl zırıl ağlamıştır." falan diyecek varsa buraya yazmasın .. Zırıl zırıl ağlatırım !! Bir yudum alalım .. FÜT FÜT ! OH MİS GİBİ ! Sakin sakin devam edelim! Arapların Türkleri "BU ŞEKİLDE" arkadan vurması , Türklerin tarihte varolduğu günden beri yaşadıkları EN BÜYÜK KALLEŞLİK .. Eşi benzeri yok tarihimizde böyle bir olayın .. Bir kez Osmanlı hem müslüman, hem de arapları ümmeti olarak görmüş yüzyıllar boyu .. Müslüman müslümana , ümmet ümmete arkasına gavuru alıp bir EŞCİNSELİN klavuzluğunda isyan edemez ..Biz (yani Osmanlı) öyle bilmekteyiz o zamanlar .. Bu alçağın isyan bildirisindeki gerekçeler neler mi? Sayayım güzel kardeşim :
    İttihat ve Terakki ülkeyi yönetemiyor ,
    İçtihat dergisinde peygamber için hürmetsiz sözler kullanılıyor,
    Halifeliğin hükmü yok ,
    Kadılar yalnız mahkeme huzurunda vesika kabul edecek - gıyabında oluşan durumlar için vesika kabul edilmeyecek ( yani çamur atamayacağız istediğimize öyle kafamıza göre ) bu da Bakara Suresine aykırıdır ..
    Kısaca , yüzyıllardır birbirlerine anlatıp inandıkları teraneler ..Hemen salça olacaklar için yazayım : Bakara Suresi değil terane olan , onu dayandırdıkları , yorumladıkları yozlaşmış akıl benim bahsettiğim..

    OYSA ,bu yapılan reform ve yeniliklerin İslam ruhuna aykırı olmadığını ; meclisin , basın ve birey özgürlüklerini kısıtlamadığını , İslamı felsefesi ve inancıyla çelişmediğini bilmem kaç bin tane islam alimi yazdı dünyada bugüne dek ..

    OYSA ,Osmanlı Anadolu şehirlerine TEK BİR ÇİVİ BİLE ÇAKMAZKEN ,yüzyıllar boyunca en fakir anında dahi Sürre alayı denilen süslenmiş develerle HER YIL altınlarını , ipeklerini , Kabe' nin altın işlemeli örtülerini tek bir sene dahi aksatmadan gönderdi .. Tüm bunları göz önüne aldığımızda vaziyetler gayet nazik sizin anlayacağınız ..

    Zeytindağı ile paralellikler gösteren Medine' nin savunması tam anlamıyla deniz derya .. Anlatsam hem çok uzun olur , akşamı ederiz de sabahlar olmaz..Padişaha kafa tutan Fahri Paşa' nın yaptıklarını mı anlatayım .. Malta' ya sürgününü mü ? Zar zor ikna edildiğinde düşmana teslim olmak istemeyip
    - Size afiyet olsun , "esaret ekmeği" bizim boğazımızdan geçmez diyişini mi?
    İskorbüte yakalanıp dişleri -çeneleri düşen , jilet gibi kesen kumlu çöl rüzgarlarında kör olan , yıkanmak için sabun dahi bulamayıp çevre köylerden kül toplayıp satın alan , gece gündüz hurmanın artık kızartmasına kadar yiyip telef olan , o sıcakta artık kızgın kor haline gelen rayları ellerine yapışmasın diye kalpaklarıyla tutup onaran askerlerimizi mi anlatayım bilemiyorum..

    Yalnız iki ayrıntı var ki şu an dahi yazarken gözüme yaş yürütüyor .. Bunları siz de bilin istiyorum ..Bu incelemeyi yazmamdaki sebep budur ..

    Osmanlı o dönemde öylesine yokluk çekmektedir , öylesine bitik durumdadır ve iaşe öylesine aksamıştır ki şu muhabbet hasıl olur ..

    "... Bir gün zabitlerden biri bir torba getirdi .
    O nedir dedim ...
    Efendim , siz çekirge tavası (?!?!? ) yemediniz mi?
    Hayır!
    Çok lezzetlidir.. "

    Yukarda saydığım tüm zorluklara karşılık artık açlıktan ölmemek için çöllerde çekirge avlayan cihan imparatorluğunun askerleri ..

    Buyrun devam edelim başka alıntılar ile ..

    "...Siperlerin kısım kısım haftada bir izni vardır .Fahri Paşa bunları evvela Medine' nin küçük bahçesine götürür ve "KARAGÖZ" ( =((( ) seyrettirir.Askerlerin KARAGÖZ sevgisini iyi bilen Fahri Paşa , orduya vereceği tüm emirleri , KARAGÖZ KONUŞMALARI VASITASIYLA VERDİRİR."

    "... Eğer bazı sözleri varsa , KARAGÖZ vasıtasıyla askerlerine bildirir. Zira anlaşılıyor ki , bu köylüler ( TUCO ' nun Notu : o dönem nüfusun %90' ı köyde yaşıyor idi ) KARAGÖZÜN sözüne , gazetelerden , nutuklardan ziyade inanıyorlar."

    Çekirge yiyip bir yandan da savaşan 16 yaşındaki bu çocukların öyküsüdür aslen işte bu kitapta anlatılan.. Karagöz izleyip emirler alan , çöllerde telef olan ÇOCUKLAR ... =((

    Bir türkü vardır bilirmisiniz bilmem diyeceğim ama muhakkak %99 'unuz duymuştur .. Hepsi gitti cepheye o çocukların ama , bir , "KIŞLANIN ÖNÜNDE REDİF SESİ VAR , BAKIN ÇANTASINA ACEP NESİ VAR" türküsü kaldı bizlere .. Çöl kumları üzerinde esen rüzgarlar örtüyor şimdi o ÇOCUKLARIN kemiklerini bir yorgan gibi..Biliyorsunuz , bilmiyorsanız da ben söyleyeyim zurna ve sazın YEMİNLİ DÜŞMANIYIM !! HİÇ SEVMEM .. Ancak rakı içerken bozlak falan dinlerim .. Yalnız hiçbir türkü bu denli anlamlı ve bu denli içli değildir benim nazarımda.. REDİF demek acemi birliğinden gelip kıtalara dağıtılan asker demek .. Ancak o günlerde , savaşın çetin koşullarında asker tükendi , ÇOCUKLARI DA askere almaya başladılar ..Redif demek gün geldi KÜCÜK ASKERLER demek oldu .. KÜÇÜCÜK ASKERDİLER ..Bu yüzden çölde "KARAGÖZ " tek tesellileri , oyuncakları idi ... MUSTAFA KEMALLER , FAHRİ PAŞALAR O DENLİ ÇOK REDİF SESİ DUYDULAR Kİ BELKİ DE BU YÜZDEN CUMHURİYETİN İLANINDAN SONRA İLK İŞLERİ BİR ÇOCUK BAYRAMI İLAN ETMEK OLDU ..
  • Bu önemsiz bir ayrıntı Watson; ama dünyada ayrıntılardan daha önemli bir şey yoktur.
  • Yüzüklerin efendisi serisi ve hobit filmini o kadar çok izledim ki artık diyalogları kendim söyleyebiliyorum.Madem bu kadar çok seviyorum neden kitabını okumuyorum dedim ve başladım okumaya.Öncelikle kitapta filmde olmayan karakterler var.Mesela bombadil.Ve daha pek çok ufak ayrıntı filmde gösterilmiyor.Mesela filmde frodo baginse mithril (güçlü bir çeşit yelek)hediye edilirken,sam 'e elf ipi verildiği gösterilmiyor. Ticari amaçla yapılmış birşey bu ama filmin bu kadar çok tutacağını önceden bilselerdi kitaptaki tüm olayları beyaz sahneye taşırlardı.